'İğneleyici, Atik Tatlı' Lider İskoçya'yı Bağımsızlığa Taşıyor
English Türkçe Kurdî
كوردی عربي فارسى

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM SPOR KÜLTÜR/SANAT
×

'İğneleyici, Atik Tatlı' Lider İskoçya'yı Bağımsızlığa Taşıyor

Ayşe Altürk

Nicola Sturgeon, İskoçya'nın en güçlü ve en popüler politikacısı, gençliğinden beri İskoçya’nın bağımsızlığı için mücadele ediyor ve bugünkü seçimlerde bu hayaline bir adım daha yaklaşabilir. Avrupa'da merkezin solunda durup, göçmen dostu olan milliyetçi  ve muhafazakâr bir parti olma, İskoçya Özerk Yönetimi Başbakanı ve İskoç Ulusal Partisi lideri Nicola Sturgeon'un partisi SNP’ye has çok sıra dışı bir durum.

1980'lerde Margaret Thatcher iktidarda iken muhafazakâr bir 'Demir Leydi' olarak ün kazandı ve Britanya ekonomisinde hemen hemen tüm alanlarda toplum yapısını alt-üst edecek değişiklikler yaptı. İskoçya ve kuzeydeki madencilik endüstrilerinin kapanmasını durdurmaya çalışan sendikalara karşı açıktan düşmanca bir politika izledi.

O dönem genç biri olarak Teacher’e karşı protestolarda yer alan Nicola Sturgeon için, 'Londralı politikacıların kararlarının İskoçya'daki insanların hayatlarını nasıl etkilediğini anlamadıkları ya da sadece umursamadıkları' kanısı giderek büyüdü ve bu inanç onu siyasetle buluşturdu.

İskoç Bağımsızlık Partisi SNP için ilk defa meydanlarda konuştuğunda 21 yaşındaydı. O sıralar 'biraz büyümüş de küçülmüş' şeklindeki konuşma tarzından dolayı bazen bazı erkekler tarafından "iğneleyici atik, tatlı" olarak adlandırıldı. Otuz yıl sonra, Londra'da ona karşı olan politikacılar arasında artık başka bir sıfat almış durumda: "İngiltere'nin en tehlikeli kadını".

Ancak İskoçya'daki işçi sınıfı seçmenleri ondan "Bizim Nicola" diye bahsediyorlar.

Sadece İskoçya’nın bağımsızlığı için direttiğinden değil. Nicola Sturgeon bir milliyetçi ve de Avrupa'da merkezin solunda duran milliyetçi bir parti olma gibi sıra dışı bir tavra öncülük ediyor.  Hele hele son zamanlar Avrupa’da gelişen ırkçılık ve hoşnutsuzluk akımları göz önünde bulundurulduğunda burada nasıl büyük bir puan olduğu daha iyi anlaşılıyor.

Örneğin SNP, açıkça göçmen dostu; Parti, yaşlanan İskoçya'nın daha fazla işçi göçüne ihtiyacı olduğuna inanıyor. Sturgeon, İskoç Parlamentosu seçimleri öncesinde, hem ücretsiz diş bakımı hem de herkese 'vatandaş maaşı' vaat etti.

SNP, kasıtlı ve sabırlı bir şekilde sol seçmenleri cezbetti ve son yıllarda Nicola Sturgeon, bağımsız İskoçya'yı AB'ye dönme fırsatı olarak gören genç, liberal orta sınıf seçmenler arasında da popüler olmayı başardı.

O yüzden bugünkü seçimler önemli. Seçim, 2016'daki Brexit oylamasından bu yana İskoç Parlamentosunda yapılacak ilk seçim.  Sturgeon, İskoçların ezici desteğini ve çoğunluk hükümeti kurup yeni bir referandum talep etmeyi arzuluyor.

Nicola Sturgeon’nun Covid-19 salgınına karşı politikaları da yüksek not almış durumda. Geçen yılın Mart ayında, Sturgeon, kapatmalar konusunda Boris Johnson'dan çok daha şahin bir duruş sergiledi ve İskoçya'da uzun süre İngiltere'den daha katı kısıtlamalar uygulandı.

Bu, Sturgeon'a kamuoyunda bir avantaj sağladı ve seçim kampanyasının son koşusunda oy kazanmak için bu konuda elinden gelenin en iyisini yapıyor, buna vatandaş maaşları da dahil.

Bugünkü seçimlerde, Sturgeon'la rekabet edecek olan yeni bir 'bağımsızlık partisi' daha var. Sturgeon'un uzun süredir siyasi 'çifti' olan, ancak genç çalışanlara yönelik cinsel taciz iddialarının ardından SNP'den ayrılan Alex Salmond tarafından yönetilen Alba partisi. Salmond, mahkemede beraat etse bile, Sturgeon ona karşı çok soğuk duruyor ve 'sosyal mesafesini' muhafaza etmede ısrarlı görünüyor.

Haydi hayırlısı…