Dünyayı kadınlar yönetse ne olur?
كوردی عربي فارسى
Kurdî Türkçe English

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM KÜLTÜR & SANAT
x

Dünyayı kadınlar yönetse ne olur?

BasNews - Birleşmiş Milletlerin 193 üye ülkesinden 30'undan daha azı demokratik olarak seçilmiş kadın devlet veya hükümet başkanları tarafından yönetiliyor.

Araştırmalar, kötü bir seçim yapan veya kamuoyu yoklamalarında desteği azalan partilerin lider olarak bir kadını göstermelerinde; oylarını olumlu yönde etkileme olasılığının daha yüksek olduğunu gösteriyor.

Sirimavo Bandaranaike, 21 Temmuz 1960'ta Seylan (şimdiki Sri Lanka) Başbakanı olarak atandığında tarihe ilk kadın hükümet başkanı olarak geçti. Sosyalist-milliyetçi bir partiyi temsil eden 44 yaşındaki Bandaranaike, eşi ondan bir yıl önce bir siyasi muhalifi tarafından öldürülen kocasının yerine geçmişti.

60 yıldan fazla bir süre sonra, onun açtığı çığırın dünyanın dört bir yanındaki kadınların devlet ve hükümet başkanlıkları görevlerine gelmeye yol açtığına inanmak belki de kolay.

Ama değil. Kadınlar, son on yılda kuşkusuz daha da güçlenen, ancak çok fazla olmayan mütevazi çığırda yürüyorlar.

Tüm dünyada bugün toplam 26 kadın devlet veya hükümet başkanı olarak siyasi güce sahip ve bu sayı son yedi ila sekiz yılda hızlandı.

Araştırmalara göre| Bandaranaike'nin atılımından bu yana toplam 60 ülkede kadınlar, en yüksek karar alma pozisyonlarında bulunuyor. 2010 yılına kadar devlet ve hükümette hüküm süren kadın başkanların toplam sayısı ondan fazla olmadı.

Ortalama olarak, kadınların dünya genelindeki parlamentolardaki temsili %24 civarındadır. Kadın bakanların oranı yüzde 20 civarında. Kadın devlet ve hükümet başkanları söz konusu olduğunda, ortalama yüzde 15'in biraz altında kalıyor.

Ancak tüm dünyayı kapsayan ortak faktörleri bulmak oldukça zor.

 Kadınların şimdiye kadar en yüksek pozisyonlara gelmekte çok zorlandıklarını açıklayan birkaç farklı durum var. Bu, örneğin, kadınların yüksek öğrenime ne ölçüde eriştiği, seçmenlerin kadınlara nasıl değer verdiği veya kadınların parti örgütleri tarafından nasıl ve ne kadar öne çıkarılması ile ilgili olabilir.

Bir başka kısmi açıklama, siyasetin tarihsel olarak çok erkek egemen bir alan olduğudur. Halkın ve seçmenlerin "politikacı" imajı, genelde bir erkek imajıdır.

Araştırmalar, siyasi partilerin ve seçmenlerin bir kadın devlet veya hükümet başkanını selefi varsa kabul etmesinin daha kolay olduğunu gösteriyor. Daha önce bir kadın hükümet başkanına sahip olan bir ülke; kadın yönetici geleneği olmayan ülkelere göre daha avantajlı. Parlamentoda nispeten daha fazla sayıda kadın olması da bunu kolaylaştırıyor.

Araştırmalar, kötü bir seçim yapan, oylarını azaltan partilerin lider olarak bir kadına oy verme olasılığının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Aynı durum muhalefetteki küçük partiler için de geçerlidir.

Kendi ülkelerinde ve dünya siyasetinde derin izler bırakan kadın liderlerin isimlerini seçmek zor değil: Hindistan'da İndira Gandhi, İsrail'de Golda Meir, Britanya'dan Margaret Thatcher, Almanya'dan Angela Merkel.

Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakellaropoulou ve Tunus Başbakanı Najla Bouden Romdhane gibi bazı kadınların pratikte çok az siyasi etkisi var.

BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinden hiçbiri: Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Çin, Birleşik Krallık ve Fransa’da devlet veya hükümet başkanı seçilmiş bir kadına sahip değil.

Almanya'da, AB'nin ’harcı’ Angela Merkel 26 Ekim'den bu yana, yalnızca yeni bir hükümet kurulana kadar hüküm sürecek bir geçiş hükümetine liderlik ediyordu, göstergeler Merkel'in bir erkek halefi olacağı yönündeydi öyle de oldu.

Güney Asya, cinsiyet eşitliğinde pek başarılı olamayan, ancak yine de güç merdiveninin tepesindeki bir kadın geleneği geliştiren bir coğrafya. Aynı şey bir dereceye kadar Afrika için de geçerlidir.

Bunun bir nedeni, bu ülkelerin İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra sömürge olduktan sonra bağımsız hale geldiklerinde, kadınların yararlandığı bir demokratikleşme sürecinin başlamış olması olabilir.

İskandinav ülkeleri, kadın hükümet başkanları için güçlü bir kaledir. Danimarka, Finlandiya, Norveç ve İzlanda'nın hepsinde birden fazla kadın hükümet veya devlet başkanı olarak seçilmiştir.

Çok şaşırtıcı gelecek ama, kadınların oy hakkına kavuştukları ilk ülkelerden olan İsveç bu konuda İskandinav istisnasıydı. İsveç hükümetinin dünyanın ilk açık sözlü feministi olmasına ve İsveç'in dünyada hükümette erkekten daha fazla kadın bakana sahip ilk ülke olmasına rağmen, henüz bir kadın başbakanı yoktu, şimdi o da oldu.

Daha önce çeşitli kategorilerde yapılan araştırmalarda; kadınların yöneticilik yeteneklerinin erkeklere göre daha fazla olduğu, daha üstün liderlik vasıflarına sahip oldukları, inisiyatif alma ve net iletişim kurma, yenilik getirme yeteneği, desteyleyicilik, sistemli yöneticilik ve amaçları belirleyebilme gibi alanlarda ilginç verilere rastlanmıştı.
O halde Dünya kadınlar tarafından yönetilse ne olur? En azından 'çivisi tam çıkmaz' belki...

Learn the Truth Here ... لـێــــره‌ ڕاستی بـزانــــــه
Copyright ©2021 BasNews.com. All rights reserved