Ayhan Bilgen'den 'yeni parti' açıklaması: Yeni bir muhalefet tarzı değişimin önünü açabilir
English Türkçe Kurdî
كوردی عربي فارسى

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM SPOR KÜLTÜR/SANAT
×

Ayhan Bilgen'den 'yeni parti' açıklaması: Yeni bir muhalefet tarzı değişimin önünü açabilir

BasNews- Kobani soruşturması nedeniyle 25 Eylül 2020’de gözaltına alınan ve 2 Ekim’de tutuklanan Kars Belediye Eş Başkanı Ayhan Bilgen, HDP’den ayrılacağı ve yeni parti kuracağı yönündeki iddialara ilişkin yeni bir paradigma geliştirilmesi gerektiğini söyleyerek "Bunu bir platforma ya da hareket mi yoksa bir partiye mi dönüşmesi gerektiği toplumsal karşılığı ile şekillenecektir” dedi. Bilgen ayrıca Bilgen, “Yeni bir muhalefet tarzı siyasette iktidar olmadan da değişimin önünü açabilir” ifadesini kullandı.

HDP eş genel başkanlığına seçilmesine, 4 Kasım 2016’dan bu yana Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu olan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın engel olduğu iddiasına da Bilgen şu yanıtı verdi: “Sorunun muhatabı Selahattin Demirtaş olmakla birlikte Türkiye siyasetindeki lider merkezli siyasetin psikolojik etkisinin belirleyici olduğu kanaatindeyim.”

Avukatları aracılığıyla Sözcü’den Aytunç Erkin’e konuşan Bilgen’in bazı sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

-Siz siyasi olarak kendinizi nerede tanımlıyorsunuz

Hak temelli siyaseti her şeyin üzerinde gören ve ‘Anadoluculukta’ bir ortak payda inşa etmeyi önemseyen noktadayız. Alevi felsefesinin Orta Çağ Anadolusu’na taşıdığı dayanışma, barış ve kardeşlik mesajının önümüzdeki kutuplaşmayı da aşabilecek bir felsefi miras sunduğuna inanıyorum. Nurettin Topçu’nun isyan ahlâkındaki Sufi, yerli ve devrimci duruşunu sentezleyebileceğimize inanıyorum.

18 Ocak’ta sosyal medya hesabınızdan “Türkiye’de yeni bir fikir ve tarza ihtiyaç var. Bunun düşünsel ve toplumsal zeminini oluşturmak gerekiyor. Bunun yeni bir siyasi partiye dönüşme ihtimali, göreceği ilgi ve imkanlarla ilgilidir” dediniz. Bu tartışma yarattı. Açar mısınız?  Ne demek istediniz?

- Türkiye sorunlarını dış baskılarla değil, iç dinamik ve dengelerle çözmesi her zamankinden daha zorunlu hale geldiği bir döneme giriyoruz. Soğuk Savaş döneminin konjonktürel ve pragmatik özgürlük söylemi yerine Anadolu hafızasındaki dayanışmacı eşitlik anlayışı ile yeni bir paradigma geliştirmemiz gerekiyor. Bunun fikri çerçevesine toplumsal zeminlerde tartışarak Türkiye'nin ihtiyaç ve yol haritasını birlikte geliştireceğiz. Bunu bir platforma ya da hareket mi yoksa bir partiye mi dönüşmesi gerektiği toplumsal karşılığı ile şekillenecektir. Suriye'de yaşanacak muhtemel gelişmelerin Türkiye'de yaşayan Kürtleri de Türkleri de rehin almasına izin vermemeliyiz.

HDP'den açıklamanıza yanıt geldi ve “Temennimiz odur ki Bilgen'in ifade ettiği fikirler bu iktidara payanda olmasın ve iktidar tarafından kullanılmasın…” Bu cevabı nasıl buldunuz?

- Ben ihtiyacı ve siyasetteki tıkanmayı aşmayı öncelikli görüyorum. Siyasetteki sorun, iktidarla muhalefet ardındaki kısır çekişmenin bedelini tüm ülkenin ödemesidir. Yeni bir muhalefet tarzı siyasette iktidar olmadan da değişimin önünü açabilir.

HDP’ye katıldığınız için pişman mısınız?

- Ben bir insan hakları savunucusu olarak vicdani dayanışma sorumluluğunun gereğini yaptım. Kürtlerin sorununu Türklerin kendilerine dert etmesi, Alevilerin taleplerini Sünnilerin empatisi ile gündemleştirilmesi hepimiz için öğretici olacağı gibi yeni bir çatının da inşasına zemin oluşturacaktır.

İddia şuydu: Sizin HDP'nin başkanlığına geçmenizi Selahattin Demirtaş engelledi. Demirtaş neden karşı çıkmış olabilir?

- Sorunun muhatabı Selahattin Demirtaş olmakla birlikte Türkiye siyasetindeki lider merkezli siyasetin psikolojik etkisinin belirleyici olduğu kanaatindeyim. Liderlik konusunun Max Weber'in karizma tarifiyle değil, toplumsal siyaset penceresinden ele almayı önemsiyorum. Kişilere endeksli siyasi beklenti ve planlamaların partileri felç ettiğini, toplumu pasifize ettiğini ve kurtarıcı bekleyen bir yere ittiğini düşünüyorum.