Tekrardan İttifak, Kilit- Milit…
English Türkçe Kurdî
كوردی عربي فارسى

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM SPOR KÜLTÜR/SANAT
×

Tekrardan İttifak, Kilit- Milit…

Öztekin Çaçan

Birkaç hafta önceki yine bu mecradan yayımladığım yazımda kilit parti meselesine değinerek HDP'nin -yerel seçimler hariç- kilit parti olmadığını dile getirmiştim. Aynı fikirde ısrarımı sürdürerek, olayı biraz genişletmek istiyorum.

Kürtlerin ‘kilit’ konumunu sürekli hatırlatarak buradan bir siyasi sonuç çıkarmak yaygın bir durum haline gelmeye başladı. Geçenlerde Altan Tan’da belirli şeyler söylemiş ve sanki her iki ittifak bloku ile de pazarlık yapılabilirmiş gibi konuşmuş.

 Zannımca durum hiç de öyle değil.  Cumhur ittifakının hiçbir şekilde HDP ile de Kürt seçmen ile de pazarlık yapmak gibi bir talebi, diyalog kurmak gibi bir derdi yok.  Dindar kürtleri HDP'den kurtara bilirse ne ala kurtaramazsa da dert değil.

Dolayısıyla her iki ittifaka eşit mesafede durup, her iki ittifakla pazarlık etmek. Kilit vb. olmak durumu ne HDP ne de Kürt seçmeni açısından yok. Çünkü iki taraftan gelen talep yok.

Kürtler kilit parti de olamaz kilit seçmen de olamaz…

Biraz analiz yapalım. Bütün Kürt seçmen oyları %15 olsun geriye %85 seçmen kalıyor. Ve bu %85 in %20 i solcu ve Alevi, %60 ı zaten milliyetçi muhafazakârlardan oluşuyor*. Sorun da bu %60 içerisinden çıkıyor zaten. O yüzden  %60’ı uygun bir ittifakla bir araya getirmeye çalışıyorlar.

MHP, Saadet, İYİ, AK Parti seçim ittifakı, en büyük dertleri bu. Diğer bir anlamda Kürt ve Alevileri sistem dışında bırakarak. Türkiye’yi ilelebet ideolojik olarak garantiye almak. Başka bir deyişle "Kürtler, Aleviler ve solcular dışarda kalsın" biz birleşelim diyorlar.

Zihniyet ve matematiksel gereklilik bu olduğu için kimsenin Kürtlerin peşinde koştuğu yok. Biz kendi kendimize süslü cümlelerle halaya kalkıyoruz. Bizim Diyarbekir deyimi ile "kilit-milit" deyip, yine kendimizi kandırıyoruz.

HDP ya da Kürt seçmen PKK yi lanetlese bile…

Kürtlerin tamamı hiçbir koşul öne sürmeden AK Parti ile ittifak kursalar MHP desteği biterse, Erdoğan, 1. tur da (%30 kemik AK Parti oyu + %15 arttırılmış Kürt seçmen desek bile  %45 eder) kazanamıyor.  İkinci turda bile milliyetçi oyları kaybederse, yarıdan bir fazlayı alamayabilir. Dolayısıyla HDP de, Kürt seçmen sayısı da önemli değil onlar için. Yani, Ak Parti açısından pazarlık unsuru bile değil Kürt seçmen.

Hatta iddia ediyorum bu gün, HDP, PKK ile arasına ciddi bir mesafe koysa. Bütün HDP’liler yemin billah edip Kur’an’a el basıp, kırk tas zemzem suyu ile yıkansa.

HDP’ye oy veren veya vermeyen, bütün dindar Kürtler, kırk gün camiden çıkmayıp, tövbe edip PKK’yi lanetlese.

Kürtler her şeyden vaz geçip, sadece anadilde eğitim isteseler. Yine terörist ve yine bölücü olurlar. Yine özelikle Cumhur İttifakının dışında kalırlar. Bu sadece ‘seçim’ meselesi de değil bir zihniyet meselesidir çünkü.

Kürt seçmen bir arada nasıl kalır... Pazarlık sonraki iş…

Kürt seçmen sadece Milet İttifakı açısından biraz önemli o kadar. Yani pazarlık vb yapılacaksa bir tek Millet İttifakıyla yapılabiliyor. HDP, kapatılsın ya da kapatılmasın, eğer Kürt seçmen blok halinde davranacaksa, gücünü ortaya koyarak yapabileceği tek pazarlık bu ittifakla olur. O da seçmenin karakaşı, karagözü için değil tabi.

Çünkü yeni oluşacak meclis aritmetiğinde, millet ittifakı eğer anayasayı değiştirmek istiyorsa (parlamenter sisteme dönmek vb) meclise 400 mv ile girmesi lazım. Eğer anayasa değişikliklerini referanduma götürmek istiyorsa beşte üç, yani (360) gerekiyor. O da HDP siz ya da Kürt seçmenin oyu ile seçilmiş milletvekilleri olmadan, olmuyor**.

Yani HDP ile ittifak ya da, Kürt oyları ile gelecek olası 50-60 milletvekili seçim sonrası için özellikle Millet ittifakı açısından çok önemli.

Bunların yanında yakında  ‘yeni anayasa’ gündemi başlayacak. Türkiye’de yeni anayasa ile ve de siyasi partiler, seçim yasası gibi konularda da değişiklik düşünülüyor.  Dar bölge, daraltılmış bölge gibi yeni seçim oyunları gelebilir.  Yani Anayasa’da meclis yetkilerini, denetlemeyi vb arttıracak ayarlamalarla, dönüştürülmüş başkanlık sisteminin devamına, İYİ parti desteği de bulunabilir.

Her ne gelirse gelsin, Kürtler zannımca kilit parti söylemini değil de, Kürt seçmen nasıl bir arada tutulur konusunu düşünmeli. HDP kapatılırsa nasıl, hangi şekil ve hangi şartlarda bir arada kalınır, bunu değerlendirmeli.  Zorlama bir mantık gibi gelebilir ama de HÜDA-PAR ile üçüncü bir ittifak kurulur neden olmasın.

Belki de her şeyi bir kenara bırakıp olası seçime kadar yeni bir HDP nasıl olur. Kürt yasal siyasetinin eksikleri nedir. Nasıl bir siyaset anlayışı olmalı? Bunu tartışmalı insanlar. Şiddet dilinden ve şiddet gölgesinden arınmış siyaset nasıl olur, onu konuşmalı.  İttifak, kilit- milit sonraki işler olmalı…

*Birçok seçim anketinden, seçmen analizinden ortalama değer alınarak yüzdelikler oluşturulmuştur.

**Olası bir seçinde Cumhur İttifakının meclis sandalye sayısı toplamda 240 üzerinde olursa, Anayasa değişikliği ve anayasanın referanduma götürülmesi zorlaşıyor. Yani başkanlık sisteminden tekrar parlamenter sisteme dönülmesi neredeyse mümkünsüz oluyor.