"Doğu Akdeniz'de askeri varlığımızı güçlendireceğiz"
English Türkçe Kurdî
كوردی عربي فارسى

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM SPOR KÜLTÜR/SANAT
×

"Doğu Akdeniz'de askeri varlığımızı güçlendireceğiz"

BasNewsFransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki tek taraflı adımlarının gerginliğe neden olduğunu söyleyerek, bu bölgedeki askeri varlıklarını güçlendirmeye karar verdiğini açıkladı.

Twitter hesabından açıklama yapan Emmanuel Macron, şunları ifade etti:

“Doğu Akdeniz'deki durum endişe verici. Türkiye'nin tek taraflı petrol arama kararı tansiyona neden oluyor. Komşu ülkeler arasındaki barışçıl diyaloğa izin verilmesi için bu durumun sonlanması gerekiyor.”

Macron, “Yunanistan'ı de içeren Avrupalı ortaklarımızın da işbirliği ile gelecek günlerde Doğu Akdeniz'deki Fransız askeri varlığını geçici olarak güçlendirmeye karar verdim” dedi.

Türkiye, Yunanistan’ın Mısır’la yaptığı ‘deniz yetki sınırlandırma anlaşması’nın ardından Oruç Reis araştırma gemisinin sismik çalışmalar için Akdeniz’e açılacağını, pazartesi günü yayımladığı bir NAVTEX ile duyurdu.

10-23 Ağustos arası geçerli olacak NAVTEX kapsamında, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait iki savaş gemisi de Oruç Reis’e eşlik edecek.

Yunanistan da aynı gün aynı bölge için NAVTEX ilan etti ve Türkiye'nin duyurusunun yasa dışı olduğunu kaydetti.

Yunanistan, gelişme üzerine güvenlik kurulunu toplarken, Türkiye de son durumu haftalık kabine toplantısında değerlendirdi.

YUNANİSTAN - TÜRKİYE GERİLİMİ

Türkiye, 27 Kasım 2019’da Libya ile imzaladığı “Deniz Yetki Alanlarını Sınırlandırma Anlaşması” ile Yunanistan’ın Girit, Karpathos ve Rodos adalarının güneyinde kalan bölgeyi kıta sahanlığı kapsamında gördüğünü ilan etmiş ve bu anlaşmayı Birleşmiş Milletler’e (BM) kaydettirmişti.

Anlaşmanın uluslararası hukuka göre bir geçerliliği olmadığını savunan Atina, 1982 tarihli Uluslararası Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre adaların kıta sahanlığı hakları olduğunu, Türkiye’nin ortaya koyduğu haritanın Yunanistan’ın egemenlik haklarını çiğnediğini ilan etmişti.

AB de Yunanistan’ın açıklamalarını desteklemiş, Türkiye’nin, "yasa dışı" olarak tanımladığı hidrokarbon çalışmalarını durdurmasını talep etmişti.

Siyasi alanda yaşanan bu gerilime rağmen, 2019’un ikinci yarısından itibaren Ankara ile yeni kurulan Atina hükümeti arasında diyalog kanalları açık tutuldu.