KRİMİNAL DEVLET
English Türkçe Kurdî
كوردی عربي فارسى

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM SPOR KÜLTÜR/SANAT
×

Murat Kurcan

Elli yıla yakın zamandır sürdürülen kirli ve kural tanımayan bir savaş ve o savaşın  bir zamanlar tarafı olan Emniyet Eski

Genel Müdürü Mehmet Ağar çok açık ve yalın bir şekilde şöyle diyordu:

“Devlet bu savaşta bir duvar gibidir; içinden bir tuğla çekmeye kalkarsan devlet Bu duvarın altında kalır.”

Bu ifade devletin kriminal bir aygıt olduğunu açıkça ifade ediyor.

Anlam tam olarak şudur:

Devlet; tüm kirli işleri planlayan, politik entrika çeviren, gerektiğinde cinayet işleyen; kendisi için tehdit oluşturabilecek herkesin defterini bir şekilde düren; bu yönde direnen inatçı kişileri ve güçleri imha etmekten çekinmeyen derin, gözü kara hiyerarşik bir mekanizmadır.

Bu hiyerarşinin her bir katmanı sistemin omurgası gibi bir işlev görür.

Bu omurgada bir disk ya da doku zedelendiğinde mekanizma felç olabilir.

Mehmet Ağar ; bunu iyi kavramıştı ve kendisine dokunulması halinde beraberinde devlet mekanizmasının diğer aparatlarının çatlayıp dağılacağına ilişkin tehlikeye işaret etmişti.

Ağar’ın ifadesindeki anlama göre devlet kendi bekası için tespit ettiği bir strateji doğrultusunda bilerek criminal bir proje üretmiş ve bunun için uygun gördüğü aktörleri, taşeronları ve uzun vadede sorunsuz kullanabileceği çeşitli örgüt ve yapıları devreye koyup harekete geçirmiştir. Devlet bunlar vasıtasıyla kirli planlarını hayata geçirmiş; toplumsal kesimler arasında suni çelişkiler yaratarak danışıklı dövüş metotlarıyla insanları kanlı bir çatışma ortamına sürükleyip birbirlerine vurdurtmuştur.

Başka bir deyişle devlet toplumsal çatışmanın, iç kargaşa ve kardeş kavgasının birinci derecedeki planlayıcısı ve sorumlusudur.

Ağar’ın bu imalarını teyit eden bir başka isim, Jitem kurucusu Arif Doğan’dır.

Arif Doğan’ın kurduğu örgüt bile kendi başına yasadışı bir oluşumdur. Toplumun bütün doku aralarına sızabilen ve herkesimden insanları içine alabilen JİTEM opersayonel bir kuruluş olarak on binlerce cinayete karışmış; iş adamı, politikacı, din adamı, gazeteci, sanatçı ve binlerce demokrat insanın kanına girmiş bir yapı olarak devletin hala da gizlemeyi başaramadığı bir odaktır. Bu odağın askeri, politik, bürokratik ve akademik departmanları hala tam olarak açığa çıkartılmamış durumdadır. Öyle anlaşılıyor ki bu departmanların bir kısmının yerine getirilmesi gereken misyonları var. Askeri boyutta Veli Küçük, akademik ve teorik boyutta Yalçın Küçük, Doğu Perinçek gibileri Ergenekonla ilişkilerinden dolayı deşifre edilmiş olsalar da kurucularından biri olan Arif Doğan hakkında bir işlemin yapılmamış olmasını henüz açıklayabilen kimse yok.

MİT’ten çok daha faal olan bu yapının elemanlarının Kürd örgütlerine sızıp çok iyi işler yaptığını Yalçın Küçük övüne övüne söylüyordu. Bu elemanların çoğunun subay olduğunu da yine aynı Yalçın Küçük açıklıyordu.

Nerededir bu subaylar şimdi?

Sızdıkları örgütte (PKK kastediliyor) ve diğer yapılarda bu elemanlar hala görevlerinin başındalar mı?

Buna hali hazırda şimdiki hükümet bile bir yanıt verecek durumda değil. Ağar’ın söyledikleri burada yine önemini koruyan dikkat çekici bir boyut olarak kuşkuları üzerinde toplamaya devam ediyor.

Hükümetin bugünkü durumda bu odaklara dokunma gücü ve cesareti yok. Buna niyetli olmadığını söylemek de mümkün.Sonuçta hükümet de devlet aygıtının bir parçası ve rolü sınırlıdır.

Devlet dün olduğu gibi bugün de bu odakların arkasındadır ve onlarla yapacağı daha çok şey var.

Devlet criminal bir mekanizmadır...dün Agarın bu günde Pekerin işaret ettigi ve siyasetin dava arkadaşlarımızdır dedigi ve sahip çıktığı yapı kriminaldır ve her dönem devletin kirli işlerini yapan suç örgütüdür.

Alanya, 23.05.2021

Murat Kurcan