2023 Seçimleri, Olası Gelişmeler ve Kürtler
كوردی عربي فارسى
Kurdî Türkçe English

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM KÜLTÜR & SANAT
x
Zeynel A. Göçer

2023 Seçimleri, Olası Gelişmeler ve Kürtler

Zeynel Abidin Göçer

   Bilindiği üzere 2023 yılında, eğer olağanüstü bir durum olmazsa veya çıkartılmazsa, Türkiye yeni bir seçime gidecek.

   Bu seçim, büyük oranda şu anki iktidar bloğu olan AKP, MHP, BBP ve Doğu Perincek partisinin ortak olduğu Cumhur İttifakı ve CHP, İYİ Parti, Deva Partisi, Gelecek Partisi, Saadet Partisi, Demokrat Parti’den oluşan Millet İttifakı’ndan oluşan blok arasında olacak.

    Son seçimlerde 6,5 milyon oy alan HDP ise, «üçüncü yol» adı altında değişim ve dönüşümden yana olduğunu söyleyen demokrasi güçlerinin sesi olmaya çalışacak.

    20 yıllık AKP -MHP iktidarının yarattığı sosyal, siyasal ve ekonomik yıkıntının sonucunda, başta Cumhurbaşkanı R.T.Erdoğan olmak üzere, bir bütün olarak Cumhur İttifakı bu siyaset tarzı ile bir seçimi daha kazanmayacağının bilincindedir. Bu nedenle, gerek Kürt siyasetine yaklaşırken, bir yandan milliyetçi, şoven türkleri memnun etmek adına Kürt sorunu yok demekte, diğer yandan, “Edirne’deki İmralı’ya hesap verecek” demekte. Diğer yandan daha önce ki yerel seçimlerde Öcalan’dan mektup getirtip Kürt seçmene “taraf olmayın “ çağrısı yaptırmaya çalışmasına rağmen, Demirtaş’ın ise «Bağrınıza taş basıp, gidip oy kullanın» çağrısı galip gelmiş, AKP’nin eski başbakanı Binali Yıldırım İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlık seçiminde ikinci defa mağlup olmuştu.

    Cumhur İttifakı’nın bu mağlubiyeti, Türkiye’deki neredeyse bütün büyükşehir belediye başkanlıkların kaybedilmesi ile sonuçlanmıştı.

      2023 seçimlerinde senaryolardan en kuvvetli olanı, eğer gerçekleştirilebilinirse şayet, %13-15 oy oranına sahip HDP, Millet İttifakı’nı desteklediği taktirde HDP’nin desteğini alan Millet İttifakı’nın en asgari koşullarda oy oranı % 55-60’ı bulur ki; bu durum, Cumhur İttifakı döneminin  kapanmasına neden olur.

    Herkesin 20 yıllık AKP iktidarından yaka silktiği   bu koşullarda, birinci seneryonunun neden bu kadar kolay hayata geçmeyeğinin bir kaç nedeni var. Şöyle ki;

    1- Başta İYİ Parti olmak üzere, kimi diğer parti ve kişiler bırakın HDP ile ittifak yapmayı, aynı masa etrafında toplanmaya bile tahammülü olmayan bir anlayışa sahipler.

   2- Eski HDP Eş Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ başta olmak üzere, HDP milletvekillerinin, vekilliklerinin düşürülmesinde CHP’nin de içinde bulunduğu diğer ittifak bileşenlerinin direkt katkılarının olması bu ittifakın giriftliğinin nedenlerinden sadece biridir.

   3 - HDP, Cumhur İttifakı’na göz kırpar mı?

     Bu durum imkansız gibi görünse de, “Siyaset manevra sanatıdır, siyasette bazen 24 saat bile uzun zamandır. “ gibi bilindik söylemler bu ara yeniden dillenir oldu.  Bu durum “olmaz “ olmazı anımsatıyor.

    Şöylesi bir seneryo üretelim;  Cumhur İttifakı  HDP ve PKK çizgisine «Biz, Abdullah  Öcalan’ı  İmralı’dan çıkarıp  ev hapsine alınmasını sağlayacağız, Kürtlerin anadilini kullanmasını serbest bırakacağız, Kürtçe şarkı, türkü , sanat,edebiyat üzerindeki baskıları kaldıracağız, üniversitelerde Kürdoloji bölümlerini yeniden açacağız, tüm siyasi tutsakları serbest bırakacağız, KHK ile işinden olan herkesi görevlerine iade edeceğiz, devlet adına  gerekirse yeniden özür dilinecek  vb.» taahhütlerde  bulunursa, HDP bu  gelişmelere  karşı  sessiz kalır mı? Veya kalmalı mı?

   Şu an Millet İttifakı’nda yer alan bir çok parti, yaklaşık iki yıl  süren   çözüm sürecini ve dönemin aktörlerini hainlikle suçladıklarını, çözüm sürecinin bitirilmesi ve çatışmaların yeniden alevlenmesi için uğraş verdiklerini de hatırlarsak, yukarda yazdığımız seneryoyu tümden gözardı etmemek gerektiği kanısındayım. Popülizmi seven siyasilerin çoğunlukta olması, bu tür seneryo olasılıklarını güçlendirmektedir.

    4 – HDP ve üçüncü yol

    Bir diğer olasılık ise, HDP ve bileşenlerinin ne Cumhur ne de Millet İttifakı diyerek üçüncü bir blok oluşturmasıdır.

     Daha önce Selahattin Demirtaş iki defa aday olmuş ve tüm pozitif yönlerine rağmen ancak, %9.76 ve %8.40 oy almıştı. Bu tablo üçüncü bir seçenek olarak kayıtlara geçse de, R.T.Erdoğan  Cumhurbaşkanı seçilmişti. Bugünkü durumda yine bir üçüncü yol veya blok olarak ortaya çıktığında ve üçüncü bir adayla Cumhur ve Millet İttifakı faktörlerine rağmen alınacak oy oranı takriben yine %10 civarındadır. Bu durum, mevcut iktidar ve ana muhalefetin yerlerini değiştirmeyecek, dengelerde ciddi bir değişim söz konusu olmayacaktır. Dengeler değişmese de doğru siyasette ısrar adına    %10 ile yetinmek de bir tercihtir.

Türkiyenin Yeniden İnşaası veya Restorasyon Çabaları;

      Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana sorunlu olan ‘’laik’’ ibaresi olmasına rağmen, gerçek anlamda laik bir ülke olamadığı, başta Kürtler olmak üzere  diğer ulus ve azınlıkların sürekli ötekileştildiği, Alevilerin , LGBTİ+ ve kadınların sosyal siyasal yaşam içerisinde yok sayıldığı bir Türkiye ortamı var. Fakat bir taraftan da koşulların yeniden düzenlendiği, bu yeni düzenlenmelerin anayasa ile güvence altına alındığı yeni bir anayasa, yeni bir demokrasi çabası sürdüren yaklaşımlar da yok değil. Bu çabayı gösteren güçlerin, geniş halk yığınları tarafından bir karşılığı olup olmayacağına kesin bir şey söylemek şu an için erken.

      Şu anki verilere göre, ne Cumhur ne de Millet İttifakı, Türkiye’nin kangrenleşmiş sorunlarını, çoğulcu demokrasi anlayışı ile çözmekten ziyade, tekçi, üniterci, türk-islam sentezi anlayışını en iyi ben yürütürüm yarışında oldukları görülmektedir. Bundan dolayıdır ki, Cumhur İttifakı’nın tüm yanlışlarına rağmen halen yüzde 35-40 oranında bir oya sahip olması, Millet İttifakı’nın çözüm formülasyonu anlamında Cumhur İttifakı’nın kötü bir kopyasını  yürütüyor olmasından kaynaklanmaktadır. 

      Kürtler,ulus kimlik mücadelesini, demokrasi mücadelesine indirmesine rağmen,  gerek Cumhur gerekse de Millet İttifakı’nın bu durumu  olumlu yönde değerlendirip Kürt sorununu barışçıl bir çözüme kavuşturmak istememesi  tek kelime ile kötü niyet değilse bile , basiretsizliktir.

        %13-15 oy oranına sahip başta HDP olmak üzere, bütün Kürt siyasal güçleri Kürt halkının ulusal, Türkiye halklarının demokrasi mücadelesinin genel çıkarlarını gözeten bir bakışla ittifak masasına yaklaşmalıdır. Masadaki gücünü korumak ise, öncelikli olarak kendi dışındaki diğer Kürt partileri ile bir konsensüs sağlaması ve aynı zamanda Türkiyeli demokrasi güçleri ile en geniş ittifakı kurabilmesi ile mümkündür.

       Kürtler, 2023 seçimlerinde bir kez daha anahtar rolünde olacaktır.  Kürtlerin  yapacağı tercih, başta Kürtler olmak üzere, Türkiye’de yaşayan  bütün halklar açısından bir dönüm noktası olabilir.

Zeynel Abidin Göçer

Sosyolog/ yazar

 

Learn the Truth Here ... لـێــــره‌ ڕاستی بـزانــــــه
Copyright ©2021 BasNews.com. All rights reserved