Kürtler neden solcu olamasın? 
كوردی عربي فارسى
Kurdî Türkçe English

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM KÜLTÜR & SANAT
x
Zeynel A. Göçer

Kürtler neden solcu olamasın? 

Zeynel A. Göçer

“Fikirlerinize katılmıyorum ama, fikirlerinizi ifade etmeniz için canımı veririm.”  Voltaire

Zaman zaman benimde yazdığım Basnews'te Öztekin Çaçan’a ait “Kürtler Yine  Solcu Oldu? “ adlı  bir yazı yayınlandı. 

Kürt  sosyolojisi  realitesinden, HDP gerçeğinden ve  İmralı Abdullah Öcalan konumundan bihaber yazılan yazıda, daha çok  sol ve sosyalist sola duyulan öfke dile getirilmiş. 

Özellikle  sosyalist  sistemin yıkılmasından sonra, tek kutuplu dünyada neo liberal, tümüyle  kar hırsına dayalı savaş ve yıkım üzerine şekillen  politikalar, gelinen aşama da  dünya da ciddi bir  ekonomik ve siyasal krize yol açmış durumda . 

Sosyalist sistemin yıkılışını alkışlayan dönemin neo liberal kişi  ve yapıları gelinen aşamada, tümüyle kâr hırsına dayalı kapitalist sistemin tıkandığını, çözüm olmadığını belirtmektedirler. Dolayısıyla  sol, sosyalist veya daha demokratik ve daha insancıl  çözüm modelleri kendini yeniden gündeme koyacaktır.  

Kürtler de tüm uluslar gibi  heterojen bir ulustur. 

Farklı sınıf  ve katmana hitap eden görüş ve ideolojiye sahip olmaları eşyanın doğasına uygundur.

Bu nedenle, muhafazakar, Dini duyguları ön planda olan, solcu olmayan ciddi bir kitle "sağ" diye tabir edilen tarafta durmaktır. Adalet Partisi( AP), Milli Selamet Partisi (MSP) Refah partisi(RP) Hüda-Par , AK Parti (AKP)gibi yapılanmalara destek veren epeyce Kürt var. 

Dolayısıyla, sosyalist, komünist, sosyal demokrat, liberal  vb. yapılanmalar olduğu gibi ,yukarda saydığımız “sağ” yapılanmalar veya izdüşümü olan yapılar da Kürt siyasetinde  mevcuttur.

Kürtlerin sol, solcu, sosyalist olmalarından şikayetçi olmak yerine, Kürtlerin sağcısı ve solcusu ile önce “Kürt olmaları”  gerektiğinin altını çizmek gerektiğine inanıyorum .

Kürtler de diğer uluslar gibi, ulusal demokratik hakları başta olmak üzere, toplumsal yaşamın her alanında öncelikle kendi adına var olma, sosyal, siyasal ve ekonomik ilişkilerinde kendisi için refleks, taktik ve strateji sahibi olması gerekir.

Kürtler, enternasyonalist olmak adına milli reflexlerini, başta ana dilleri olmak üzere büyük oranda yitirmişlerdir. Eleştiri konusu yapılacaksa Kürtlerin solculuklarından ziyade milli olamamaları eleştirmelidir. 

Öcalan  ve HDP meselesi

Unutulmaması gerekir ki, HDP projesi bir Öcalan Projesidir. Bunun gizli saklı yönü de yoktur. Dolayısıyla, çözüm konusunda Sezai Temelli veya başkasının Öcalan'ı işaret etmesinde çok da anormal bir  durum  yok.

Her konuda aynı düşünülmese de HDP ve Abdullah Öcalan  temel stratejik konularda paralellik arz  eder. Kendince hesap kitap yapanlar, pratik yaşamda bunun böyle olmadığını görmüş ve görmeye devam edecektir. 

HDP içinde ki solcuları eleştirilmek yerine, HDP'nin ittifaklar sorununa bakışını, diğer Kürt partileri olan ilişkileri, Türkiye solundan tabanı ve temsil düzeyi düşük olmamasına rağmen, gereksiz oranda yer verilmesine rağmen, seçilenlerin de, seçildikten hemen sonra istifa etmeleri eleştirilmelidir. İstifa edenlerin, Kürtleri basamak olarak kullanıp, arkasına bakmadan gitmeleri eleştirilmelidir. 

Kendi dinamikleri üzerinden şekillen ve gelişen  tüm canlı organizmalar bu devir daimin verdiği besin ile beslenir ve gelişir. Kendi dinamiklerini, besin kaynağını yok sayan bir beden veya siyasi aklın başarılı olma şansı da yoktur. 

HDP‘ye Türkiye solununda özelliklede düşünsel üretim anlamında katkısı varsa da, sandığa yansıyan oy oranı anlamında düşük bir yüzdeye tekabül etmektedir. Kürt halkının bugüne kadar verdiği destek ile mevcut başarısını gösteren HDP  temel besin kaynağı olan Kürtlerin demokratik haklarına yönelik  politikayı temel almalıdır.

Kürtlerin temel özgürlük mücadelesi  ile Türkiye solunun demokrasi  mücadelesinin kesiştiği ortak kavşaklar olsa da, bu iki temel sorun hiç bir zaman aynı sepette harmanlaştırılmayacak kadar  sorunludur.

Ulus kimlik sorununu çözmüş ve yüz yıldır bu ulus kimlik üzerinden şekillenen sınıfsal olarak çelişkileri olduğu, emek sermaye çelişkisinden kaynaklı daha çok sömürüldüğü, bu nedenle adil demokratik bir cumhuriyet isteyen Türk’ün demokrasi mücadelesi ile ulus kimlik sorunu yaşayan, başta ana dilini kullanmak üzere, siyasal temsiliyet sorunu yaşayan Kürdün sorunları ve aciliyetleri farklıdır. 

HDP, Türkiyede demokrasi mücadelesinin gelişmesine katkı sunmakta geri durmamasının yanında, Kürtlerin özgürlük demokrasi ve barış mücadelesinin motor gücü olmaya aday olmalıdır. 

Öncelikli olarak Kürdi parti ve sivil toplum kuruluşları ile ulusal bir ittifak kurmaya odaklanmalıdır. Ancak bu ittifak oluşturulabilinirse, Kürtler içerisinde bunun oluşturduğu sinerji ile Türkiye işçi ve emekçi sınıfının temsilcileri ve demokrasi güçleri ile de en geniş ittifakı kurmak, güçlerini birleştirmek için çaba göstermelidir.

Türkiye siyasetinde Cumhur  ve  Millet  ittifakının dışında üçüncü bir güç ancak bu ittifak blokunun kurabilmesi ile mümkündür. 

 

Learn the Truth Here ... لـێــــره‌ ڕاستی بـزانــــــه
Copyright ©2021 BasNews.com. All rights reserved