Gezi davası kararı; kemalistler arası İktidar kavgasıdır
كوردی عربي فارسى
Kurdî Türkçe English

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM KÜLTÜR & SANAT
x
Zeynel A. Göçer

Gezi davası kararı; kemalistler arası İktidar kavgasıdır

Zeynel A. Göçer

Dokuz yıl süren Gezi direnişi davasında İş insanı ve Aktivist Osman Kavala’ya ağırlaştırılmış Müebbet Hapis, 7 ayrı aktiviste de 18 ‘er yıl hapis cezası verildi.

İşin traji komik olan yanı, Osman Kavala ve diğer sanıklar bu dosyadan bir kaç defa beraat etmiş, her defasında karar bozulup, yeniden yargılanmış, aynı dosyadan bu cezaların verilmesi sağlanmıştır.

Gezi protestosu, herhangi bir avrupa veya Latin Amerika ülkesinde olmuş olsa idi, halkın demokratik sivil itaatsizlik eylemi statüsünde değerlendirilir ve bir iki gün sonra konu kapanırdı. Ama Türkiye de, Klasik, liberal, ilerici kemalistler ile yeşil kemalistler arasında ki iktidar mücadelesine dönüşünce bu kavga, konu bir ağaca veya inşaatın yapılıp yapılmamasından çıkıp, güç ve gövde gösterisine dönüşmüştür.

Bundan dolayıdır ki Gezi protestoları kısa sürede Türkiye’nin birçok iline yayılmış, polisin orantısız güç kullanımı sonucu öldürülen 8 kişi her ilde anılmaya başlanmıştır.

25.04.2022 tarihinde dokuz yıllık süren davada, , Osman Kavala ve diğer sanıklara verilen cezayı Türkiye’deki mevcut Hukukun ne kadar demokratik olup olmadığı tartışmalarının bir karşılığı yoktur. İktidarını tek adamlık ve yeşil kemalizm üzerine şekillendirmiş bir anlayışın evrensel hukuk sistemini baz almasını beklemek hayalle iştigaldir. İşlenen Hukuk sistemi kendi iktidarına karşı girişilen eylemi mahkum etmek ve bu tür girişilecek yeni hareketlere gözdağı vermek hesabı üzerinden yapılmıştır. Dolayısıyla, Mahkeme Heyeti üyelerinin tarafsız olup olmamaları, kimi üyelerinin AKP veya başka iktidar yanlısı partili olup olmamalarının zerre kadar önemi yoktur. Mevcut Hukuk anlayışı ile bu mahkeme heyeti azl edilip, başka bir bir heyet atansa dahi kararda bir değişiklik olmayacaktır.

 Gezi olayları sürecinde Sosyalistler ve kimi kürtlerde aktif yer almış olmalarına rağmen, ne sınıfsal ne de ulusal talepler bazında bir talepleri olmamıştır. Genel anlamda ki demokratikleşmenin ötesinde elle tutulur bir amaç ve hedefleri olmamıştır. Ulusal ve sınıfsal amaçları olmasa da, bu güçler gezi sürecinde aktif yer almış ve 8 insanın  ölümü gibi bir bedel ödemişlerdir.

Gezi de aktif alarak yer alan Klasik kemalistlerle ortak yönü olan kimi solcu veya sosyalistlerin yanı sıra, kemalizmle arasına ciddi mesafeler koyan Sosyalistlerde bu süreçte aktif yer almışlardır. 12 Eylülden sonra belki de sokak mücadelesinin en keskin çıkışlarından biri olma özelliğini taşıyan Gezi direnişi, Türkiyeli sosyalistler açısından seslerini kitlelere duyurma bazında, Gezi sürecini bir fırsat olarak görmüştür…

Sosyalistler, devrimciler kemalistlerin kendi aralarında ki bu hesaplaşmada yer almalılar mı, almamalılar mı? Tartışmasına girmeden, sosyalistlerin kendi gündemleri ile orada olduğunu, kitle olanağı, örgütlenme ve propaganda olanaklarından yararlanma amacını güden bir amaç taşımış olmaları mümkün olmakla birlikte, her iki kemalist blogun bu süreçte,  Sol-Sosyalist çevrelerin liberalleşmesi ve sistem içileşmesi içinde  çabası da yoğunca yaşanmıştır.

HDP-PKK savunusu olan “Demokratik Cumhuriyet” anlayışı ile Gezi süreci ile başlayan Liberal ve ilerici kemalistlerin, kimi sosyalist ve kürtlerin büyük çoğunluğununun birbirine yakınlaştıran süreçin sonucunda, Sosyalistlerin büyük çoğunluğu ve kürtler 2019 seçimlerinde yeşil kemalistlere karşı oy kullanmış, bu tercih sonucunda başta istanbul büyükşehir belediye başkanlığı olmak üzere tüm Büyükşehir Belediyeleri klasik, liberal ve ilerici kemalistlerin lehine sonuçlandırmıştır.

Bu yenilgiye rağmen, Yeşil kemalistlerin ülke üzerindeki etki üstünlüğü devam ediyor gözükse de aslında maç devam etmektedir…

Misaki millici ve üniter yapıcı zihniyet halen Türkiye’de maçın galibini belirleyecek yegane güç konumundadır. Tahminen bu maçın bitiş tarihi ise 2023 seçimleri olacaktır.

Her yönüyle kritik olan bu seçimler yeni bir viraja girecek olan Türkiye halkları açısından, yön tayini açısından hayati önemdedir. İktidara oynayan güçler kozlarını hamlelerle ortaya koymaktadır. İki gün önce Sonuçlanan gezi duruşması kararını, İktidarın, (Yeşil kemalizm) ‘in bir hamlesi olarak okumak gerekir. Karşı tarafın bu hamleyi nasıl karşılayacağı ve karşı bir hamle yapıp yapmayacağını ise hep birlikte göreceğiz.

Bu karşı hamle yapılırken, işçi, emekçi yoksul halk kesimlerinin dikkat etmesi gereken yön, gezi olayları sırasında canı ile bedel ödeyen sekiz insan  gibi yeni bedellerin ödenmemesine dikkat etmek gerektiğidir. Bu tür dönemlerde genellikle canı ile bedel ödeyenlerin Alevi, Kürt veya Sosyalist olduklarını hatırladığımızda, Kemalistler arası iktidar kavgasında arada ezilerek “Tost olma” görevi üstlenmemesi gereğidir.

Unutulmaması gerekir ki, Alevilerin inanç mücadelesinde, kürtlerin ulusal haklar mücadelesinde ve sosyalistlerin sınıfsal mücadelesinde şuan da karşı karşıya duran farklı renklerdeki kemalistlerin bu güçler karşısında tek vücut olduğudur.

Sosyalistleri imha anlamında Mustafa suphi ve onbeşler, Nazım Hikmet, Hikmet Kıvılcımlı, Sebahattin Ali ‘ye yapılanlar ve daha niceleri…

Alevilerin inanç mücadelesinde, Maraş, Çorum, Malatya ve Sivas katliamları,

Kürtlerin ulusal Mücadelesinde ise, Cumhuriyetin ilanından sonra 30 başkaldırı ve isyanlara karşı girişilen imha ve halen devam eden sınır ötesi operasyonunda şu anda gezi davasında mağdur olan kemalistlerin iktidardaki yeşil kemalistlerle aynı kulvarda olduklarının bilincinde olarak hareket etmek gerektiğidir.  

Zeynel A. Göçer

Sosyolog / Yazar

 

Learn the Truth Here ... لـێــــره‌ ڕاستی بـزانــــــه
Copyright ©2021 BasNews.com. All rights reserved