Kovan Amedi: İsveç Kürtleri, Kürtçe'yi ve Kürt kültürünü dünyayla buluşturdu
English Türkçe Kurdî
كوردی عربي فارسى

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM SPOR KÜLTÜR/SANAT
×

Kovan Amedi: İsveç Kürtleri, Kürtçe'yi ve Kürt kültürünü dünyayla buluşturdu

Ruken Hatun Turhallı

BasNews - Kürtlerin İsveç’e geçmelerinin ve yaşanmışlıklarının yüz yıllık bir arka planı var. Bu mirasın oluşmasına ve gelişmesine katkı sunanlar bugün kendilerini İsveç Kürtleri olarak tanımlamakta.

İsveç Kürtlerini diğer Kürt diasporasından ayıran temel özellik, modern dünyanın demokratik değerlerinden ve fırsatlarından faydalanarak, bir halkın dilini ve kültürünü var edebilme yeteneğini gösterebilmeleridir. Yine Kürt kültürü ve edebiyatı alanında Kürt Rönesansını gerçekleştirmeleridir.

İsveç Kürt Dernekleri Federasyonu Başkanı Kovan Amedi ile İsveç Kürt Diasporasının tarihselliğini, yoktan var edilen Kürt kurumlaşmasını, Kürt dili ve edebiyatında oynadığı katalizatör rolünü, Kürtlerin İsveç siyasetinde, sanatında, akademik alandaki varlığı, Olof Palme cinayeti sürecinde yaşananları ve gelecek projelerini konuştuk.

İsveç Kürt Dernekleri Federasyonu (Federasyona Komeleyén Kurdistani liSwéd) hakkında bize biraz bilgi verebilir misiniz?

İkinci ülkemiz İsveç, dernekler topluluğu sistemlerinden istifade edilen demokratik ülkelerden biri. İsveç'te dernekleşme çok oturmuş ve 200 binin üzerinde kültür-sanat, spor- sosyal dayanışma derneği var. Kuvvetler ayrılığı içinde adeta önemli bir kol teşkil etmekteler. Bu tarz kurum ve organizasyonlara çok önem veriyorlar. Sivil toplum kurumları aracılığı ile toplumun farklı sorun ve taleplerini direkt öğreniyorlar. Böylelikle yaşanılan sorunlara geniş tarafların katılımcılığı ile çözüm üretmeye çalışıyorlar. İsveç’te farklı farklı derneklerin federasyonlaşması, topluma oldukça iyi hizmetler sunuyor.

“İsveç’te yaşayan Kürtler, siyasal farklılıklarına rağmen güç olmak için Federasyonlaşma yönünde kararlaştılar”

İsveç’te yaşayan Kürtler siyasal farklılıklarına rağmen güç olmak için federasyonlaşma yönünde bir araya gelebilmeyi başardılar. Avrupa’da ilk kurulan Kürt derneklerinden, Avrupa Kürt Öğrenci Derneği, KSSE'nin bir kolu İsveç’te faaliyet gösterdi. Ancak, Güney Kürdistan'da Eylül Devrimi’nin yenilgiye uğramasından sonra, 1975’te bölündü. Kürt Öğrenciler Birliği ve Kürdistan Öğrenci Gençlik Derneği, AKSA kuruldu. Memo Yetkin, Mahmut Baksi ve bazı arkadaşları daha sonra, 1976'da AKSA'dan ayrılıp, Kürdistan İşçi Derneğini kurdu. Giderek değişik siyasi örgütlere yakın dernekler kuruldu. Farklı çatılar altında oluşan Kürt dernekleri, İsveç nezdinde dağınık olduklarından, muhatap görülme hususunda zorlandılar. Bunu aşmak için İsveç Kürtleri, siyasi farklılıklarına rağmen, temsilde ortak demokratik kurumlaşma kararına vardılar. İsveç dernekler sistemi de zaten Kürtleri, buna zorluyordu.

“İsveç Kürt Dernekleri federasyonu ilk olarak çalışma alanlarını oluşturdu.”

Kürtler'den önce İsveç'te yaşayan bazı yabancı gruplar kendi federasyonlarını kurmuş, faaliyetlerini federasyon çatısı altında yürütüyorlardı. Bu Kürtler için iyi bir örnekti.

Kürt Dernekleri Federasyonu kuruluş çalışması 1980’de başladı ve 6 derneğin katılımıyla, 1981’de İsveç Kürdistan Dernekleri Federasyonu’nun kuruluşunu gerçekleştirdi. Federasyon’un ilk çalışmaları; Kürt dili- kültürü, aidiyet, eşitlik-demokrasi ve insan hakları alanlarındaki   çalışmalardı. Entegrasyon sorunlarının aşılması, kadın-erkek arasında eşit temsili sağlamak, yaşlıların sorunları ile ilgilenmek, Kürt gençlerini ulusal değerler etrafında kültürel ve sosyal faaliyetlere katılımlarını sağlayarak, uyuşturucu ve kriminal olaylardan uzak tutma amaçlı   projeler geliştirmek için programlar oluşturuldu. Kürdistan’da yürütülmekte olan özgürlük mücadelesine, konferanslar, mitingler ve basın çalışmalarıyla destek sağlamak esas alındı. Güney Kürdistan Bölge Hükümeti’ne ve genel olarak Kürt halkına uluslararası destek sağlamak için, lobi faaliyetleri yürütüldü.

Avrupa Kürt Diasporası hangi tarihte başlıyor? İlk gelenlerin isimleri, geliş nedenleri, ne tür çalışmalar yürüttükleri biliniyor mu?

İsveç’e ilk gelen Kürdün, 1893'de Doğu Kürdistanlı Dr. Mirza Seid olduğunu biliyoruz. Ondan sonra Şerif Paşa, Osmanlı İmparatorluğu'nun Büyükelçisi olarak 1898-1908 yılları arasında burada bulunuyor. Burada uzun bir süre, 10 yıl Başkonsolos görevi yapıyor. Avrupa’ya 1950'lerden sonra, Kürtler eğitim amaçlı öğrenci olarak geldiler. Başta Almanya olmak üzere, Fransa, İngiltere, İskandinavya, İtalya, Çekoslovakya ve Polonya gibi ülkeleri tercih ettiler. Gelenlerin sayısı parmakla sayılabilecek kadardı. Eğitim amaçlı gelenlerin en çok tercih ettiği ülkelerin başında Polonya ve Çekoslovakya geliyordu. Bunlar eğitimlerini tamamladıktan sonra da diğer Avrupa ülkelerine yerleştiler.

CHERIF PASHCA 1865 -1951

“Kürtler 1960’larda artık Avrupa’ya emek gücü olarak geldiler”

Kürtler 1960’larda artık Avrupa’ya emek gücü olarak geldiler. Avrupa ülkelerine asıl Kürt göçü, 1960’larda emek gücü olarak yoğunlukta İç Anadolu Kürtleriydi. 1972 cuntasından sonra, siyasi amaçlardan dolayı, hatırı sayılır Kuzey Kürdistanlı Kürtler gelmeye başladı. 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle, Türkiye ve Kürdistanı terk etmek zorunda kalanlar, daha yoğun Avrupa ülkelerine siyasi sığınmacı olarak geldi. Güney Kürdistan'dan Halepçe ve Enfal katliamlarından sonra 10 binlerce Kürt, ülkeyi terk ederek, Avrupa'ya göç etti.

“Kürtler 1956 yılında ilk olarak Kürt Öğrenciler Birliği’ni (KSSE) kurdu”

Kürtler, Kürt Öğrenciler Birliği, KSSE ile 1956 yılında Almanya’da ilk kurumlaşmalarını Kürt öğrenciler arasında gerçekleştirdiler. Kürt öğrenciler, Almanya’nın Wiesbaden şehrinde, 1956 yılında bir toplantı düzenledi. Katılımcıların 25'i de Kürt aydın öğrenciydi ve bu toplantıda Avrupa Kürt Öğrenciler Birliği, KSSE'nin kuruluşunu ilan ettiler. Bu toplantıda Saleh Bedrettin, İran-Kürdistan Demokratik Parti lideri Şehit Dr. Abdurrahman Qasımlo ve rahmetli Hemreş Reşo’da yer aldı. KSSE, 1975 yılına kadar çalışmalarını aralıksız sürdürdü. 1975 yılında Güney Kürdistan ile Bağdat hükümeti arasında sağlanan otonomi antlaşmasının bazı maddeleri yerine getirilmeyince, Mela Mustafayê Nemir dağa çıkma kararını aldı. O kararın alınmasından sonra, KSSE ikiye bölündü. KSSE’den ayrılan bir grup yurt dışı Kürdistan Öğrenciler Birliği’ni AKSA'yı kurdu. Diğer grup ise, yine KSSE adı altında çalışmalarını sürdürdü. 1988 yılına kadar ayrı iki örgüt halinde mücadele veren bu gruplar, 1988 yılında tekrar birleşme kararı aldı. Çalışmalarını KSSE adı altında sürdürmeye devam ettiler.  

“Ronahi’’ ve ‘‘Çiya’’ adında ilk Kürtçe dergiler çıkartılmaya başlandı”

“Ronahi’’ ve ‘‘Çiya’’ adında ilk Kürtçe dergiler çıkartılmaya başlandı. KSSE`nin kurulmasından sonra, 1965 yılında iki yeni örgüt daha kuruldu. Bunlardan biri HEVRA (Birlik) diğeri ise BAHOZ (Fırtına) idi. HEVRA inşaat mühendisi Nizamettin Kaya ve arkadaşları tarafından kuruldu.  BAHOZ ise Hemreş Reşo (Hamdi Turanlı) ve arkadaşları tarafında kuruldu. Bu iki örgüt çalışmalarını iki dilli yayın organları ile kamuoyuna yansıttılar. HEVRA örgütünün yayın organı Kürtçe ve Türkçe olarak ayda bir yayınlanan Ronahi idi. BAHOZ örgütü ise, Çiya adında Kürtçe bir dergi yayınlıyordu. Almanya’da 1979 de şimdiki adıyla Kürdistan Dernekleri Birliği KOMKAR kuruldu. Daha sonra YEKKOM ile Ezdi ve Alevi inançlarına yakın dernekleri kuruldu.

“1969 yılında Baas rejiminin gerçekleştirdiği katliama yönelik Kamuran Bedirxan, İsmet Şerif Vanlı ve Hemreş Reşo Güney Kürdistan için lobi çalışmalarını başlattılar”

Temmuz 1969 yıllında Irak Baas rejim askeri güçleri, yüzlerce Kürt koruyucu (Caehş) ile birlikte Mela Mustafa’yê Nemir komutasındaki Pêşmerge güçlerine karşı Şemkan bölgesinde bir hafta aralıksız çatıştı. Baas rejim askerleri, Pêşmerge güçlerinin direnişlerini bastıramayınca, Şemkan bölgesinde bulunan Dekkan köyünü bastılar. Köyün erkeklerini toplayıp 77 kişiyi kurşuna dizdiler. Bu katliamda 74 kişi öldü, 3 kişide yaralı olarak kurtuldu. Bu olay üzerine Mela Mustafa Barzani’yê Nemir, BM’ye bir mektup göndererek yardım talebinde bulundu. Aynı anda birer mektup da PDK’nin Avrupa’daki temsilcileri; Paris’te Kamuran Bedirxan, Berlin’de Hemreş Reşo ve İsviçre’de İsmet Şerif Vanlı’ya gönderildi. Mektupta Dekkan köyünde yaşananlar nedeniyle temsilcilerden, Kürtlerin sesini Avrupa’ya duyurmaları, Kürtlere destek sağlamaları istendi.

Kamuran Bedirxan, Fransa’da Le Monde gazetesinden 3 gazeteci, Hemreş Reşo Almanya’da ZDF Televizyon kanalını, İsmet Şerif Vanlı da Kızılhaç’tan bir heyetin10 Ekim 1969 yılında, İran   üzerinden Kürdistan’a gitmelerini sağladılar. Heyet, Barzani karargahına ulaştıktan sonra, katliamın olduğu köye ve oradan da Devrim Hastanesi’ne götürüldü. Heyet incelemelerini bir   rapor olarak hazırladı. Avrupa’ya döndüklerinde katliam olayı TV ve gazetelerde resimlerle manşetlerden, "Dekkan Köyü Katliamı" şeklinde verildi. Kürdistan’da yaşananlara dair Avrupa’da kamuoyu oluştu.

“Enfal ve Halepçe katliamlarından sonra Kürdistani partiler ortak eylemsellikler için ‘‘Komiteya Hevkari’’yi kurdu”

 

Enfal ve Halepçe katliamlarından sonra Kürdistani partiler, ortak eylemsellikler için ‘‘Komiteya Hevkari’’yi kurdu. Avrupa Diasporası, siyasal partilere yakınlıklarını gizleme ihtiyacı duymadan birlikte ülke gündemi temelinde mücadele yöntemlerini geliştirdiler. Kürdistan’daki siyasi partiler şu ya da bu şekilde diaspora Kürtleri ve kurumları üzerinde etkili oldular. Kürt Siyasi partileri bazen sembolleri ile, bazen de isimlerini kullanmadan, demokratik eylemlere katılım sağladılar. İsveç Kürdistan Dernekleri Federasyonu, 1986’da Halepçe ve Enfal katliamından bu yana, 1987 de kurulan Kürdistani Siyasi Partilerin Güç Birliği Platformu (Komiteya Hevkari) ile miting, yürüyüş vb. eylemleri, birlikte örgütledi. Federasyonun çalışmalarına bu şekilde destek olundu. Örneğin; 2017’de Güney Kürdistan referandumuna destek amaçlı, Kürdistan Dernekleri Federasyonu ve Hevkari Komitesi tarafından mitingler gerçekleştirildi. 10 bine yakın insan katıldı. Bağımsız aydın şahsiyet ve çevreler siyasi partilere mesafeli duranlar da bu mitinglere katıldılar.

İskandinav ülkeleri Kürtleri, kendi aralarında ortaklaşabiliyorlar mı, aynı gündemle ortak eylemlikler başarıp, güçlü bir mobilizasyon yaratabiliyorlar mı?

İsveç ve diğer İskandinav ülkelerindeki Kürt nüfusu, 1985’lere kadar ağırlıklı Kuzey Kürdistanlılardan oluşuyordu. Ancak, Halepçe ve Enfal katliamlarından sonra, Güney ve Doğu Kürdistan'dan, Avrupa’ya çok sayıda Kürt göçmen akımı oldu. Bilindiği gibi son dönemde Batı Kürdistan’dan (Rojava) Avrupa’ya çok büyük Kürt göçü yaşandı. Bugün başkanlığını yaptığım İsveç Kürdistan Dernekleri Federasyonu, Kürdistan'ın tüm parçalarından üyeye sahip. Parçalar bazında diasporadaki Kürtlerin niceliği konusunda tam bir rakam vermek zor, ama çeşitli aktivitelerde her parçadan Kürtlere rastlıyoruz. Kürdistanlı yeni nesil gençlerimiz konu   Kürdistan meselesi olunca, eylemlerde birlik oluşturabiliyorlar. DalKurd futbol takımımız, buna çok güzel bir örnek.

“BM tarafından resmi Kabul gören Kürdistan bayrağı temel kıstasımız”

Birleşmiş Milletler tarafından resmi kabul gören Kürdistan bayrağı temel kıstasımız. Ancak, PKK sempatizanları ile birlikte ortak etkinlik çalışmalarında sıkıntılar yaşıyoruz.   Örneğin, ortak eylemlerde herhangi bir liderin ya da partinin logosu yerine, BM -Birleşmiş Milletler tarafından resmen tanınmış olan Kürdistan bayrağını kullanmayı talep ediyoruz.   Onlar bizim taleplerimize sıcak bakmıyorlar. Diasporada onları yok sayamayız lakin, dile getirdiğim nedenlerden dolayı onlarla birlikte çalışma ortamını da bulamıyoruz. Bu Kürt diasporası açısından ciddi bir sıkıntı. İsveç Kürdistan Dernekleri Federasyonu ve Kürdistani Partilerin Güç Birliği Platformu (Komiteya Hevkari) Kürdistan'ın tüm parçalarından gelen Kürt ve Kürdistani partilerden oluşmuş olan ortak kurumlarımızla, çeşitli faaliyetlerde dayanışma içinde oluyoruz. Buna Kürdistan Bölge Hükümeti’nin temsilciliğini de katabiliriz.

İsveç Kürtleri, Kürt dili ve edebiyatı alanına büyük katkılar sundu, Kürt düşün dünyasına da   İsveç Ekolü kavramını kazandırdı. Yakalanan bu gelişimin kaynağı nedir? 

Bu konuda son 40 yılda çok ciddi çalışmalar yapıldı. Özellikle 1980 yılında Türkiye'de askeri cuntanın iktidara gelişiyle birlikte, bir hayli Kürt lider kadrosu İsveç'i tercih etti. İsveç, Avrupa   ülkeleri arasında en demokratik yapıya sahip ülke. Dil, kültür ve edebiyat çalışmalarına önem   veriyor, gelişimine katkı sunuyor. Yasal olarak yabancı kökenli çocuklar, gençler ilkokuldan, liseye kadar hafta da bir saat da olsa, anadil eğitimini görebiliyorlar. Kürtler de bu yasal haklardan yararlandılar.

“İsveç’e yerleşmeyi tercih eden Kürtler, Kürt dili ve edebiyatı çalışmalarını oldukça önemsediler”

İsveç’e yerleşmeyi tercih eden Kürtler, Kürt dili ve edebiyatı çalışmaların oldukça önemsediler. Diğer Avrupa ülkelerine kıyasla, İsveç’e yerleşen Kürt siyasi kadroları, Kürt dili ve edebiyatı konusunu öncelikli kılmayı esas aldılar. 1976’da ilk kurulan Kürdistan İşçi Derneği ve sonraları KOMKAR-Swêd adını alan dernek, 1978 yılında Roja Nû, sanat ve kültür dergisi çıkardı. Roja Nû’nun ilk birkaç sayısı gazete formatında Kürtçe ve Türkçe olarak çıktı.

“1979 yılında İsveç- Kürd Kültür ve Dayanışma Derneği kuruldu”

Dernek Mayıs 1978 de A3 çapında "Armanç" ismiyle, 178 sayı Kürtçe dergi çıkardı ve 1984’te Jîna Nû Yayınevi bu altyapı üzerinden kuruldu ve Kürt Dili Edebiyatı, Kürt ve Kürdistan ile ilgili 40’ın üzerinde kitap yayınladı. Daha sonraları 1983’te, dergi formatı verilerek, Kürtçe yayın hayatına devam etti. 1980 yılının başlarında Roja Nû isminde yayın evi kuruldu. Kürt Dili ve Edebiyatı, Kürt tarihi üzerine altmışa yakın kitap yayınlandı. Yine KOMKAR-Swêd çatısı altında 1998’de kurulan Komaciwan, KOMKAR'ın da desteğiyle, yılda 40 civarında çocuk ve gencin folklor, Kürtçe dil dersi ve müzik dersi almalarını sağladı. Kürt dilinin gelişimi için yayınevi kuruldu.

“Kürt dilinin gelişimi için yayınevi kuruldu”

Ali Çiftçi, tarafından 1988’de Apec Tryck yayınevi kuruldu. Kürtçe, Arapça, Türkçe,Farsça ve İsveç’ce kitaplar basıldı. Kürtçe   kitapların yüzde 90’ı Kürtçe'nin Kurmanci ve Sorani lehçelerinde basıldı. Kürtçe’nin Dimilki (Zazaki) lehçesinde kitaplar basıldı. Bunlar ağırlık olarak, çocuk kitaplarıdır. Kürt dili ve edebiyatı üzerine kitaplar yayınlandı. Çocuklar için bir ansiklopedi yayınlandı. Şimdiye kadar 400 civarında Kürtçe kitap basıldı.

“İç Anadolu Kürtleri ‘‘Weqfa Kurdên Anatolia Navî’yi kurdu”

İç Anadolu Kürtleri aydın ve yazarlarından oluşan bir grup, 1997 yılında " Bîrnebûn " isminde bir dergi çıkardı. Bu dergi genel olarak Kürt dili, folkloru, edebiyatı ve Anadolu Kürtleri'nin tarihini işledi. Daha sonra 2002 yılında 36 Anadolu Kürdü bir araya gelerek, Orta Anadolu Kürtleri Vakfını (Weqfa Kurdên Anatolia Navî) kurdular.

KURDISH BOOK BANK-SARA 1987’de İsveç’in Başkenti Stockholm de kuruldu. Bünyesinde   topladığı Kürt tarihi, edebiyatı ve kültürel değerleriyle bir Kürt Arşivi oluşturdu. 1979 yılında İsveç- Kürt Kültür ve Dayanışma Derneği kuruldu.

“Kürdistan Dernekleri Federasyonu'nun yayın organı olan Berbang 1982’den 2010 yılına kadar düzenli olarak çıkartıldı”

Kürdistan Dernekleri Federasyonu'nun yayın organı olan "Berbang" 1982’den 2010 yılına kadar düzenli olarak çıkartıldı ve Federasyonu’nun kültürel ve sosyal çalışmalarını da içeriyordu. Kurdistan Press, 1986 yılında Orhan Kotan ve arkadaşları tarafından kuruldu. Kürtçe ve Türkçe 15 günde bir çıktı ve yayın hayatını 1992’ye kadar devam ettirdi.

“İsveç’te 1997 yılında Kürt Kütüphanesi kuruldu”

İsveç’te 1997 yılında Kürt Kütüphanesi kuruldu. İsveç’in Başkenti Stockholm’da, rahmetli Nedim Dağdeviren’in çalışmaları sonucu 1997’de Kürt Kütüphanesi kuruldu. Burada, Kürdistan ile ilgili başta Kürtçe olmak üzere birçok dilde kitap dergi, CD gibi eserler bulunuyor. Yazar, araştırmacı ve öğrenciler, tez ve araştırmalarını Kürt Kütüphanesinde yapma olanağına sahipler. Ayrıca kütüphanede değişik konularda konferans ve toplantılar düzenliyorlar.

Kütüphane konusunda yaşanan ilginç bir anıyı bu vesileyle anlatmak isterim. Bir gün İsveçli   bir gazeteci, İsveç T.C Büyükelçiliği’ne telefon açıp, TC. Anayasa kitapçığına İhtiyacı olduğunu söylüyor. Büyükelçilikten, Anayasa kitapçığının kendilerinde olmadığı şeklinde cevap veriliyor.   Bu gazeteci daha sonra Kürt Kütüphanesine başvuruyor ve T.C Anayasa kitapçığını temin ediyor. Bir süre sonra T.C Büyükelçiliği’ni arıyor ve Elçilik memuruna," T.C Anayasa kitapçığına ihtiyacınız olursa Kürt Kütüphanesi’nden temin edebilirsiniz." diyor.

“İsveç Kürt Diasporası, Kürt dili ve edebiyatına çok önemli katkılar sundu” 

İsveç Kürt Diasporası, Kürt dili ve edebiyatına çok önemli katkılar sundu. Fırat Cevheri’nin kurduğu "Nûdem Yayınları"; Kürtçe roman, dil ve edebiyat konulu kitaplar yayınladı. İsveç'te Kürt Kültür Vakfı, 1986 da kuruldu. Kuzey Kürdistan’dan üç kez olmak üzere, 40 öğrenci getirildi. Uppsala Üniversitesi’nde 6 aylık hızlandırılmış eğitimle Kürtçe öğretmenler yetiştirildi. Önemli   çalışmalarından biride, 150 resimli çocuk kitaplarının Türkiye'de basılıp, dağıtılmasıydı.  Çocukların Kürtçe dilini geliştirmeleri için CD’ler hazırlandı.

“İsveç Kürt organizasyonları, Kürdistan’a yönelik yardımlaşma projeleri geliştirdi”

Kürtçe dil öğretmeni Haydar Dıljen’in girişimiyle ve (Skolverket) İsveç eğitim kurumunu desteğiyle, internet üzerinden Kürtçe ders verildi. Şu an bundan tüm dünyadaki Kürtler yararlanabiliyor. Yaşamını İsveç'te sürdürmekte olan Mamoste M. Emin Bozarslan’ın Kürt Dili Edebiyatı üzerine çok değerli çalışmaları, Baxçê Ziman ve A dan Z ye kadar 4 ciltlik Ferhenga Kurdi, Deng Yayınları tarafından basıldı. İsveç Kürt organizasyonları, Kürdistan’a yönelik yardımlaşma projeleri geliştirdi. İsveç Kürt İnsan Haklarını Koruma Komitesi, "Svenka Kommittèn För Kurdernas Mänskliga Rättigher" İsveçli parlamenterler ve tanınmış ünlü sanatçılar tarafından 1989 yılında kuruldu. Birçok çalışmanın yanı   sıra 1991’de 20 ülkeden 240 katılımcıyla Stockholm konferansı gerçekleşti. Bu kurumun Qandil projesiyle Güney Kürdistan'da okul ve yol yapımına katkılar sunuldu. İsveç'te 1997 yılında Çocuk Koruma Derneği "Komak" kuruldu. Bu dernek Güney Kürdistan’daki kimsesiz çocuklara zaman zaman yardımlarda bulundu. 2001 yılında Kürt Federasyonu’na (FKKS) bağlı Kürt Yaşlıları Derneği "Komeleya Salmezinan" kuruldu. Bu dernek faaliyetlerini Stockholm de sürdürüyor.

“Kürt Yazarlar Birliği, (Yekitiya Nivîskarên Kurd)"

Kürt Yazarlar Birliği (Yekitiya Nivîskarên Kurd) 1989 yılında kuruldu. 1995’te isim değişikliği yapıp, "Kürt Yazarlar Derneği" olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Bir dönem de Çıra Dergisi yayın hayatını sürdürdü. İsveç üniversitelerinde çalışan, çeşitli konularda tez yazmış, politikacı ve araştırmacılardan Omer Şeyhmus, Osman Aytar, Sosyolog Resul Awla ve isimlerini sayamadığım birçok değerli şahsiyet bulunmakta. Bunlar çalışmalarıyla, değişik araştırmalarıyla, Kürt halkına önemli hizmetler sundu.

Fransa’da Kendal Nezan’ın başkanlığını yaptığı, Kürt Enstitüsü unutulmamalı. Kürdistan'daki siyasal gelişmeler ve çözüm önerileri konulu bir dizi konferans gerçekleştirdiler. Hêvi dergisi, Kurd1 Tv kanalı ve dört parça Kürdistan’da kadroların katılımını sağlayan Kürtçe dil grubunun Kurmanci lehçesi üzerine yaptığı dokümanter çalışmaları önemlidir. Belli aralıklarla çıkarttıkları Kurmanci dergisi Kürt kamuoyuna yararlı bilgiler sundu. Almanya’da Komkar Federasyonunun yayın organı olan aylık gazete formundaki, Dengê Komkar dergisi de Kürt dili ve edebiyatına önemli katkılar sundu.

“İsveç’te en önemli kazanım Kürtçe çocuk kreşinin devlet destekli kurulmasıdır”

İsveç’te en önemli kazanım, Kürtçe çocuk kreşinin devlet destekli kurulmasıdır. Kürt çocukları için İsveç’te iki dilli kreşin açılması, İsveç Kürtleri'nin en önemli çalışmalarından biridir. 1984 yılında Stockholm şehrind ilk olarak Kürt çocukları için, belediyenin de yardımıyla iki dilli (Kürtçe-İsveç'çe) çocuk kreşi açıldı. Bu gelişme,Kürtlerde sevinç yarattı. Ancak Türk Hükümeti’ni çılgına çevirdi. Kreşin ilk günlerinde Türkiye devlet yetkilileri, İsveç’in Ankara Büyükelçiliği’ne protesto mektubu gönderdi.

“Türkiye, Kürtçe eğitim veren kreşi devletlerarası sorun haline getirdi”

Türkiye, Kürtçe eğitim veren kreşi devletlerarası sorun haline getirdi. Bununla da yetinmeyip, İsveç’in Türkiye Büyükelçisi Haluk Özgül, İsveç Eğitim Bakanlığı’na bir protesto mektubu yolladı. İsveç Eğitim Bakanı'nın sekreteri Silja Strömberg’nin Haluk Özgül’e cevabı ise şöyle oldu; "İsveç’in tutumu tümüyle açıktır. Biz insanlara hangi ülkenin vatandaşları olduklarını sormuyoruz. Bizim için önemli olanın çocukların aileleriyle birlikte yaşamda kullandıkları dilde eğitim görme haklarına sahip olmalarıdır.’’ Kreşe 2-6 yaş sınırındaki çocuklar katılıyordu ve 2000 yıllarına kadar faaliyetlerini sürdürdü. Daha sonraları sayı yetersizliğinden dolayı kapandı. Bu kreşe gitmiş çocuklar, bugün eğitim ve iş hayatında başarılı olan gençlerimizdendirler.

“Avrupa'daki tüm Kürt kurumları lobi çalışmalarını yürütebilme işlevine sahiptirler”

İsveç'te Kürdistan Dernekleri Federasyonu, Almanya’da Kürdistan Dernekleri Birliği - Komkar, Fransa’da Kürt Enstitüsü kültürel çalışmalarının yanı sıra Kürdistan sorunu konusunda birçok uluslararası konferanslar düzenlediler. Fransa’da Kürt Enstitüsü’nün iyi bir lobi oluşturduğuna tanığız. İsveç Kürdistan Dernekleri Federasyonu ve Almanya’da Komkar, Kürdistan halkına yönelik baskıları protesto etmek için, güncel kitle etkinlikleri düzenleme kapasitesine sahipler.

Üç kuşak Kürdün yaşadığı Avrupa diasporasında bilim, kültür- sanat, medya, iletişim vb. dallarda başarılar elde etmiş Kürtlerin hikayesi var mı?

Yahudiler Amerika nüfusunun yüzde 1,2’sini oluşturur. Amerika politikası üzerindeki etkileri, nüfuslarından daha güçlüdür. Diasporanın rolü yalnızca niceliksel insan çoğunluğuyla ölçülemez.   Kürt diasporası, Avrupa'da yaşadıkları toplumun bir parçasıdır artık. Tahminlere göre; Avrupa'da 3,5 milyon Kürt diasporası yaşıyor. Genç ve dinamik üçüncü nesillerimizle, artık Avrupa   toplumunun bütün yaşam alanlarında Kürtleri de görebiliriz. Kürt diasporası yaşadığı ülkenin siyasi parti, resmi kurum ve kuruluşlarında yer alıyorlar. Büyük medya sektörlerinde ve diğer alanlarda, sinema, kültür, spor, sanat, sendika ve iş dünyasında varlar ve kendilerini belirgin kılıyorlar.

“İsveç’te Kürt kadın parlamenter sayısı çok yüksek”

İsveç’te Siyasal temsil kazanan Kürtlerden Nalin Pekgül 2 dönem milletvekilliği yaptı ve bir dönem de İsveç Sosyal Demokrat Kadınlar Kurulunun Başkanlığını yürüttü. Shadiye Hayderi, Sosyal Demokrat Parti’de 2010 -2014 döneminde, Kâmil İsmail Liberal partide 2010-2014 döneminde, Amineh Kakabvveh bağımsız, Serkan Köse Sosyal Demokrat Parti’de milletvekillik yaptılar. Kadır Kasırga’da bir süre milletvekillik görevi yaptıktan sonra, partisi tarafında Stockholm Büyükşehir Belediyesinde önemli bir göreve getirildi. Roza Güçlü Hedin, Lawen Redar Sosyal Demokratlar'da, Gulan Avcı Liberal Parti’de milletvekillik yaptılar. 2019’da Evin İncir’in İsveç Sosyal Demokrat Parti temsilcisi olarak, Avrupa Parlamentosu’na seçilmesinde İsveç Kürt diasporasının önemli katkısı oldu.

“Avrupa siyasetinde hatırı sayılır şekilde Kürt parlamenter çoğunluğu oluştu”

Avrupa siyasetinde hatırı sayılır şekilde Kürt parlamenter çoğunluğu oluştu. Almanya’da; Bêrivan Aymaz Yeşiller Partisi (Grüne) NRW eyaletinde, Cindi Tuncel Bremen Sol Parti’den (Die Linke), Kazım Abacı SPD’de Hamburg eyaleti, Mehmet Yıldız Sol Parti (Die Linke) Hamburg eyaleti, Cansu Özdemir Sol Parti (Die Linke) Hamburg eyaleti ve Muhterem Aras Stutgart Yeşiller Partisi’nden (Grüne) milletvekilliği ve Eyalet Başkanlığı görevlerini üstlendiler. Berivan Aslan Yeşiller Partisi (Grüne) Viyana Parlamentosu’nda. Danimarka’da; Özlem Çekiç Sosyalist Halk Parti (SF), Halime Oğuz Sosyalist Halk Parti’den (SF), Serdar Benli Sosyalist Halk Partisi (SF) Genel Başkan Yardımcılığı ve Zuhal Demir Belçika Federal Parlamentosu Milletvekilliği görevlerini yaptılar ve yapıyorlar. Siyaset Dünyasında ki bu Kürt kadrolar arasında Kürdistani bir tutum geliştirebilmek önemli.

“Spor faaliyetlerinde çok sayıda başarılı Kürt gencimiz var”

Spor faaliyetlerinde çok sayıda başarılı Kürt gencimiz var. Spor dünyasında, Jiloan Hamed, Rawez Lawan, Ferhad Ayaz, Bewar Kerim, Brwan Hekmed Nouri, Adil Kızıl, Özgür Yaşar, Mervan çelik, Herish Kuhi farklı futbol takımlarında futbol oynuyorlar. Arkan Assad tekvandocu ve 2011’de OS da İsveç’i temsilen birincilik elde etti.

“Medya sektöründe, başarılı Kürt şahsiyetleri oluştu”

Medya sektöründe, başarılı Kürt şahsiyetleri oluştu. Dılşa Demirbağ gazeteci ve yazar, Shan İmam Klenell radyo program yapımcısı ve tiyatrocu, Şilan Dıljen radyo program yapımcısı ve DN gazetesinde haber bölümü Şefi Eşref Okumuş gazeteci, Hêlin Pakdemir Aftonbladet gazetesinde, gazeteci ve program yapımcısı, Lawen Mohtadi gazeteci,Tino Sanandeji yazar ve moderatör, Mustafa Can gazeteci, Kurdo Baksi gazeteci ve moderatör.

“Tıp Bilimi alanı sektöründe de önemli başarılar elde etmiş, dünyaya ilham olacak doktorlarımız var”

Tıp Bilimi alanı sektöründe de önemli başarılar elde etmiş, dünyaya ilham olacak doktorlarımız var. Bunlardan yapay kalp yapımının son aşamasına gelmiş Dr. Azad Necar imkansızı gerçekleştirdi. 1988’de kurulmuş Kürt Doktorlar derneğine başkanlık yapmış Dr. Celadet Çeliker, Barzan Bêkes, Kerim Tawfiq ve onlarca yetenekli Kürt doktorlarımız görevlerini sürdürüyorlar.

“Sanat alanında başarılı sanatçılarımız seslerini her tarafa duyurabildiler”

Sanat alanında başarılı sanatçılarımız seslerini her tarafa duyurabildiler. Kültür alanında, rejisör Özz nujen komedyen ve program yazarı, Rojda Şekersöz, Zehra Zhino Rıfat şarkıcı ve müzisyen, Karzan Abdulkerim Kadir rejisör, Kemal Görgü tiyatrocu, Shvan Alladdin tiyatrocu, Soran   İsmail komedyen ve radyo programcısı, Nişti Stêrk tiyatrocu ve komedyen. Hukuk dalında Mahmud Baran, İsveç Yüksek adalet konseyinde Avukat. Yine sayıları çokça artan yetenekli genç Kürt hukukçularımız yetişti. Akademik alanda tanınan ve çeşitli alanlarda tezler yazmış Kürt   şahsiyetlerden Ömer Şexmus, Osman Aytar, sosyolog ve Resul Awla’nın yanı sıra birçok genç akademisyenlerimiz mevcut.

İsveç ve İskandinav ülkelerinde yaşayan Kürtler bulundukları ülkenin değerleriyle ortaklaşabiliyorlar mı? Genelde ne tür sorunlar yaşanıyor?

Avrupa ülkelerinden, Kürtlerin en rahat yaşadıkları ülke İsveç’tir. 35-40 yıl önce çocuk yaşta gelenler ve İsveç’te doğan yeni nesil, kendini "İsveç Kürtleri" olarak tanımlıyor. İsveç toplumuyla kaynaşmış, İsveçlilerle evlilik yapmış, İsveç kültürünü almış birinci ve ikinci kuşak Kürtler, İsveç toplumuyla kaynaşmada herhangi ciddi bir sorun yaşamadı. Bazı aileler kızlarının evlenme   tercihlerine ve yaşam tarzlarını oluşturma seçeneklerine engel olabiliyorlar. İşçi olarak ya da Kürdistan’daki savaş ortamından kaçıp gelen bazı aileler, burada büyüyen çocuklarıyla bu tür sorunlar yaşayabiliyor. Bu sosyolojik birçok nedeni içinde barındırıyor. Bu tarz sorunların çözümü için toplantı ve seminer düzenliyoruz. 15 yıl öncesi ile kıyaslandığında belli bir gelişim düzeyinin yakalandığı söylenebilir.

“Entegrasyon sorunu yaşayan gençler kriminal suçlara bulaşabiliyor”

Entegrasyon sorunu yaşayan gençler kriminal suçlara bulaşabiliyor. Avrupa ülkelerinde uyuşturucu kullanan, kriminal çete suçlarına bulaşan gençlerimiz oluyor. Kürt diasporası için üzücü bir durum. İki yıl içerisinde 20 Kürt gencinin kriminal suç çeteleri çatışmasında hayatlarını kaybetmeleri, İsveç Kürtleri için ciddi bir durum. İsveç’te uyuşturucu ve kriminal suç çetelerine karşı çalışmalar yapmak isteyen sivil toplum örgütlerine yardım yok denilecek kadar az. Bu durum İsveç Kürt kurumlarının çalışmalarını kısıtlıyor. Kürt Federasyonu olarak, uyuşturucuya gençlerimizi kaptırmamak için, etkinliklerimizi sürdürmekte ısrarlıyız.

“İsveç'te, Kürtçenin günlük yaşamda konuşulması, yazılması ve geliştirilmesi için bir kampanya başlattık”

İsveç'te, Kürtçenin günlük yaşamda konuşulması, yazılması ve geliştirilmesi için bir kampanya başlattık. İsveç, yabancı kökenli grupların kendi dilini öğrenmeleri, kültürlerini geliştirmek için çok cömert bir siyasete sahip. Ancak, son yıllarda bu alanda kesintiler yaşandı. Kültürel çalışmalar yürüten yabancı kurumlara verilen yardımlar önemli derecede azaldı. Hıristiyan Demokrat Parti sekreteri Peter Kullgren, okullarda ana dil eğitimi için büyük harcamalar yapıldığını, bu nedenle anadilde eğitimin kaldırılmasını istedi. Buna ilk tepki gösteren İsveç Kürt Federasyonu oldu. Kürtçe dilinin kullanılması ve geliştirilmesi için Kuzey Kürdistan’da başlatılan kampanyalara paralel Kürdistan Dernekleri Federasyonu olarak, Kürtçenin İsveç'te günlük yaşamda konuşulması, yazılması ve geliştirilmesi için, Kürtçe öğretmenlerin desteğiyle bizde bir kampanya başlattık. Çocuklarımızın Kürtçe eğitim görmeleri yönünde talep ve başvuruların artırılmasını örgütlüyoruz. İsveç Kürtleri olarak bu konuda gerek ailelerden gerekse İsveç   eğitim kurumlarından kaynaklanan bazı sıkıntılar yaşıyoruz. Bu sıkıntıların giderilmesi için federasyon olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Olof Palme suikastı ve Fadime Şahindal’ın babası tarafından namus cinayetine kurban gitmesi, İsveç’te Kürtlere bakış açısında olumsuz bir etki yarattı mı?

Olof Palme, aristokrat bir aileden geldiği halde, işçi ve emekçilerden yana demokratik sosyalizmin inşacılarındandı. Aynı şekilde gerçek Kürt dostu bir liderdi. Palme’nin suikast olayı, İsveç’te yaşayan Kürtlerde büyük bir üzüntü yarattı. Kürtler değerli bir dostunu kaybetmişlerdi. Bu olay İsveç Kürtlerinde derin bir acı yarattı. Tüm bu acılar yetmezmiş gibi, dönemin İsveç Polis Şefi Hans Holmer ve İsveç İstihbarat Başkanı Ebbe Karlsson, Palme olayının PKK tarafından   yapılmış olabileceği üzerinde spekülasyonlar yaptılar. Bu spekülasyona Türk ve İsveç basını da katıldı. Olay İsveç toplumunun Kürtlere bakış açısını değiştirdi.

“Olof Palme cinayeti sonrası Kürtler birçok alandan dışlandılar”

Olof Palme cinayeti sonrası Kürtler birçok alandan dışlandılar. O dönemde Kürtler hayatın birçok alanında dışlandılar. Ev kurumları Kürtlere ev kiralamıyordu. Kürtlerin iş bulması çok zorlaştı. İş ilanlarında, firmalar alınacak işçiyi sıfatlandırınca, ‘Kürt olmasın’ vb. İlanlar paylaşıyordu. Polis Kürt derneklerinin kapılarını kırarak baskınlar yapıyor ve dernek üye kayıt dosyasını beraberlerinde götürebiliyordu. Kürtler, İsveç’te üç dört yıl Palme olayının şokunu yaşadılar. Bir gün İsveç polisi katilin başkası olabileceğini açıkladı ondan sonra Kürtler derin bir nefes aldı.

“Fadime Şahindal cinayetinde Kürtleri farklı tanıtma çabası gösterildi”

Fadime Şahindal cinayetinde Kürtleri farklı tanıtma çabası gösterildi. Fadime Şahindal olayında, Kürtleri çocuk katili, kadın katili olarak tanıtma çabası oldu. Fadime’nin babası İsveç’e işçi olarak gelmiş, zamanla kaldığı şehirde bir pizza dükkanı açmıştı. Gece ve gündüzünü işine veriyordu.   Kendi halinde bir insandı. Fadime ise onun kolu kanadıydı, Fadime’ye çok bağlıydı. Fadime’nin bir yabancıya aşık olmasına tahammül edemedi ve bu durum baba ile kızı arasında sorun oldu. Aslında babası ikna edilebilirdi. Ancak, çevre baskısı ve bazılarının bunu özellikle İsveç basınına yansıtma çabası, babayı böylesi bir cinayete koşullandırdı. Bu da Fadime’nin öldürülmesine sebep oldu. Tabi bu sıradan bir olay değildi. Bir babanın kendi kızını öldürmesinin verdiği acı   tarif edilemez. Ben o dönemde FKKS’nin yönetimindeydim. Telefon ve mektuplarla olmadık hakaretlere maruz kaldık.

Fadime Şahindal’ın cenaze töreni çok büyük bir katılımla Uppsala şehrinin en büyük kilisesinde yapıldı. Cenaze törenine İsveç’in büyük prensesi Victoria da katıldı. Fadime olayı, İsveç Kürtleri içerisinde büyük üzüntüler yarattı.

İsveç’te Kürtlerin siyasete katılımları nasıl? Ülke seçimlerinde blok oylara sahipler mi?

Birçok siyasi partiden Kürt parlamenter var. Aslında Kürt diasporası İsveç siyasetinde gerek lokal, gerekse parlamento düzeyinde aktifler. Bu en çok seçim süreçlerinde kendini gösteriyor. Her partiden adaylar görebilirsiniz. Bu konuda çok renkli, genç bir potansiyelimiz var. Ancak, potansiyelin gereği gibi değerlendirmede yetersiz kalıyoruz. Potansiyelimizi parlamento ve Belediye seçimlerinde, blok oya dönüştürmekten uzağız. Avrupa Parlamentosu’na seçilen   Evîn İncir’e İsveç genelinde oy veren Kürtlerin sayıları bir hayli yüksekti.

Avrupa ülkelerinde Kürtlerin karar mekanizmaları üzerinde etkili olabilmeleri için ne tür çalışmalar yürütmelerini önerirsiniz? Kürtler, Avrupa’da lobi çalışmalarında neden merkezileşemiyorlar ve sonuç alıcı argümanlar geliştiremiyorlar?

Öncelikle Avrupa Kürt Diasporasının kendi aralarında bir birlik oluşturması gerekiyor. Ancak, tüm güçleri kucaklayabilen bir mekanizma oluşturulmasında, Kürtlerin farklı düşüncelere ve değerlere sahip olmalarından kaynaklı sıkıntılar yaşanıyor. Örneğin Kürdistani kesimler, Güney Kürdistan'da resmi olarak tanınan Kürdistan bayrağı ve Güney Kürdistan Bölge Hükümeti’nin   kararlarına saygılı ve duyarlı olunmasını istiyorlar.

Bir İsveçli Kürt dostu parlamenter, Güney Kürdistan’da yapılan referandum için; ‘‘Kürtler böylesi bir günde birlik olmalıdır. Siz destek istiyorsunuz, bir diğer kesim gelip referanduma karşı değiliz ama, zamanı değil diyor, başka bir grup referandum Kürtlerin çıkarına değil, karşıyız diyor.’’ demişti. Bu Kürtlerin birlik konusundaki durumunu çok iyi özetliyor. Çalışmalar ya birbirinden kopuk ya dar tutuldu ya da bir başka örgütün inisiyatifiyle başlatılan bir çalışmaya, diğer Kürt   örgütlerinin güvensiz yaklaşımı oldu. Kürt diasporasını bir araya toplayacak, her kesimi kucaklayabilecek, Kürtleri uluslararası alanda temsil edebilecek ve Kürt diasporasının ulusal birliğini sağlayabilecek bir yapıyı şimdiye kadar kuramadık. Bu konu da çalışmalar sürüyor. Umarım bu çalışmalarımız tüm kesimleri kucaklar.