Özel – Bir halkın bağımsızlık yürüyüşü | Kürdistan bağımsızlık referandumunun 3. yıl dönümü
English Türkçe Kurdî
كوردی عربي فارسى

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM SPOR KÜLTÜR/SANAT
×

Özel – Bir halkın bağımsızlık yürüyüşü | Kürdistan bağımsızlık referandumunun 3. yıl dönümü

BasNews/ Özel - Halkın yüzde 93’nün ‘Evet’ dediği tarihi Kürdistan bağımsızlık referandumunun üzerinden 3 yıl geçti. Başta Bağdat yönetimi olmak üzere Ankara ve Tahran aynı tarafta yer alarak bağımsızlık referandumuna karşı çıktı. Kürdistan, ekonomik yaptırımlar ev ambargolarla tehdit edilirken 25 Eylül’e kadar referandumun ‘Ertelenmesi, askıya alınması’ istendi. Ancak dönemin Kürdistan Başkanı Mesud Barzani referandumu ertelemeyeceklerini kararlılıkla ve ısrarla duyurdu. Nitekim 25 Eylül 2017’de Kürdistan’da halk kendi kaderini tayin etmek için sandık başına gitti. 4 parçada yaşayan Kürtler ve Diasporada yaşayanlar bu tarihi günde bağımsızlık referandumuna destek verdi. Sonuç olarak halkın yüzde 93’ü bağımsızlığa ‘Evet’ dedi.

Peki, Kürdistan’da referandum kararı nasıl alındı, ne oldu, 7 Haziran’dan 25 Eylül’e kadar neler yaşandı?

7 Haziran: Tarihi referandum kararı alındı!

Kürdistan Başkanı Mesud Barzani, 7 Haziran’da Başkent Erbil’e bağlı Pirmam’da hükümet yetkilileri, üst düzey siyasi parti temsilcileri ve Yüksek Seçim Kurulu yetkililerinin katılımıyla, Kürdistan bağımsızlık referandumu ile Kürdistan Parlamentosu ve başkanlık seçimi tarihinin belirlenmesi için toplandı.

Toplantıda şu partiler yer aldı: Kürdistan Demokrat Partisi (PDK), Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB), Kürdistan İslami Hareket Partisi (Bizûtnewe), Kürdistan İslami Birlik Partisi (Yekgirtû), Kürdistan Sosyalist Demokrat Partisi (KDSP), Kürdistan Komünist Partisi, Kürdistan İşçi ve Emekçiler Partisi, Emekçiler Partisi (Zehmetkeşan), Kürdistan Kalkınma ve Reform Partisi, Erbil Türkmen Listesi, Irak Türkmen Cephesi (ITC), Türkmen Kalkınma Partisi, Kürdistan Parlamentosu Ermeni Listesi, Aşuri ve Kildani Meclisi, Aşuri Demokratik Hareketi.  Kürdistan Hükümetinin davetine rağmen, Değişim Hareketi (Goran) ile Kürdistan İslami Topluluk (Komel) partileri tarihi toplantıya katılmadı.

Toplantı sonrasında Kürtlerin kaderini değiştirecek tarihi karar verilerek referandumun 25 Eylül’de yapılması kararlaştırıldı. Toplantıda alınan kararlar ise şöyle: 25 Eylül 2017’de yapılması kararlaştırılan bağımsızlık referandumu sadece Kürdistan bölgesinde değil, Kürdistan Bölgesi’nin idaresi dışında kalan Kürdistan topraklarında da yapılacak. Böylece Kerkük, Şengal, Xaneqîn, Mahmur’da da referandum sandıkları kurulacak. Ayrıca referandum gününe kadar, Kürdistan’daki tüm siyasi taraflar, parlamentonun aktif hale getirilmesi, mevcut iç sorunların bir çözüme kavuşturulması ve referandum gibi milli bir mesele karşısında ulusal birliği sağlayacak. Ayrıca Kürdistan’daki ekonomik koşulların iyileştirilmesi, refah seviyesinin yükseltilmesi ve toplumun her kesiminden olan düşük gelirli Kürdistan vatandaşlarının geçim şartlarının iyileştirilmesi için ekonomik projelerin devreye sokulması konusunda anlaşıldı.

Kürdistan Başkanı Mesud Barzani diplomatik görüşmelerin tamamında bağımsızlık referandumundan geri adım atmayacaklarını belirtirken Kürdistan’daki siyasiler de referandum için hazırlıklara başladı.

Mesrur Barzani: Tarihi bir gün

Kürdistan Bölgesini bağımsızlığa götürecek olana referandum sürecinde önemli bir rol üstlenen dönemin Kürdistan Güvenlik Konseyi Müsteşarı ve şimdinin Kürdistan Başbakanı Mesrur Barzani de karara ilişkin şu açıklamada bulundu:

 “Bugün, bağımsızlık referandumunun tarihini belirlemek için Başkan Mesud Barzani başkanlığında Kürdistan Parlamentosu’nda yer alan siyasi parti temsilcileri toplandı ve bağımsızlık referandumu tarihini 25 Eylül olarak belirlendi. Bu, Kürtlerin kendi geleceklerini tayin etmesi açısından tarihi bir gündür ve büyük öneme sahiptir.”

Kararın ardından Kürdistan Bölgesi Güvenlik Konseyi Müsteşarı ve aynı zamanda Kürdistan Demokrat Partisi Politbüro Üyesi Mesrur Barzani de yoğun diplomatik temaslarda bulunuyor.  29 Temmuz’da Washington'da düzenlenen “ABD’nin Bölge’deki Stratejik Müttefiki Kürdistan” konferansına katılan Mesrur Barzani, ABD Kongresi’nin önemli üyelerine, siyasetçilerine, askeri yetkililerine ve karar mekanizmasında etkili olan isimlere Kürtlerin neden bağımsızlık referandumuna gittiğini anlatmıştı.

Dünya referanduma ne dedi?

Türkiye, İran, Irak bağımsızlık referandumuna karşı çıkarken Rusya “Kürtlerin bir ulus olarak umut ve arzularının gerçekleşmesini dilediklerini” söylemişti. ABD’de de ise bazı senatörler bağımsızlığa destek verirken bir kesim ise ‘Irak’ın toprak bütünlüğü’nden yana olduklarını duyurmuştu. Ayrıca ABD referandumun 2 yıl ertelenmesini istemişti. İsrail ise bağımsızlık referandumuna destek veren ülkelerin başında geliyor. Avrupa Birliği’ne üye ülkeler de ikiye bölünmüş bir durumda bir kesim bağımsızlık referanduma destek vermiş bir kesim de önceliğin IŞİD’le mücadele olduğunu ifade ederek ‘Irak’ın toprak bütünlüğü’nden yana olduklarını duyurmuştu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Fransa’nın bağımsızlık referandumuna karşı olmadığını ifade etmişti.

Dönemin Irak Başbakanı Haydar El İbadi, referandumun yasadışı ve anayasaya aykırı olduğunu iddia etmişti. Irak Parlamentosu, referandumun düzenlenmesini reddeden bir karar çıkarmıştı. Referandumun ertelenmemesi ve Kerkük’te yapılacağı kararının ardından 14 Eylül’de dönemin Kerkük Valisi Necmeddin Kerim Irak tarafından görevden alınmıştı.

Kürdistan Parlamentosu yeniden açıldı

Referandumdan kısa bir süre önce Kürdistan Parlamentosu yeniden açıldı. Parlamentoda alınan ilk karar ise bağımsızlık referandumunun 25 Eylül’de gerçekleştirilmesinin onaylanması oldu.

Dört parçayı ve diasporayı birleştiren tarihi gün

Referandum kararının alınmasının ardından Türkiye, Suriye, İran’da yaşayan Kürtler bağımsızlık referandumuna destek vermiş birçok kentte referanduma ilişkin çalışmalar yapılmıştı. ABD başta olmak üzere birçok ülkede Avrupa’da yaşayan Kürtler referanduma destek mitingleri ve panelleri düzenlemişti. 25 Eylül’den bir gün önce ise gözler Kürdistan’a dönerken Kürdistan Başkanı Mesud Barzani, Halepçe’de kaybettiklerimiz ve tüm şehitlerimiz için referandumdan geri adım atmayacağız” açıklamasında bulunmuştu.

Barzani’nin bu açıklamasından sonra özellikle sosyal medyada “YesKurdistan”ve “SeninleyizBaşkanBarzani”  hastagleri ile Kürdistan bağımsızlık referandumuna destek paylaşımları yapılmıştı.

Referanduma 4 parçadaki Kürt siyasi partileri de destek göstermiş birçok parti 25 Eylül günü heyetlerle Kürdistan’da yer almıştı. Türkiye’deki bölge baroları bağımsızlık referandumuna destek vermiş ve gözlemci heyet göndermişti. Referandumdan 1 hafta önce gazeteciler, aydınlar, sanatçılar ve yazarlar Türkiye başta olmak üzere dört parçada ve diasporada bağımsızlık referandumuna destek açıklamalarında bulunmuştu.

Leyla Zana’dan BM’ye referandum mektubu

Referandumdan bir gün önce 24 Eylül’de HDP'li Leyla Zana, dönemin BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e hitaben Kürdistan referandum sürecine ilişkin bir mektup kaleme aldı.

Dönemin HDP Ağrı Milletvekili Leyla Zana mektubunda "Bu demokratik talep sadece Kürdistan halklarının iradesine, onayına bırakılmalı. Haklı ve meşru bir adım olarak ele alınmalıdır”  ifadelerini kullandı.

Leyla Zana’nın BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e yazdığı mektubunun tam metni şöyle:

“Sayın Genel Sekreter Guterres, Dünyanın statüsüz bıraktığı devletsiz, ender halklardan olan Kürtler, geçtiğimiz yüzyılı katliamlar, enfaller, sürgünler, inkar ve asimilasyon politikalarıyla geçirdi. Kürdistan coğrafyası tarihin ve yaşamın hakkaniyetinden uzak anlaşmalarla egemen devletlerin çıkarlarına kurban edilerek parçalandı. Her hak arayışında, devletlerin zalim yüzüyle karşılaştı, farklı bir tanımlamayla etiketlendi ve hedef haline getirildi. Kürtler pek çok farklı kültürel, etnik ve dini çeşitliliklere ev sahipliği yapmış ve hiçbir zaman, hiç kimseye konuştuğu dilden,  etnik kimliğinden veya inancından dolayı zulüm etmemiştir. Yaşadığı tüm haksızlıklara rağmen sabrını, olgunluğunu ve mazlum duruşunu korumuştur. Kürtler, IŞİD barbarlığına karşı binbir bedel ödeyerek hem kendi varlıkları hem de tüm insanlık için onurlu bir mücadele vermiş ve hâlâ bu mücadeleyi sürdürmektedir. Bugün Güney Kürdistan halkları, meşru haklarını talep etmek için referanduma gidiyor. Referandum, halkların taleplerini, nasıl yaşamak istediklerini belirlemek için başvurdukları demokratik ve barışçıl bir araçtır. Bu demokratik talep, sadece Kürdistan halklarının iradesine, onayına bırakılmalı, haklı ve meşru bir adım olarak ele alınmalıdır. Konu Kürtler ve hakları olunca aralarındaki sorunları bir tarafa iterek tarihsel ittifaklarını sürdüren devletler için “seni sevmem ama senden de olmam” sözü miadını doldurmuştur. Onurlu her toplum, her birey, köleliği reddederken komşu onayı beklemez. Güney Kürdistan halklarının özgürlük ve hak talepleri komşu devletlerin ve halklarının hak gaspı olarak görülemez, hiçbir ülkenin milli güvenlik sorunu olarak da görülemez. Komşular haddini aşmadan, sağduyuyla hareket etmeli, tehditlerden uzak durmalı ve sorumlu bir dil kullanarak Kürdistan halklarının demokratik kararına saygı duymalı. Kimse Kürtlerden en temel hak ve özgürlüklerini talep ettikleri için bedel ödemelerini beklememeli! Kimyasal silahlarla bombalanan, sistematik bir şekilde toplu katliamlara maruz kalan, köyleri, şehirleri yakılan, sürgünlere yollanan, dili, kültürü, kimliği yasaklanan, binlerce Kürt Ezidi kadını kaçırılarak köle pazarlarında satılan bir halk daha ne kadar bedel ödeyebilir? Dünya devletleri,  Kürdistan halklarının meşru taleplerini demokratik ve barışçıl yöntemlerle arama iradesine engel değil, aksine var gücüyle destek olmalı. Halkların kendi kaderlerini tayin etme hakkı vardır. Kürdistan halkları da bu haktan muaf değildir. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, Koalisyon güçleri ve bölge devletleri;  Kürdistan halklarına, en çok da Kürt halkına karşı olan sorumluluklarını yerine getirmeli ve tarihsel borçlarına sahip çıkmalılar. Şimdi değilse ne zaman? Artık Kürdün yeter dediği, 21. Yüzyıl Kürdistan’ında,  halkların haklarına ve özgürlüklerine kavuştuğu, tüm diğer halklar gibi eşit ve özgür bir biçimde yaşadığı,  yeni bir demokratik sistemin temelleri atılmalı. Bu referandum yeni bir umuttur. İnkara, yok oluşa, asimilasyona, ötekileştirmeye ve hak gaspına karşı bir çıkıştır. Egemen zihniyetlerin, zorba iktidarların kıyımlarına uğrayan;  farklı kültürlere, etnik kimliklere, dini inançlara sahip Kürdistan halkları ve özellikle kadınları için bir fırsat doğmakta...

Kürdistan halkları son bir haftadır sandığını meydanlarda kurdu ve özgürlük taleplerini tüm dünyaya haykırdı. Hiçbir şey özgürlükten daha değerli olamaz.”

Kürdistan’da, Peşmerge’nin idaresindeki bölgede ve diasporada sandık kuruldu

Referandum kararının alınmasının ardından Kürdistan Yüksek Seçim Kurulu Bilgi İşlem Dairesi Genel Başkanı Karwan Celal Şah, sandıkların Kürdistan’da, Peşmerge’nin idaresindeki bölgelerde ve diasporada kurulacağını duyurmuştu.

Referandumda 4 dilde tarihi soru

Seçmenlere 4 dilde "Kürdistan Bölgesi ve Kürdistan Bölgesi dışında kalan Kürt yerleşimlerinin bağımsız bir devlet olmasını istiyor musunuz?" sorusu yöneltiliyor. Seçmenlerin önünde ise iki seçenek olacak: "Evet" ve "Hayır". Soruda, Kerkük, Diyala ve Ninova gibi farklı etnik grupların yaşadığı fakat Peşmerge kontrolü altında olan bölgeler. Seçmenler referandumda oy verme noktalarından olduğu gibi internet üzerinden de oy kullanabildi.

Karşı çıkanlar da destek verdi

Bağımsızlığa önce karşı çıkan ve bu yönde kampanyalar yürüten Goran referandumdan bir gün önce ‘Evet’ diyeceklerini ve referandumu desteklediklerini açıklamıştı.

Referandum mitingleri

Referanduma giderken Erbil, Duhok, Süleymaniye ve Halepçe’de bağımsızlık referandumuna destek mitingleri düzenlenmişti. Hemen hepsinde Mesud Barzani, Kürdistan halkının desteğini almıştı. Başkan Barzani hemen her mitingde yaptığı konuşmada kurulacak devletin Kürt devleti değil Kürdistan devleti olacağını ve tüm bileşenlerin haklarının tanınacağı vurgusunu yapmıştı. Halepçe mitinginde ise Başkan Barzani konuşurken helikopterlerle halkın üzerine gül atılmıştı.

Tarihi gün 25 Eylül!

Bölge ülkelerinin tüm karşı çıkışlarına rağmen Kürdistan 25 Eylül’de tarihi bağımsızlık referandumunu gerçekleştirdi. Uluslararası birçok gözlemcinin yer aldığı ve dünyanın gözlerini çevirdiği 25 Eylül’de Kürdistan’da halk sandık başına giderek bağımsızlık için oy kullandı.

Öte yandan 90’lı yıllarda Kürdistan’da yaşananlardan dolayı Türkiye’ye göç eden yaklaşık 10 bin Kürt 25 Eylül’de oy kullanmak için Kürdistan’a gitmişti.

Duhok başta olmak üzere birçok kentte halk oy kullanmak için okullarda gece saatlerinden itibaren beklemeye başlamıştı.

Sabah saatlerinde oy kullanma işlemi başlarken Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani ile Kürdistan Güvenlik Konseyi Müsteşarı Mesrur Barzani aynı okulda oy kullanmış ve Mesrur Barzani oy kullandıktan sonra “Bu tarihi gün için yıllarca bekledik” demişti.

Dönemin Kürdistan Başbakanı Neçirvan Barzani de "Komşu ülkelerle ilgili olduğu şeklinde anlaşılmasını istemiyoruz. Bağdat'tan ümidimizi kestiğimiz için bu yola girdik. Kürdistan'da yaptığımız, asla Türkiye için tehdit değildir. Türkiye'nin bizi anlamasını bekliyoruz. Referandum, asla 26 Eylül'de Kürdistan devletini ilan edeceğimiz anlamına gelmiyor" demişti.  Sandıkların kurulduğu birçok yerde halk şeker dağıtmıştı.

“Demokrasiden ödün vermeyin”

Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Politbüro Sorumlusu Mele Bahtiyar Süleymaniye’de oyunu kullandıktan sonra yaptığı açıklamada “Irak’taki partiler ve sayın Abadi böyle bir durumu kabul etmiyor. Peki ne zaman demokratik haklarımızı kullanacağız? Bu demokrasinin olmayışı ve diktatörlüğün ve işgalciliğin varlığından kaynaklanıyor. Demokrasiden ödün vermeyin lütfen. İktidarı iktidarla değiştirmeyin. Diktatörlüğü demokrasiyle değiştirin. Anayasaya uyun. Bizlerin kendi kaderimizi tayin etme hakkı vardır” demişti.

“Kürdistan’ın iradesi siyasi partilerin üzerindedir”

Kürdistan Sosyalist Partisi Genel Sekereteri Heme Hecî Mehmûd, oyunu kullandıktan sonra yaptığı açıklamada şöyle konuştu: “Uluslararası düzeyde tartışma ve diyalog yolunu esas alacağız. Bağdat da kabul ederse referandum sonrası da Badat ile Kürdistan diyalogları devam edecektir. Bağdat’ın olumsuz tepki göstermemesini istiyoruz. Bu dünyanın sonu değil. Referandum sonucu Kürdistan halkının başarısıdır. Halkın bu düzeyde katılması mutluluk vericidir. Bu da referandum iradesinin partilerin iradesinden daha büyük olduğunu gösterdi. Referandum sonrası bazı çevre ve ülkelerden Kürdistan için kutlama ve başarı dileklerini bekliyoruz.”

Tüm partilerden destek

Daha önce bağımsızlık referandumuna karşı çıkan partiler 25 Eylül günü destek verdiklerini açıkladılar. Yani Kürdistan Parlamentosu’ndaki 25 parti referanduma destek verdi. Goran (Değişim) Hareketi Genel Sekreteri Omer Seyid Elî, Süleymaniye’de oyunu kullandı. Oy verme işleminin ardından basın mensuplarına açıklama yapan Goran Hareketi Genel Sekreteri Omer Seyid Elî, Kürdistan’ın bağımsızlığı için ‘evet’ oyu kullandığını söyledi.

Necmedîn Kerîm: Bağımsızlık için oy kullanmak tarifsiz bir duygu

Oy kullandıktan sonra BasNews’e konuşan Kerkük Valisi Necmedîn Kerîm, "25 Eylül 2017 artık tarihe geçecek bir gündür. Kürdistan halkına kutlu olsun diyorum. Sayın Mesud Barzani, Kosret Resûl ve bu sürece destek olan herkese teşekkür ediyorum. Tüm Kerküklülere ve şehit annelerine saygılarımı sunuyorum. Çünkü bugünler onların yarattığı değerler sahnesinde kazanıldı” dedi.

“Başardık!”

Kürdistan Demokrat Partisi (PDK) Politbüro üyesi Hoşyar Zebari, oy kullandıktan sonra Twitter üzerinden oy kullandığı fotoğrafını paylaşarak “Başardık” demişti.

Halkın yüzde 93’ü ‘Evet’ dedi

Halkın yüksek katılım gösterdiği tarihi 25 Eylül bağımsızlık referandumunun sonuçları ise 10 Ekim’de açıklandı. Kürdistan Yüksek Seçim ve Referandum Kurulu, referandumun resmi  sonuçlarını açıkladı. Kurul, 3 milyon 305 bin 935 seçmenin sandık başına gittiğini, katılım oranın % 72.92 olduğunu oyların % 92.73’ünün ‘Evet’, % 7.27’sinin ‘Hayır’ olarak kullanıldığı bildirildi.

Açıklamaya göre referandum sonuçları şöyle:

Seçmen sayısı: 4 milyon 581 bin 255

Oy kullanan seçmen sayısı: 3 milyon 305 bin 925

Geçersiz oy sayısı: 219 bin 990

Geçerli oy sayısı: 3 milyon 085  bin 935

 _____________________

Evet oyu: 2 milyon 861 bin 471

Hayır oyu: 224 bin 468

Evet oyunun oranı:   % 92.73

Hayır oyunun oranı:  %7.27