Ayak takımı hegamonyası
English Türkçe Kurdî
كوردی عربي فارسى

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM SPOR KÜLTÜR/SANAT
×

Veysel Göker

“Kendilerini Halk gibi gösteren Gerçek bir Halk karşıtlığıdır”

“Çünkü ayak takımı, temsil edilmediği meclisten olduğu kadar, dışlandığı toplumdan da nefret eder. O nedenle modern ayak takımı önderlerinin mükemmel neticeler aldıkları plebisitler (oylamalar), ayak takımına bel bağlayan politikacıların eski bir fikridir.”

(Hannah Arendt)

Toplumun çeperlerine zar zor tutunabilen, diz çökmüş, çaresiz, sefil kişiliklerin, çok hızlı bir şekilde toplumun en tepesine oturmasının örneğidir. Üyelerini bir anda önemli kişilere dönüşen bu yapılardan, kurtulmak asla kolay değildir. Çünkü her üye, birgün bu hayal imparatorluğunun önemli bir kişisi olabileceğine inanıyor.

Hayatlarında hiçbir şeye sahip olamayan ayak takımları, dava diye adlandırdıkları “bir kurguya” sımsıkı sarılırlar ve onu koruyucu duvarlarla kuşatırlar. Onlarla tartışamazsınız çünkü toplumsal gerçeklerden çok uzaktadırlar artık.

Önce Toplumun geleneksel ilişkilerinin sarsılmasına, gevşeterek çözülmesine ağırlık verdiler.

Bu onların daha kolay kitleselleşmesine ve kalıcılaşmasına da neden oldu.

Seçkinlerin özerkleşmesi ise, onlar için bir büyük tehlikedir.

İnanç, onlar için bir araçtır.

Gelenek ve görenekler ise, birer zehir.

Önemsenen tüm kutsallar onlar için bir silahtır.

Güçlü görünmek ise, yaşadıkları hayal İmparatorlunun sürekliliği için bir zorunluluktur.

Lider, ayak takımı için ilahi bir otorite gibidir.  Büyük bir parti, büyük bir devlet olduklarının ispatı için yığınlar sürekli servis edilen uyduruk mitlerle kandırılmalıdır.

Kutlu Önder ve Baş komutan yaratmak en temel hedeftir.

Lidere atfedilen kutsiyet ve mükemmellik, “Dünya Liderliği” metaforunda olduğu gibi, diğer liderlerden daha üstün bir algıya dönüştürülür.

Denetledikleri Medya üzerinde sınırsız kontrol, onlar için çok önemlidir. Medya üzerinde sıkı denetim kurarak liderlerini tek otorite olarak gösterirler. Tersi durumda, yapılan tüm propaganda, karşı propaganda tarafından çürütülecektir.

Kitle iletişim araçları ile liderin karizmatik kişilik özelliklerini ön plana çıkarmaya önem verirler.

Kişinin diğer liderlerden farklı olduğunun yansıtılması ana başlıktır. Eğitim kitaplarında hayatları anlatılır. Gelecek nesillere, Kutlu Önderliği, Baş Komutanı, kendileri gibi sevmesi dayatılır.

“Kimler, Kimlerle beraber”

“Durmak yok, yola devam” Metaforlarında, yola çıktıkları kişileri kolay harcaya bildiklerini, yolda bulduklarını ise hızlarına ivme katan önemli birer katalizöre dönüştürebildiklerini, çok büyük bir başarı gibi anlatırlar.

‘‘Maalesef Kürt halkının kafası yok. Strateji ve taktik belirleyecek güçleri yok. Kürtlerin birliğini ben sağlıyorum. Ben olmazsam yapamazlar’ metaforunda ise ihtiyaçlar hiyerarşisinin en tepesine oturtulurlar.

Büyük yalan ve Endoktrinasyon onlar için önemlidir. ilerleyen süreçte lidere itaati kolaylaştıracak ve ona yönelik sadık üyelerin oluşmasına zemin hazırlayacaktır.

Her yere, liderin yaptıkları ve yapacaklarına dair resimler asılır, adına marşlar, şarkılar bestelenir, sloganlar ezberletilir, süreklileştirilen kamu spotu reklamları ile sözleri mitleştirilir, lider halkın gözünde efsaneleştirilir. O, artık efsanevi birliderdir !

Totaliter yapılar, ideolojilerini meşrulaştırmak için, kült lider olgusunu, kurtarıcı Önderlik mekanizması ile buluşturarak daha etkin hale getirirler.

Mesela Liderin ses tonu önemlidir; Konuşma esnasında Ses tonunun arttıkça artması, Gerilimin tıpkı bir fortissimo gibi sürekli yükseltilmesi, salonda toplanan dinleyicilerde, onu pür dikkat dinlemekten başka hiçbir şey ile uğraşılmaması, sadece onun dinlenilmesi özellikle hissettirilmelidir.

Retorikteki ustalık ve yığınlar üzerindeki etkisinin bu yöntemler ile önceden hesaplanmasındaki amaç, onu halkın gözünde tam anlamıyla mitleştirebilmektir.

Savaşı ve Barışı onlar belirlerler,

Aynı anda hem Komünist, hem Faşist, hem Cihatçı, hem demokrat, hemde Liberal olabilirler.

Ekonomiyi onlar düzeltebilirler,

Sınırsız harcayabilirler.

Para basabilirler,

Silah alabilirler,

Silah satabilirler,

Uyuşturucuyu hem yasaklayabilirler, hem serbest bırakabilirler.

Yargıyı onlar yönlendirirler,

Dozu ayarlanmış kontrollü terör en gizli sırlarıdır.

Kimin hangi suçu işlediğini en iyi onlar bilirler.

Açlık grevlerini onlar sonlandırılar,

Kişiye göre sınırsız suç uydurma hakları vardır.

İnfazlara onlar karar verirler,

Şehirlerin inşasına veya yok olmasına onlar izin verirler. Hain listesini onlar yazarlar,

Sevmeyi ve Aşkı en iyi onlar tanımlar,

Özel yaşama sadece onlar müdahale edebilirler.

Vatanseverler veya Yurtseverler listesi onlardadır zaten,

Kimin kahramanlaşarak öleceğine, kimin sağ kalıp yeni sayfalar yazacağına ancak onlar karar verebilirler.

Sınırsız manevralar yapabilirler.

Onlar her şeye kadir ve her şeye muktedirdirler.

“Ayak takımının bitmez arzusu, kendini yok etmeyi bile göze alır”

Hannah Arendt

ayak takımının hegemonyası sadece basit bir tiranlık,

yapay bir diktatörlük ya da otoriter bir yönetim değildir.

Kutlu Önderlik, baş komutanlık ve dünya liderliği gibi yalanlarla oluşturulan Kült Lider avatarının, gerçektede suç ortağıdırlar.

Çünkü ayak takımı iktidarının devamlılığı için,  bu avatar önemlidir. Kutlu  Önderlik, Dünya Liderliği, Baş komutanlık gibi tanımlar, tutunulan hayat kaynağını, hayali kurulan ölümsüzlük iksirine sahip yaşam pınarını, ifade eder.

Çünkü O hayat kaynağı yok olursa, onlarda yok olacaklardır.