Eyn Îsa'da HSD, rejim, Rusya ve Türkiye arasında görüşme trafiği
English Türkçe Kurdî
كوردی عربي فارسى

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM SPOR KÜLTÜR/SANAT
×

Eyn Îsa'da HSD, rejim, Rusya ve Türkiye arasında görüşme trafiği

BasNews -Rakka vilayetinin kuzeyindeki Eyn Îsa’da 93. Tugay’a ait bir bölgede rejim güçleri ve Suriye Demokratik Güleri (HSD) yetkilileri ile Rus subayların gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Rus ve Türk subaylar ikinci bir görüşme gerçekleştirdi.

Şarkul Avsat'ta yer alan habere göre; toplantıda, Fırat Nehri’nin doğusu ve batısında HSD’nin etki alanlarını ayıran stratejik bir noktadaki bir kasabayı kontrol etmek amacıyla, Türk kuvvetleri ve ona bağlı Suriye’deki gruplar tarafından saldırıların yoğunlaşmasına tanık olan Eyn Îsa’daki gelişmeler ele alındı.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), rejim güçleri ve HSD temsilcileriyle yapılan görüşmeler sonrasında Rus subayların, Rakka’nın kuzey kırsalındaki Şerkerak köyü silolarına yöneldiğini ve burada Türk temsilcilerle görüştüğünü duyurdu.

Bu durum, iki taraf arasında geçen 21 Aralık’ta bir görüşme yapılması sonrasında, bir aydan daha kısa bir süre içerisinde Eyn Îsa ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki gelişmeleri ele almak için Şerkerak silolarında yapılacak ikinci görüşme olacak.

Rusya, daha önce Eyn Îsa’nın rejime teslim edilmesini önermişti. Ancak HSD, bölgedeki Rojava Özerk Yönetim kurumlarının varlığında ısrar etti. Bu durum, Türkiye’nin, Rusların ‘HSD güçlerinin iki km mesafeden geri çekilmesi’ önerisini reddetmesi sonrasında gelişti.

Gelişmeler, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Rus hareketliliğinin artmasıyla yaşandı. Öyle ki Rusya Savunma Bakanlığı, 18 Ocak’ta 300 kuvvetinin Fırat bölgesinin doğusundaki gelişmeleri takip etmek üzere bölgeye geldiğini duyurdu. Gelişme, Türk kuvvetlerin ve onlara bağlı grupların saldırılarının artması ışığında, Halep’ten Eyn Îsa’ya ve oradan da Rojava’nın Hesekê kırsalında bulunan Tel Temir ve diğer bölgelere doğru tırmanan bir şekilde, bölgeye ulaşan Rus takviyelerinin bir parçası olarak yaşandı.

 

"Türkiye çekildiği yerlere yeniden üs kuruyor"

Öte yandan Türk ordusu, Suriye’nin kuzeybatısındaki çatışmasızlık alanında, rejim güçleri tarafından kuşatılması nedeniyle geri çekildikleri noktalara kademeli olarak yeniden konuşlanmaya çalıştığı bildiriliyor.

Türk  güçleri, 18 Ocak’ta Hama’nın batı kırsalındaki el-Gab ovası bölgesinde bulunan Kastun kasabasında yeni bir askeri nokta inşa etmeye başladı. İdlib’in güney kırsalındaki Cebel ez-Zaviye’deki noktalardan birine giren Türk araçları, kasabanın merkezindeki okula konuşlandı.

Türk ordusunun, askeri bir nokta kurma kararı almalarından sonra kasabadaki bir okulu onarmaya başladı. Türk güçleri, rejim güçleri tarafından kuşatılmaları sonrasında geçen Aralık ayında, Hama’nın batısındaki Morek ve Şir Mağar’da bulunan iki gözlem noktasından geri çekilmişti.

Birkaç gün önce Türkiye ordusu, rejim güçleriyle çatışmalardan kaçınmak için Rusya ile yapılan bir anlaşma uyarınca daha önce geri çekildiği İdlib’in doğusundaki Serakib ve Halep’in batısında iki yeni nokta kurdu.

Türk kuvvetler, İdlib’in güneyinde ve özellikle de Rus desteğiyle rejim güçlerinin sürekli bombardımanına tanık olan Cebel ez-Zaviye’de yeniden kontrol noktası kurmuştu.

Türkiye ordusu, geçen aylarda rejim güçlerinin kontrolünde olan Hama, İdlib ve Halep kırsallarındaki askeri noktalarını geri çekmeyi sonlandırmasının ardından İdlib’in güneyindeki Cebel ez-Zaviye’de onlarca askeri nokta kurdu.

"2 yılında Türkiye'nin Efrin operasyonuna tepkiler"

Öte yandan Suriye’deki ve dünyanın dört bir yanındaki insan hakları ve insani yardım kuruluşları, Rojava'nın Efrin’e yönelik ‘Türk operasyonları’ kınamaya devam ediyor. Kuruluşlar, Türkiye’ye Suriye topraklarını terk etme ve oradaki ihlalleri durdurma çağrısı yaptı. Kuruluşlar, 18 Ocak’ta yaptıkları açıklamada, “20 Ocak’ta Türkiye’nin  Efrin’e yönelik operasyonların başlamasının üzerinde üç yıl geçmiş olacak. Ankara’dan gelen bu operasyonların, tüm etik kuralların, normların, uluslararası ve laik sözleşmelerin ve özellikle de Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin ikinci maddesi olmak üzere tüm ilahi yasaların açık ve aleni bir ihlalidir” ifadelerine yer verdi. Açıklamada, Türkiye’nin hala operasyonlarını sürdürdüğü ve hala Suriye’nin içinde ve dışında, Ermenistan, Libya, Irak ve başka alanlarda, Suriyeli olanlar ya da olmayanlar da dahil olmak üzere hala Türkiye’ye bağlı kuruluşların mevcut olduğu belirtildi.

Kuruluşlar, ‘sivillerin kasıtlı şekilde öldürülmesinin, adam kaçırma, işkence, tecavüz, gasp eylemlerinin ve yerinden edilmenin yanı sıra hırsızlık, yağma, silahlı soygun, paraya ve mülke el koymanın, vergi ve telif ücreti uygulamanın, nüfusu zorla yerinden etmenin, kültürel anıtlara ve dini kurumlara yönelik hırsızlıkların’ hala ön planda olduğuna dikkati çekti. Kuruluşlar, “Türkiye’nin en önemli amacı, bölgenin demografisini değiştirmek ve onu Kürt kimliğinden veya mahremiyetinden çıkarmaktır” derken, Türkiye ise söz konusu suçlamaları yalanlamaya devam ediyor. Türkiye ayrıca, PKK ile bağlantılı bir ‘terör’ örgütü olan (YPG) ile mücadele ettiğini savunuyor.