Kürdistan’ın dünyaya çektiği ilk faksın hikayesi
English Türkçe Kurdî
كوردی عربي فارسى

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM SPOR KÜLTÜR/SANAT
×

Kürdistan’ın dünyaya çektiği ilk faksın hikayesi

Serpil Güneş (serpilgn74@gmail.com)

Eskiden pek gelen gidenimiz yoktu, kendi yağımızda dağlarımız, dostlarımız, mağduriyetimiz, acımız, masumiyetimiz derken kadim bir millet olarak ayakta durmaya çalıştık.

Şimdilerde, heyet heyet ziyaretçimiz eksik olmuyor, artık gözlerimiz yollarda değil, gelen gidenimiz, sandalyelerimize oturanımız bol. Bakmayın eskiden dediğime bundan sadece bir-iki on yıl önce…

Heyetlerin böyle sık sık gidiş-gelişlerini uzak bir yerde yaşayan bir dostum ile konuşmuştum bir ara. Bu miras eskiye dayanan bir mirastır, Kürtler ye ye bitiremiyor işte hem içerde hem dışarda demişti.

Referandum süreci ve Kerkük olaylarından açılmıştı konu, sonra laf Kürtlerin dostlarına gelmişti.

“Güney Kürdistan bugünlere Mela Mistefa Barzani döneminde kurulan dostluk ilişkileri sayesinde geldi. O kadim ilişkilerin mirası sayesinde bugün Kürtlerin uluslararası toplumda hatırı sayılır bir lobisi var” demişti, dostum.

Açıkçası şaşırmıştım biraz, daha doğrusu çok!

Demek ki, Kürtler o kadar da kimsesiz ve sahipsiz bir millet değilmiş.

Bizim de çok sayıda üstelik uzun yıllar Kürtleri yalnız bırakmayan dostlarımız varmış.

Hem de öyle sıradan insanlar değillermiş. Gazeteci, yazar, uluslararası örgütlerde üst düzey görevliler, akademisyenler, dünyaca ünlü liberal ideologlar, solcu ideologlar, seyyahlar, bilim insanları, cumhurbaşkanları, başbakanlar ve bakanlar düzeyinde birçok dostlarımız olmuş.

Ve bunlar Kürtlerin sesini duyurmak için sürekli çaba göstermişler, meşru davalarına destek bulmak için uğraşmışlar, didinmişler.

Sohbeti koyulaştırıyoruz…

O dönemde ne şimdiki gibi internet gibi hızlı bir iletişim aracı ne de akıllı telefonlar yok ki, anlık her gelişme paylaşılsın dedim. Sahi Güney Kürdistan, uzun süreli mücadele tarihinde o kadar mahrumiyet içerisinde sesini dünyaya nasıl duyurdu? 

Kadirşinas Kürt vatanperveri dostum atıldı söze; tamam internet yoktu ama 1960’larda keşfedilen bir icat vardı, adı faks olan ve iletişim aracı olarak o dönem devrim yaratan. Artık emekliye ayrılmış gibi görülen bu icat; bir belgenin görüntüsünü bir yerden başka bir yere anında ulaştıran müthiş bir buluştu, diye.

Kürdistanlıların bir dostu, bu hızlı iletişim aracını Kürtler lehine kullanmaya başladı.

Demir Perde'nin Batı Yakasında "Kürt-Dostu" Anti-Komünist Bir Kurum  Beynelmilel Kürdistan Cemiyeti • Dergi İçerikleri

O dönem internet yok, TV yeni çıkmış. Kürtler ise artık neredeyse başkentlerde unutulmuş. Ama Kürtlerin mücadelesi bitmemişti. Buna rağmen seslerini bir şekilde dostları aracılığı ile duyurmuşlardı. 1960’lı yıllarda dönemin interneti diyeceğimiz FAKS sayesinde olmuştu bu.

O yıllar Kürdistan’ın tüm parçalarının sessizliğe büründüğü karanlık ve kritik yıllardı. Kürtler, ülkenin Güneyinde meşru haklarını elde etmek için Mela Mistefa Barzani öncülüğünde kıyasıya bir mücadele veriyorlardı.

Diktatör Saddam, Enfal suresini eline alarak Kürtleri diri diri gömüyor, kimyasallar ile katlediyordu. Ama ne bu vahşet ne de Kürtlerin mücadelesinin sesi dünyaya ulaşmıyor, destek alamıyordu.

Dünyanın sessizliğe büründüğü bir dönemde, Kürtlere ilişkin ne kadar haber, belge ve bilgi varsa dünyanın birçok merkezlerine ve şahsiyetlerine fakslayarak Kürtlerin sesini duyuran o kişi Hollandalı gazeteci Silvio Van Rooy’dan başkası değildi.

Silvio Van Rooy’un 27 Mayıs 1961 tarihli bir faksı geçti elime. İçerisinde Kürtleri ve Kürdistan’daki gelişmeleri anlatıyor. Biraz dostumun da teşvikiyle düştüm Silvio Van Rooy’un peşine.

Açıklama yok.

Bizim Kürt dostumuz Silvio Van Rooy, meğerse o dönem Kürtler için Avrupa’da en etkili kurum olan Uluslararası Kürdistan Cemiyeti’nin (International Society Kurdistan) hem kurucusu,  hem başkanıymış dur durak bilmeyen.

1960’lı yıllar boyunca Avrupa’daki Kürt etkinliklerine damgasını vuran kurum bu Uluslararası Kürdistan Cemiyetiymiş.

1924 yılında Rotterdam’da doğan Silvio Eugenius van Rooy, profesyonel bir yayıncı, serbest gazeteci ve aynı zamanda Amsterdam Belediyesi arşiv bölümünde de memurmuş.

Kürtlerin bu ateşli savunucusu Kürtlere ait tüm belge bulgu ve haberleri bir dergide toplamakla kalmamış, bu bilgileri tüm ülke temsilciliklerine, gazetelere, resmi dairelere, dönemin önemli şahsiyetlerine FAKS’layarak müthiş bir bilgi akışı sağlamış. O kısıtlı imkanlar içerisinde kendi eline ulaşan bilgileri hızlı bir şekilde ulaştırılması Kürtlerin başındaki felaketin bir nebze de olsa dünyada duyulmasına, Kürt dostlarının lobi çalışmalarına iyi bir zemin olmuş.

Search Results - Rooy, Silvio van,

Biraz daha araştırmakta fayda var diyenler, ondan şüphe duyanlar, neden acaba diyenleri duyar gibi oluyorum. Merak eden arar bulur. Kürtleri ilgilendiren yanın onun hangi amaçla bunları yaptığını irdelemek değil, Kürdistan devriminin sesini ve yaşananları dünyaya duyurması, bir nefes olabilmesi için gösterdiği olağanüstü çabadır.

Kürtlerin 1960’lı yıllardaki o kadim dostları Bağımsızlık Referandumu döneminde yeniden devreye girdi…

Barzani, referandum final mitinginde konuştu: Artık çok geç, birlikte  yaşayamayız - Sputnik Türkiye

Başkan Barzani o dönem kendilerini yalnız bırakmayan Eylül ve Mayıs devrimleri süreçlerinde Kürdistan’a destek veren birçok ismi referandum sürecinde davet edecek, onları onurlandıracak ve onlara “Siz bizim gerçek dostlarımızsınız” diyecekti. Çünkü şimdilerde dostlarımızdan geçilmiyor, evet, o güç ve karanlık günlerde bizi yalnız bırakmayanlar bizim gerçek dostlarımızdır, diyecekti. Bugün hayatta olmayan ve Kürtlere dostlukları ile davasına destek verenleri de anarak onurlandırmak da biz ardıllarına kalıyor.

Kürtlerin her daim dostluklara verdiği değerin devamı dileğiyle…