Musa Anter yazarları ve gazetecileri hakkında bazı tespitler…
English Türkçe Kurdî
كوردی عربي فارسى

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM SPOR KÜLTÜR/SANAT
×

Musa Anter yazarları ve gazetecileri hakkında bazı tespitler…

İbrahim GÜÇLÜ

(ibrahimguclu21@gmail.com)

Kürt okumuşları ve yurtseverleri olarak çok kötü bir huyumuz var. Çevremizdekiler sağ iken, hakkında söylemediğimiz şey bırakmayız. Ama o aynı insan öldükten sonra methiyeler dizer, onun kahramanlığından, üstün meziyetlere sahip olmasından, çok becerikli olduğundan bahsederiz. Bizim bu yaklaşımız, bizden sonraki çocuk ve genç kuşaklara kötü bir miras bırakıyor.  Ölen tüm ağabeylerinin, amcalarının, dayılarının, liderlerinin, annelerinin, bacılarının, ablalarının iyi yaptıklarını görüyorlar ve okuyorlar. Böyle olunca da geçmişte neler doğru yapıldı, neler yapılmadı ya da doğru yapılmadı, bir insanın geçmişinde yaptığı olumlu ve olumsuz şeyler nedir, tespit etmek olanaklı olmuyor. O zaman da ders çıkarmak, ciddi bir muhasebe yapmak da ortaya çıkmıyor.

Oysa her insan olumlu ve olumsuzluklarıyla ele alınmalı ve değerlendirilmelidir. Hiç şüphe yok ki bir insanı ele alırken ve değerlendirirken, hakkı ve hukuku ihlal edilmemelidir. O zaman doğru dersler çıkarılır, doğru eğitilir.

Bu doğru Musa Anter için de geçerlidir. Ancak ne yazık ki Musa Anter yazarları ve gazetecileri hep övgülerle dizmekle uğraşıyorlar. Büyük bir kesimi de iki yüzlülük yapmaya devam ediyor.

Musa Anter, 28 yıldır katledilmiş. Katledilişinden sonra her yık hakkında yazılar yazılır. Bu yazılan yazıların hepsi bir ezber ve tabu oluşturmuş durumda. Kimse söylenenlerin dışında bir şey söyleme cesaretini göstermez. Soru sormaz.  Ya da söylenenlerin dışında başka bir tutum gösterildiği zaman da ahlaki olmadığını düşünür.

Bunun kadar olumsuz ve tehlikeli bir durum yoktur.

Oysa en başta Musa Anter’in nasıl öldürüldüğü, kim tarafından öldürüldüğü, PKK ile olan ilginç ve garip ilişkisinin konuşulması ve yazılması gerekir.

Ondan sonra da Musa Anter’in özgün özellikleri, yaptıkları konuşulmalı ve yazılmalı.

                                      *****

Musa Anter’in katledilişinin 28 yılında en fazla yazan ve övgü düzen yazar ve gazetecilerin, PKK/Apocular dışında olan Kürtler olduğunu görüyorum.

Bu yazanların bir bölümü de yaman PKK düşmanı.

Geçmişten beri yıllardır da hep bu hikâye böyle tekrarlanır ve toplumun kulağına üfürülür.

 Musa Anter PKK’li olarak öldürüldüğü halde,  PKK ve PKK’lıların yanında  “kullanım değeri”  dışında bir değeri yoktur.

PKK’nın bu yaklaşımı sadece Musa Anter için de değildir. PKK bütün Kürtlere böyle bakıyor. Kürtleri araçsal bir varlık olarak ele alıyor ve kullanıyor. Başına her türlü çorabı övüyor. Bir gün önce kahraman dediği ve övgü dizdiği Kürd’ü ertesi gün hain olarak tanımlıyor.  Katlediyor.

Musa Anter, PKK’lılar ajandır dedikleri ve kendisinden yüklü bir haraç istedikleri için köyünü, evini, yurdu Kürdistan’ı terk etti.

Kürdistan’ı terk ettikten sonra siyasi anlamda sağa sola çarptı. Doğu Perinçek limanına sığındı.

Sonra da kendisine ajan diyen, kendisini tehdit eden, köyünü terk et diyen, kendisinden büyük HARAÇ isteyen; Kürtlere ve Kürdistan milli hareketine karşı operasyonal bir örgüt olarak kurulan, bu konuda da vazifesini layıkıyla ve fazlasıyla sadece Kürdistan’ın Kuzeyinde değil, Kürdistan’ın bütün parçalarında sömürgeci devletlerle el-ele vererek görevini ifa eden; binlerce Kürt insanını (yurtseverini, ağasını, beyini, aşiret reisini, aydınını, din adamını) katleden, AŞİRETLERİMİZİ BİRBİRİYLE ÇATIŞTIRAN, KÜRDİSTRAN ÖRGÜTLERİNE SAVAŞ AÇAN gerçek anlamıyla “Kürt Kıran” bir örgüte destek oldu, arkadaş oldu, savunucusu oldu, yazarı oldu.

Üstelik Türk Devletinin operasyonal örgütü olarak kurulan, Suriye’nin denetimine geçtikten sonra kendi ağasına Türk Devletine karşı savaş açan PKK’yı ve silahlı mücadelesine karşı devletin savaş açacağı ve her yöntemi kullanacağı ortada iken;  İstanbul gibi metropol bir Türk merkezinde PKK’yı ve silahlı mücadelesini savundu.

Sonrasında da PKK ve JİTEM işbirliğiyle katledildi.

Musa Anter hakkında yazanlar, üstelik bu yazanların önemli bir bölümü de Musa Anter’i “devlet ajanı” görenler. PKK’ya da devlet örgütü diyenlerdir.

Musa Anter hakkında var olan devlet ajanlığı görüşü, 12 Mart 1971 Darbesinden sonra Askeri Hapishanede MİT ile olan ilişkilerine dayandırılır. PKK da bunu olduğu gibi Musa Anter’e karşı kullandı.

Musa Anter yazarları ve gazetecileri bu konuyu hiç araştırdılar mı?

Bu yazan kelli-felli insanlar, Musa Anter gibi yaşlı-başlı, kanat önderi bilinen, Kürt davasında yeri olan bir Kürdün yaptıklarından dolayı hiçbir soru sormayacaklar mı?

Sorgulama yapmayacaklar mı?

Musa ANTER’İN Kürtlerle ilgili ne savunduğunu sormayacaklar mı? Onun Kürdistan için federasyon ya da bağımsız devlet isteyip istemediğini biliyorlar mı?

Ben Musa Anter’in Kürdistan için bir statü istemediğini biliyorum. Musa Anter hakkında bolca ahkâm kesenler ve  yazanlar Kürdistan için ne statü savunduğunu biliyorlar mı?

Musa Anter’e neden ajan denildiğiyle ilgili bir soru sordular mı? Sormadılarsa niye sormadılar? Soruya kartşılık alacakları cevaplardan ve araştırma sonuçlarından mı korktular? Sonucun bir tabuyu yıkacağını istemediler mi?

PKK gibi operasyonal bir örgüte İstanbul gibi bir Türk metropol merkezinde hangi akılla ve neden destek oldun demeyecekler mi?

Seni tehdit eden, sana ajan diyen, köyünü ve yurdunu terk etmene sebep olan, Kürt davasından hapis yatan bir insan olmana rağmen senden büyük haraç isteyen PKK’ya neden destek oldun? Neden arkadaş ve dostun oldun diye sormayacaklar mı?

Ne zamana kadar bu Musa Anter yazarlarının ve gazetecilerinin ikiyüzlülüğü devam edecek.

Kürtlerdeki bu iki yüzlülükle, bir yüzlü toplum, ahlaklı bir toplum nasıl inşa edilecek? 

Bu rezalete ne zaman dur denilecek?

İkiyüzlü olmayanlar ne zaman, ikiyüzlüler kadar her yönden cesur olacaklar?

Diyarbekîr, 29 Eylül 2020