Afganistan…Kürdistan tek benzerlik kafiye
كوردی عربي فارسى
Kurdî Türkçe English

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM KÜLTÜR & SANAT
x
Öztekin Çaçan

Afganistan…Kürdistan tek benzerlik kafiye

Öztekin Çaçan

Son dönemde gerek sosyal medyada gerekse resmi açıklamalarla, internet sitelerinde yapılan yorumlarla ABD, çekilme, Afganistan ve Kürdistan meseleleri tartışılıp duruyor.

Tartışmalar öyle bir hal aldı ki; Serok Barzani bile açıklama yayımlamak zorunda kaldı. Peşmerge direnir dedi. Bütün bu analizleri takip etmeye çalışan ben de birkaç şey yazmak zorunda his ediyorum kendimi.

İleri sürülen temel savlar ve önemli başlıklar şunlar: Bir, ABD üslerini kapatıp birçok ülkeden, bölgeden vb. çekiliyor -ki doğru-. İki, ABD Irak’tan çekilirse -ki çekilecek- Kürdistan, Türkiye ve/veya İran tarafından işgal edilir. Üç, olası bir işgale Kürdistani güçler Peşmerge, KDP ve KYB direnmeyecektir.

Fikir söyleyenler, direnir diyenler de direnmez vb diyenlerde önemli isimler. Durum böyle olmakla birlikte polemik yaratma amacı taşımadan bende birkaç şey söyleyeceğim.

Bir; ABD, üslerini kapatıp birçok ülkeden çekiliyor. Bu konulardaki açıklamaları, nereden nasıl çekildiğini bilmeyen yok.  O yüzden ayrıntı vermeyeceğim. Ama ABD, en iyi müttefiki olan Arap devletlerini bile, belirli oranlarda terk ediyor. Bu ülkelerdeki üslerini, kapatıyor.

ABD, Türkiye’den bile çekiliyor. Evet bir NATO ülkesi olan Türkiye’de, İncirlik hariç, ABD üssü kalmadı sayılır. Öte yandan ABD’nin Yunanistan’a ve Güney Kıbrıs’a kurduğu yeni üsler, İncirliğe alternatif gösteriliyor.

Düşünüldüğünde, S-400 krizi gibi şeyler hatırlandığında, durum biraz daha net görülüyor.

Olası bir Rus - Amerikan krizinde veya  İran krizinde. Yada Federatif Suriye yada bağımsız Kürdistan gibi konularda ilerleme olursa. Akdeniz gazı Avrupa’ya taşındığında Rusya ile sular ısınırsa Türkiye’nin ne yapacağı belli değil.

Buna, bölünmüş Libya ile, yeni ortaya çıkan Fas, Tunus, Cezayir sorunlarını ekleyin ABD’nin Türkiye ile politikalarının çok noktada ayrıştığını fark edeceksiniz.   

Dolayısıyla ABD, Türkiye’ye güvenmiyor ve Yunanistan başta olmak üzere, Bulgaristan, Polonya gibi bölgedeki diğer NATO ülkeleriyle daha derin ilişkiler kuruluyor.   

Özcesi şu; ABD yeni bir askeri stratejiye geçmiş durumda. Yeni üs bölgelerini, kapasitelerini belirleyen en önemli sebepler ise şöyle sıralanabilir; İsrail’in güvenliği, Akdeniz ve Akdeniz gazı. Yeni ticaret yolları. Ayrıca ABD’nin ezeli Rusya ve Çin ile olan rekabet meselesi. 

Bütün bu sorun başlıkları jeo-stratejik yeni güç oyunlarını ve askeri üs dizaynını gerektiriyor.

İki: ABD, Irak’tan çekilirse -ki çekilecek- Kürdistan, Türkiye ve/veya İran tarafından işgal edilir.

Bu tezin doğruluk payını ortaya çıkarmak için ABD, İsrail ilişkilerine. İsrail’in güvenlik İhtiyaçlarına bakmak lazım . Dolayısıyla Irak’tan çekilmek yada çekilmenin şekli, İsrail’in güvenliği meselesi ile çok alakalı. Arap devletleri ile imzalanan Abraham protokolleri dahil birçok gelişme bununla ilgili. Yani çekilme sonrasına hazır hale getiriyorlar bölgeyi.  Dolayısıyla Kürdistan ve yakın coğrafyalardan çekilme, Afganistan da ki gibi değil, daha planlı yürüyor.

Değişik çekilme şekilleri gündeme gelebilir. Mesela çekilirken eskiden olduğu gibi 36. paralelin üstü veya Irak hava sahasının tamamı, askeri uçuşlara kapatılabilir. Füze kalkanı vb. kurulabilir.

Ama her halükarda Irak'tan askeri ve fiili çekilme çok miktarda sorun yaratacaktır.

Örneğin Irak’ta bir iç savaş başlayabilir ve savaş sonrası Sünni ve Şii diye iki devlet ortaya çıkabilir. Kürtler Sünni Irak’ın içinde bir Federatif yapı olarak devam edebilir.

Belkide Kürtler bağımsızlığa oynayıp, referandum yoluyla 2017’de halktan alınan yetkiyi kullanabilirler. Hatta ikincisi gerçekleşirse Kürdistan ummadığı oranda uluslararası hukuk korumasına da girebilir.

Örneğin; AB ve ABD bu kararı tanırsa hiç ummadığımız hızda Kürtler birleşebilir ve uluslararası koruma kalkanı altına (BM vb.) girebilirler. Böylece İran ve Türkiye’nin her hareketi işgal ve müdahale olarak nitelenir. BM de kararlar alınabilir.

Sonuç olarak çekilme meselesi, Irak ve Afganistan coğrafyasında farklı işleyecektir. ABD Irak'tan ‘ansızın’ çekilemez. Anayasası ABD tarafından oluşturulmuş bir devlet (Irak) ile Afganistan’ın durumu, konumu çok farklı.  Özellikle İsrail’e coğrafi yakınlık vb düşünüldüğünde çekilme için çok farklı şekiller devreye girecektir. 

Üç: ABD, çekip giderse ve geride hiçbir mekanizma bırakmazsa, tabiki Kürdistan’ın anılan güçlerin işgali denemeleri mümkündür.

Varsayalım ki böyle bir işgal girişimi oldu. Arada ciddi büyük bir güç dengesizliği oluşursa, Peşmerge direnmeme hakkına sahiptir. Kim olsa bunu yapar.

İşgal durumunda Peşmerge direnemeyip tekrar dağlara çekiledebilir. Hatta günümüz teknolojileri düşünüldüğünde, dağlara çekileme de anlamsızlaşabilir. Bunlar hepsi olabilecek şeylerdir.

Ayrıca bu kadar orantısız güç olunca biz Kürtlere kahramanlık gazı vermek, ‘direnin savaşın’ demek değişik bir düşmanlık dahi sayılabilir. Savaş çıkarsa işgal başlarsa -ki pek olası değil-gerekirse askeri anlamda teslim bile olunabilir.

Çaresizlik içerisinde sonuç alamayacak bir savaştansa teslim olmak çare olabilir. Böyle bir durum gerçekleşse bunu ‘‘her şey bitti’’ diye görmek de çok akıllıca değildir.

İkinci dünya savaşında koca koca devletler, birkaç saat içerisinde, ya teslim oldu yada işgal edildi. Ama bu gün hepsi yeniden dünya siyasetindeki yerlerini alabildiler. Askeri ve fiziki şartlar gerektirince veya sivil halkı korumak adına teslimde olabilirsin.

Mesele burada değil. Sorun ülkü ve ideallerini, milliyetçiliğini kaybetmemek. Onları kaybedersen o zaman yok olursun. Savaş dağlarda süremiyorsa, meydanlarda, diasporada hatta sürgünde de devam edebilir. Mesele bu direngenliği gösterebilmekte. Her koşulda ‘var’ olmayı başarmaktadır. Kürt meselesi çok ağır bir meseledir, ağır meselelerde çözümde ağır ağır gelir.

Gelelim yerel iki temel Kürt oluşumuna. KDP yada KYB’ nin ikisinin de savaşı kıvırma olgunluğunda olduklarına inanıyorum. Yeterince milliyetçi ve direnişçi bir gelenekleri var.

Peşmerge’yi korumak, halkı korumak adına çok savaşta ‘düşmanla’ anlaştılar. Defalarca geri çekildiler, hatta biri birleriyle bile savaştılar ama hep var oldular.

Belki size aykırı gelecek ama bu ayrışma bu iki örgütü ve dolayısıyla Kürt halkını bu güne taşıyan önemli bir işlev de görmüştür. Her birinin farklı bölge Devletleri ile hareket etmesi, ikisinin de varlığını korumuştur. Unutmayalım onlar, birleşse karşı ittifak çok daha hızlı (Bağdat Paktı) birleşirdi. İki rakip parti bölge devletlerinin çelişkilerinden, farklılıklarından maksimum faydalanmanın yollarını araladı. Zannımca Kürt mücadelesinin topyekûn yok olma riskini böylece dağıtabildiler. Yani sorun ayrı parti olmalarında değil uyum meselesi var ortada. Yeniden ortak hedefler oluşturara bilmek gibi

Bu günlerde bazı gelişmeler gösteriyor ki yakında KDP ile KYB tekrardan ortak karar alma mekanizmalarını oluşturabilirler. Bu durum gerçekleşirse çok daha başka şeyler devreye tabiki girebilir. Belki tekrardan iki bölgeli devlet mekanizmalarını çalıştırabilirler.

Sona gelelim….

Irak'tan ABD’nin nasıl, hangi koşullarda ve hangi mekanizmalar oluşturarak çekileceğini bilmiyoruz. Dolayısıyla işgal gibi konular için konuşmak çok erken diye düşünüyorum.

Tarihsel gelişim, İsrail’in güvenliği gibi konular düşünüldüğünde Afganistan ve Kürdistan sadece ‘tan’ sesindeki kafiye dışında, biri birlerine pek benzemiyorlar. Zannımca meseleleri de pek benzemiyor. Dolayısıyla ABD aynı çekilme stratejisini uygulamayacaktır.

 O yüzden, sakin olmak büyük gelişmelere aklı selim ile   hazır olmak.  Ve güneydeki güvenlik yapılarına, politik yapılara güvenmek, onları desteklemek en doğru yol diye düşünüyorum. Bütün Kürtler, çekilme sonrasına yoğun şekilde hazırlanmalı.

 

Learn the Truth Here ... لـێــــره‌ ڕاستی بـزانــــــه
Copyright ©2021 BasNews.com. All rights reserved