AYM Cizre bodrumları başvurusunu reddetti: “Eksik belge geçerli sürede tamamlanmadı”
English Türkçe Kurdî
كوردی عربي فارسى

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM SPOR KÜLTÜR/SANAT
×

AYM Cizre bodrumları başvurusunu reddetti: “Eksik belge geçerli sürede tamamlanmadı”

Fotoğraf: Ömer Faruk Baran

BasNews- Anayasa Mahkemesi (AYM), Şırnak’ın Cizre ilçesinde 2015- 2016’da uygulanan sokağa çıkma yasakları sırasında bodrumlarda yaşamını yitirenlere ilişkin yapılan başvurunun reddetme gerekçesi Resmi Gazete’de yayımlandı.

Cizre’de 14 Aralık 2015 tarihinde ilan edilen ve 79 gün süren sokağa çıkma yasağı sırasında kamuoyunda "3'ncü bodrum" olarak bilinen binanın zemin katında yaşamını yitirenlere ilişkin AYM’ye açılan davanın reddedilme gerekçesi, Resmi Gazete’de yayımlandı. Ret kararına, "Eksik belge geçerli sürede tamamlanmadı" gerekçe gösterildi.

AYM, ret gerekçesinde, "Başvurunun geçerli mazeret olmaksızın eksikliğin süresinde tamamlanmaması nedeniyle reddine..." ifadeleri yer aldı.

Avukatlığını İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan'ın yaptığı dosyada, Ahmet Tunç, Arjin Edin, Berivan Edin, Güler Yerbasan, Kemal Koç, Mehmet Akyol, Mehmet Siraç Özgül, Muhammed Ali Edin, Nermiye İverendi, Recep Demir, Sahip Baran Edin, Sait Bilgiç, Selim Özkul, Süleyman Edin, Süleyman Turgut ve Zekiye Edin, başvurucu olarak yer alıyordu.

BasNews’e konuya ilişkin değerlendirmede bulunan İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan başvurunun 2016’da bodrumlarda daha can kaybı yaşanmadan tedbir kararının alınması için yapıldığını söyledi. O dönem adına başvuru yapılan kişilerin bodrumda hayatını kaybetmesinin ardından yeniden bireysel başvurular yapıldığını ve bu başvuruların devam ettiğini söyledi.

"Bu başvurunun reddedilmesi katliam olgusunun esas yönünden  değerlendirilmesi ihtimalini ortadan kaldırdı"

Kararı BasNews’e değerlendiren bir başka hukukçu ise “Bu başvurunun reddedilmesi katliam olgusunun esas yönünden  değerlendirilmesi ihtimalini ortadan kaldırdı” ifadesini kullandı:

“Bu başvuruya konu vaka 3. bodrum vakasıdır. 10 Şubat’ta adı geçen kişiler adına tedbir talepli başvuru yapılmış. Tedbir talebinin içerisinde ‘yaşam hakkı ihlali’, ‘kötü muamele’ gibi esasa ilişkin hak ihlalleri iddiaları da var.  Anayasa Mahkemesi 2 gün sonra başvuruyu reddediyor. O dönemlerde yapılan tüm tedbir talepleri reddedilmişti. Bir tedbir talebi reddedilirse dosya artık esas yönünden devam eder.

Birtakım eksiklikler varsa bu eksikliklerin giderilmesi istenir ve dosyayla ilgili esas yönünden karar verilmesi beklenir. Yani bu insanların öldürülmesi hukuka uygun mu, değil mi? Yani bu müdahale ve ölüm olayları anayasaya uygun mu değil mi bunu değerlendirecekti Anayasa Mahkemesi.

Bu başvuru 2016/2602 sayılı dosya ile birleştirildi. Bu dosya ikinci bodrum dosyasıdır. Ancak 3. Bodrum dosyasında eksiklikler giderilmediği için tekrar dosyalar ayrılıyor. Ancak ikinci bodruma ilişkin dosya anayasa mahkemesi önünde derdest bir dosya, henüz karar verilmemiş

İHD’nin açıklamasında ‘Anayasa Mahkemesi’ne ayrıca başvuru yapılmıştır’ifadesi dezenformasyondur. Her kim hangi sebeple ölürse Cumhuriyet Savcılığı bir soruşturma açar. Bu ölümlerle ilgili yürütülen soruşturmanın sonucunda Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı “kovuşturmaya yer olmadığına” karar vermişti. Yani İHD’nin ‘AYM’ye başvuru yaptık, süreç devam ediyor’ dediği kısım budur. Bunların faillerinin tespitiyle ilgili yürütülen soruşturma doğru bir soruşturma mı, yanlış bir soruşturma mı? Usulü bir inceleme.

“AYM’ye yapılmış başvurulardan ‘bireysel’ kararlar çıkar”

Yani Şırnak’ta verilen takipsizlik kararına ilişkin başvuru yapılmış. Orada sadece savcılık faillerin tespiti için gerekli ve yeterli bir tahkikat yapmış mı, yapmamış mı bu husus değerlendirilecek. Yani bu başvurudan bir şey çıksa bile sadece bireysel kararlar çıkar. Ancak toplu katliam olgusu reddedilen bu dosya üzerinden değerlendirilecekti. Yani başvurunun reddedilmesi bu katliam olgusunun esas yönünden değerlendirilmesi ihtimalini ortadan kaldırdı .

“Ayrı başvuruların devam ediyor olması, avukat hatası gerçeğini ortadan kaldırmıyor”

“İkinci Roboski tanımlaması doğru çünkü tıpkı Roboski'de olduğu gibi avukatlar Mahkeme'nin talebini süresi içinde cevaplamıyor. Eğer kovuşturmaya yer olmadığı kararından sonra ayrı ayrı gidilen başvurular olmasaydı, Roboski gibi, geri dönüşü olmayacak şekilde kapanacaktı başvurular. Ayrı başvuruların devam ediyor olması, avukat hatası gerçeğini ortadan kaldırmıyor.”

Demir: Cizre bodrum davaları düşmedi

Cizre’deki 1. ve ikinci bodrumlara ilişkin Anayasa Mahkemesi’ne başvuran İstanbul Barosu avukatlarından Ramazan Demir ise Twitter hesabından şu açıklamada bulundu: “Cizre bodrum davaları/dosyaları düşmedi, düşmeyecek. Birinci ve ikinci bodrum toplu ölüm dosyaları (Balcal/Yavuzel grubu) ile üçüncü bodrumdakiler dahil her ölüm olayına ait tekil bireysel başvurular AYM önünde devam ediyor. Bugünkü kararın o dosyalara esastan etkisi olmayacak.”

Kararda ne dendi?

2 Şubat 2016’da İHD Eş Genel Başkanı Avukat Öztürk Türkdoğan tarafından, yaşam hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği, temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanıldığı ve kötü muamele edildiği belirtilerek AYM’ye başvurulmuştu.

Anayasa Mahkemesi 21 Nisan 2021 tarihli kararda esasa girmeyerek başvuru sırasındaki eksik evrakların giderilmesi için avukatlara süre verildiğini, toplamda 45 günü bulan bu yasal süre içerisinde avukatların mazeret bildirmeksizin eksiklikleri gidermediğini ve bu nedenle başvurunun reddedildiğini duyurdu.

Gerekçeli kararda, “Başvurunun geçerli mazeret olmaksızın eksikliğin süresinde tamamlanmaması nedeniyle reddine karar verildi” ifadeleri yer aldı:

* Başvurucuların açık kimlik ve adres bilgileri başvuru formunda belirtilmemiş, başvurulara ait nüfus cüzdanı fotokopileri başvuru formu eklenmemiştir.

* Başvurucu ve veya yakınları tarafından başvuruyu yapan avukatlara verilen vekaletnameler başvuru dosyasında bulunmamaktadır.

* Bireysel başvuru yapıldıktan sonra başvuru ile ilgili koşullarda değişiklik meydana gelip gelmediği yönünde bilgi verilmemiştir.

* Başvuru formu usulüne uygun doldurulmamış başvuru formunda olaylar genel olarak özetlenmiş ve kronolojik bir açıklama yapılmamıştır.

* Başvuru formunda ihlal edildiği ileri sürülen hak/hakların hangisi olduğu ve hangi nedenlerle ihlal edildiği hususu gerekçeleri ile birlikte öz olarak açıklanmamıştır.

* İdari ve yargısal başvuru yollarının tüketilmesi sonucu verilen nihai karar ve bu kararın tebliğine ilişkin belgenin aslı veya onaylı suretleri ile ileri sürülen ihlalin dayanaklarına ilişkin belgelerin asılları veya onaylı suretleri başvuru formunu eklenmemiştir.”

Bu eksiklikler avukata bildirildiği halde avukatın eksiklikleri tamamlamadığı ve müvekkillerinden bazılarınım yaşamlarını kaybettikleri, bazılarının da ailelerine ulaşılamadığının bildirildiği kararda şu ifadeler yer aldı: “Başvuru formunda başvuruyla ilgili koşullarda bir değişiklik olduğu takdirde bilgi verileceği ifade edilmesine karşın Anayasa Mahkemesi'ne herhangi bir bilgi verilmemesi ve başvuruda bazı eksiklikler bulunduğunu tespit edilmesi üzerine başvuruyu yapan avukatlara eksikliklerin tamamlanması konusunda eksik bildirim yazısı gönderilmiştir. Bu yazıda bildirimini tebliğinden itibaren 15 gün içinde eksikliklerin tamamlanması gerektiği ifade edilerek geçerli bir mazeret olmaksızın tespit edilen eksikliklerin süresinde tamamlanmaması durumunda başvurunun reddi edileceği açıklanmıştır.

Avukat Öztürk Türkdoğan eksikliklere ilişkin bildirimi 13 .11. 2017 tarihinde tebliğ aldıklarını, başvurucuların öldüğünü, bazı başvurucularını yakınlarına ulaşamadıklarını, bazı başvurucu yakınlarının ise henüz kendilerine vekaletname vermediğini belirterek başvuruların yaşamını yitirmesi nedeniyle yürütülen ceza soruşturmaları hakkında sağlıklı bilgi verilebilmesi ve eksiklerin tamamlanması için ek süre talebinde bulunmuştur.”

Süre talebi kabul edildi

Anayasa Mahkemesi’nin de bu talebi kabul ederek eksiklerin tamamlanması için avukatlara daha önce verilen 15 günlük süreye ek olarak 30 günlük süre daha verdiği belirtilen kararda, verilen 45 günlük toplam sürenin ardından mazeret bildirilmeksizin eksikliklerin giderilmediği ifade edildi.

Yüksek mahkeme “inceleme ve gerekçe” bölümünde mahkemenin 21. 4.2021 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuruları incelediğini belirterek, “Başvurunun geçerli mazeret olmaksızın eksikliğin süresinde tamamlanmaması nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin başvurdular üzerinde bırakılmasına oybirliği ile karar verildi” dedi.