PKK bir kez daha hakkımda ölüm kararı vermiş...
English Türkçe Kurdî
كوردی عربي فارسى

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM SPOR KÜLTÜR/SANAT
×

PKK bir kez daha hakkımda ölüm kararı vermiş...

Bugün (02.04.2021) Diyarbakır’da saat 11.30’de Gazeteciler Cemiyetinin Salonunda bir basın toplantısı yaptım.

Basından (televizyonlardan ve ajanslardan) önemli bir katılım oldu.

HAK-PAR, PAK, TEVGER, PSK Temsilcileri de toplantıya katıldılar. Katılımlarından ve desteklerinden dolayı teşekkür ederim.

Bana ve bazı dostlara göre basın toplantısı başarılıydı.

Toplantıda aşağıdaki test çerçevesinde 1 saatlik bir konuşma yaptım

                                          *****

PKK, devlet tarafından Kürt Milli Hareketine, Kürt Yurtseverlerine, halkımıza, Kürdistan parti ve örgütlerine karşı operasyon örgütü olarak kurulduğundan (1975-76) bu güne kadar Kürdistan’da büyük bir tehdit oluşturdu.

PKK, daha bir grup iken (UKO, Kürdistan Devrimcileri, Apocular) ilk başlardan itibaren yakın ve ölümcül tehdit oluşturdu. Kürdistan’da cinayetler işlemeye başladı. Kürt yurtseverlerini katletti.

PKK daha da ileri giderek, Kürdistan’ın birçok şehrinde (Siverek, Hilvan, Ceylanpınar, Nusaybin ve diğer birçok şehirde) 1978-79-80 tarihlerinde kitlesel olarak Kürtleri öldürdü ve öldürttü.

PKK'nin bu tehlikeli durumu Kürdistan’ın bütün parçalarına ve dünya Kürtleri arasına yayıldı. Günümüzde de bu tehlikeli durumu devam ediyor.

PKK’nın bu siyaseti sonucu binlerce Kürt yurtseveri, Pêşmerge, Kürdistan parti ve örgütlerinin yöneticileri şehit oldu.

                                      ( I )

PKK, pervasızca Kürt yurtseverleri, Kürdistan parti ve örgütlerinin başkanları ve sorumluları hakkında ölüm kararları verdi.

PKK, benim hakkımda da birkaç kere ölüm kararı verdi. Uygulamaya sokmak istedi.

Birinci sefer, 1989 yılında benim ve Kemal Burkay hakkında ölüm kararı verdi. Bu kararını, Paris’te yapılmakta olan Kürt Enstitüsü tarafından organize edilen, Kürt Uluslararası Kürt Konferansı devam ederken bir bildiri ile açıkladı.

PKK’nın bu kararı sonucu Avrupa’da Kürtler terörize oldular. Kürtler kendilerini PKK’ya karşı korumak için silahlanmak zorunda kaldılar.                                 

PKK, bizler hakkından ölüm kararı verince, bu karara karşı PKK hakkından büyük bir siyasi ve fikri kampanya açtık. PKK, Kürt kamuoyunun, Kürdistan siyasetçilerin muhalefeti ve baskısı sonucu kendi kararını hayata geçiremedi.

PKK benim hakkındaki ikinci kararı, 2006 yılında Diyarbakır Kürt Derneği’nin sözcüsü olduğumum zaman aldılar. Bilindiği gibi o zaman kalabalık ve çok sayıda Kürt aydını hakkında bir ölüm listesi yayınladı. Bu listede: Ben, Kemal Burkay, Ümit Fırat, Orhan Miroğlu, Mehmet Uzun, başka birçok Kürdistan aydını ve siyasetçisi hakkında ölüm kararı aldılar.

Bilindiği gibi bir çok aydın ve siyasetçi bu karardan sonra geri adım attılar. Ben PKK’ya karşı kararlı bir fikri ve siyasi mücadele yürüttüm. Bana tüpleri bağlayıp on kapılı köprüde patlatacakları zaman, geri adım atmadım Diyarbakır’da sanat sokağında kitlesel basın toplantısı yaptım.

Birçok Kürt siyasetçi ve aydını da “Biz İbrahim GÜÇLÜYÜZ” diye kampanya yürüttüler.

Bu mücadele sonucu PKK geri adım atmak zorunda kaldı.

                                               ( II )

Resmi planda bana verilen bilgilerden anlaşılıyor ki, PKK bir kere daha hakkımda ölüm kararı vermiş. Buda gösteriyor ki PKK, benim hakkımda üçüncü ölüm kararı vermiş oluyor.

Resmi bilgilere göre:

Ankara’da ya da Kürdistan sahasında PKK’ye yönelik yapılan operasyonlarda ele geçenlerin sorgusunda ve ele geçen belgelerde, PKK’nin benim hakkından ölüm kararı olduğuna dair bilgiler vermişler. Bu bilgiler içinde, benim öldürecek ve beni izleyecek kişi de isimleri belli Ama halen yakalanmamışlar. Onlar aranıyorlar.

Verilen resmi bilgilerden anlıyorum ki, PKK, 400 Kürdistanlı aydın, siyasetçi, hukukçu, sanatçı, iş insanı adına Kürdistan’da, Kürdistan Meclisi, Kürdistan Hükümeti, Kürdistan başkanlığıyla yaptığımız görüşmelerden ve yaptığımız basın toplantılarından sonra, bu karar alınmış.

Bilgilendirme gösteriyor ki, benim öldürecek, beni izleyecek ve yerimi tespit edecek kişiler biliniyor. Ama ele geçirilmemişler. Aranıyorlar.

                                       ( III )

Ben çocuk yaşta Kürdistan devrimci yurtsever hareketi içindeyim. Siyasi mücadele hayatımda da Kürdistan Hareketinde her zaman üst seviyelerde görevler yaptım. Dolayısıyla 56 yıllık mücadele hayatımda bir Kürdün ve insanın burnunu kanatmadım. Hiçbir zaman bir Kürdün ve insanın öldürülmesini düşünmedim. Hep karşı durdum.

Ben tersine Kürdistan Ulusal mücadelesinde kendimi bir kurban gibi telakki ettim. Bundan dolayı da her zaman kimsenin ölmemesi, öldürülecekse kendim öleyim felsefesini savundum. Hem biliyorum ve hem de Kürdistan tecrübesi gösteriyor ki, bir kısım insanlar, kurumlar, örgütler insan öldürerek başarıya ulaşabileceklerini düşünüyorlar.

Şimdi de PKK’nın benim hakkımdaki ölüm kararının halkımızın vicdanından mahkûm olmasını istiyorum. Bununla kötülüğün önünün alınması isteğindeyim. 

Ben dürüstlüğüme, açık davranışıma, şeffaflığıma, demokratikliğime güveniyorum. Bu değerlerle kötülüklerini önünü tutuyorum, aynı zamanda bu değerlerle bütün kötülüklerin sonunun gelmesini istiyorum.

Eğer kötülüklerin önüne geçemezsem, ölüm başım ve gözüm üstüne.

Ayrıca kendi mücadele hayatımı gözden geçirdiğim zaman, Kürt davasının bir hizmetçisi olarak fazla yaşamış olduğumu da tespit edebiliyorum. Biliyorum ki birçok yol ve dava arkadaşım, sınırlarda, hapishanelerde, üniversitelerde saldırılarla kutsal mücadele içinde canlarını verdiler.

                                      ( IV )

PKK, onlarca yıldır Kürdistan’da halkımıza büyük kötülükler yapıyor. Kendi içinde bile binlerce kendi üyesini ve sorumlusunu katletti.

PKK’ye, iyi niyetle, Kürtlük için, Kürdistan’ın özgürlüğü ve bağımsızlığı için katılan Kürt gençlerinin bundan böyle PKK’nın bu kötülüklerinin önüne geçmeleri acil görevler arasındadır.

Biz biliyoruz ki PKK, birkaç gün önce Kürdistan federe Devletinde bir pêşmerge öldürdü.

PKK, son günlerde de birkaç Kürt Êzidi kardeşimize açıkça işkence etti.

Haşdi Şabi ile ittifak içinde. Kürdistan’da birçok köy ve bölgeyi işgal etmiş durumda. Köylülerimizden haraç alıyor. Kürt köylülerinin kendi köylerinde üretim yapmasına izin vermiyor. Kürdistan’ın Güneyinde çocukları kaçırıyor. O çocukları öldürüyor ve öldürtüyor.

PKK’nın yaptıklarını sıralamaya çalışsam binlerce sayfayı tutar. Onun için bu aşamada gerek yok.

                                     ( V )

Ben diyorum ki, Kürdistan ve milletimiz sağlıklı olsun.

Kürdistan ve milletimiz tehlikelerden kurtulsun. Özgür ve bağımsız olsun.

Bizim yaşamamız geçicidir. Bundan dolayı ölümden ve öldürülmekte korkmuyorum.

PKK, otoriter ve faşist örgüt olarak istiyor ki halkımız, aydınlar, siyasetçiler arasında korku yayılsın ve derinleşsin ki seslerini kesinler ve sinsinler. Şimdiye kadar bu siyasetinde de başarılı oldu.

Kürt yurtseverleri, Kürt ve Kürdistan, demokrasi, insanlık, hak ve özgürlük savaşçıları, dava adamları, hizmetçileri PKK’nın bu davranışına izin vermemelidir.

Korkmak, geri adım atmak bizim için ölümdür. Biz kendi elimizle kendimizin ölümüne izin vermemeliyiz.

Kendimize ve aydınlıkçı fikirlerimize, Kürt milletine ve Kürdistan’a güvenmeliyiz.

Aydınlık, dürüstlük, açıklık, şeffaflık karanlığı yenme gücündedir.

Bizi öldürmek isteyen güç ve güçler, karanlık güçlerdir, karanlıkta yaşıyorlar. Onlara acıyorum. Umut ediyorum ki onlarda karanlıktan aydınlığa çıkarlar.

Diyarbekîr, 02. 04. 2021”