Halep Vîlayetindeki Kürtlerin Yüzlerce yıllık tarihi
English Türkçe Kurdî
كوردی عربي فارسى

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM SPOR KÜLTÜR/SANAT
×

Halep Vîlayetindeki Kürtlerin Yüzlerce yıllık tarihi

Osmanlı İmparatorluğu döneminde, Rusya Konsolosunun Halep Vilayetindeki Kürtlerle ilgili raporu:

Bu belge, Çarlık Rusya’sının Halep Konsolosu Viladîmîr Viladîmîrovîç Fon Sîmermane’nin 29 Haziran 1913 yılında Dışileri Bakanlığına (MİD) göndediği rapordur. Viladîmîr Viladîmîrovîç Fon Sîmerman (1855…?) 1875–1879 yılları arasında, Sankt Petersburg Üniversitesi Doğu Dilleri Bölümünde okumuş. Türkçeyi çok iyi konuşan ve 1898 yılına kadar Samsun’da Konsolos yardımcısı olan Viladîmîr Viladîmîrovîç, 1898 Mart ayından itibaren Suudi Arabistan’ın Cidde Konsolosluğana atanmış, oradan da 1909 yılında Halep Konsolosluğuna getirilmiştir.

Rusçadan Kürtçeye çeviri: Dr. Ekrem Önen

Kürtçeden Türkçeye çeviri: Ali Coşar: Mütercim Tercüman (İsveçe,Türkçe,Kürtçe)

L, 95) M.İ.D (Dışişleri Bakanlığı. E.Ö) Rusya İmparatorluğu Halep Konsolosluğu 29 Haziran 1913. No 92. Dışişleri Bakanlığı birinci dairesine (alındı makbuzu: 1 D. 6 Ağustos 1913. No 1805)

30 Nisan’da (No 48 ile) Rusya İmparatorluğu Konstantinapol Konsolosluğu birinci departmanına aşağıdaki bilgileri tebliğ etmek benim için şereftir.

Başkanlığın bu yıl 17 Ocak tarihli (No 316), Kürtlerin Halep Vilayet sınırları dahili (ve yakın zamanda bağımsız bir idare olarak kabul edilen Urfa Sancağı)’nın toplam nüfusu, dağılımı, uğraşıları, konuştukları diller ve sair konulardaki buyruklarını gerektiği gibi derleyip ekselanslarına sunmaktan onur duyarım.

Bildirimlerin gecikme nedenine gelince: genelde Türk tarafında (L 95ob)’a layık, bu tür ciddi bir etüt çalışmasının olmamasıdır.

Bazı bilgileri istenilen düzeyde ve yüzde yüz doğru olmazsa bile vilayetlerdeki resmi makamlardan nadiren elde etmek mümkün olabiliyor.

O yüzden Kürtler hakkında bilgi toplamak için bizzat alan çalışması yaparak, derleyip toparlamak gerekiyor.

Bölgenin yapısı ve şartları itibarıyla bunun zorluklarını tahmin edersiniz. Keza bir diplomatın üzerine çekeceği şimşekleri göz önünde bulundurursanız.

Bu tür bilgiler vilayetlerin merkezi idarelerinden kapsamlı olarak elde edilemiyor.

Ayrıca, farklı nahiyelere dağılan nüfus bilgileri üzerinde detaylı durulmamış. Ben, eldeki çalışmayı karşılaştırabilme amacıyla (Halep Vilayetinin 1324 hicri yıllığını ele geçirerek) ondan faydalandım. Yıllıkta (Salname) her konuda kapsamlı bilgi var ama milletler ile ilgili bilgi yok, sadece dini tasnife göre sıralanmış.

Bir de bu coğrafyada tarafsız ve güvenilir olarak ne Batılıların ne de Doğuluların elle tutulur araştırmaları var. Bu kadarı (L.96) bendeniz tarafından biliniyor.

İMP’nin Konsolosluk arşivine gelecek olursak: benden önceki konsoloslar bu meseleye (Kürtler, E.Ö) dikkatlice eğilmemişler. Raporlarında Kürtlerin hırsızlıkları ile meşhur oldukları ve benzeri şeyleri biraz abartılı bir biçimde rapor etmişlerdir. Onun dışında kayda değer pek bilgi yok. Bence bunun bir nedeni olabilir: rapor etme görevlerini yerine getirme kolaycılığı ve ilginçlikler arama olarak tarif edebilirim.

Konsolosluk arşivinde İMD için konuya ilişkin şu içerikli raporlara rastladım.

-25 Ağustos 1888, No 90

- Aynı yılın 10 Haziran ve 8 Ekim tarihlerindeki, No: 103, 112

- 25 Haziran’dan 3 Temmuz’a, 20 Ekim, 13 Kasım 1901 yılı, No: 43,46,64,76, 91 ve 105

- 22 Ocak’tan Ekim 1902’ye kadar No: 8 ve 105 ayrıca 1908 yılı şubat ayında, No: 14

İbrahim Paşa ile ilgili 24 Haziran, 7 Temmuz ve 25 Eylül 1908’deki raporları gönderdim, No:115, 127 ve 160.

Burada yapılan tüm işlerde beni Kürt sorunu ile ilgili en azından bazı konularda aydınlatacak güvenilir çalışmalara rastlamadım. O nedenle bu konuyu gün yüzüne çıkarmanın (L.96ob) zorlukları olmuştur.

Gerekli bilgilerin derlenmesinde bölge insanı Şex Kâmil Guzzi’nin (Huzzi’de olabilir, Rusçada bazen isimler çevrildiğinde H harfi G harfi ile yer değiştirebiliyor. Örneğin ‘Hasret’ ‘Gasret’ olabiliyor. E.Ö) yardımları olmasaydı bu zorlukları aşamazdım.

Bu şahıs tüm Halep Vilayetini gezip farklı bilgileri teferruatları ile yazılı hale getirmiş, maalesef bunlar henüz yayımlanmamış.

Ona başvurarak, kendilerinin içten ve gönüllü yardımları sayesinde bölgede göçebe olmayıp, yerleşik olan Kürtlerin nüfus tablosunu çıkardım ve büyük bir gururla ekselanslarına arz ediyorum.

Bu ara, Şex Kâmil Guzzi’ye verilmiş bir sözüm var: kendileri yaptıkları çalışmayı neşretmeyene kadar bu bilgiler yayımlanmayacak ve herhangi bir şekilde paylaşılmayacak.

Bu vesile ile zat-ı alileri bu çalışmasını neşredene kadar, derlediğimiz bilgilerin yüzde yüz kendi çalışması ile örtüştüğünü söylemek güç olur.

Görüldüğü gibi çizelgede kalemle işaretlediğim bazı köy isimleri, alan çalışmasındaki anlatımlardandır. Ki ben daha sonra bunları Türklerin yıllığı (Salname) ile mukayese etme fırsatı buldum, örtüşmeyen yerleri ve ekleri bilindiği üzere işaretledim.

 Bu şartlarda ve bu tür bir çalışmalarda resmi kaynakçalar olmadığı sürece karşılaştırılacak yegâne kaynak Türklerin yıllığıdır.

İlk defa diğer kaynaklar (L 97) haricinde böylesi bağımsız bir çalışmada bu kadar değerli bilgiler elde edilmiştir diyebiliriz.

Bütün bu çalışmalarda daha önce gönderdiğim 16 rapor ve şahsi kütüphanemde bulunan ve aşağıda adını zikredeceğim kaynaklardan faydalandım.

-Gartsonî Гарцони (Grammatica et Vocabularie  
  (Rastî правильно: e vocabulario. – Г. К.) della lingua Kurda 
   composti dal P. Maurizio Garzoni, Roma 1787)

- Gramatîka zimanê Kurdî adverbsa Suleymanîyê 
   грамматика Сулейманийского наречия курдского языка 
   Хадзко (Chadzko. Etudes philologiques de 
  la langue Kurde – dialecte de Souleïmanié. Journal Asiatique – 
  extrait No. 4, 1857)17 

-Daha önceki Erzurum Konsolosumuz Jaba’nın Fransızca-Kürtçe olarak yayımlanan sözlüğü.

курдско-французский словарь бывшего консула нашего в 
  Эрзеруме Жабы, опубликованный 
  французом Юсти (Dictionnaire Kurde-Français par Mr. 
  Auguste Jaba, publié par ordre de l’Académie
  Impériale de Sciences par Mr. Ferdinand Justi, St. 
  Pétersbourg, 1879 [463 р.]) 
-Ayrıca son Kürtçe hikayeleri
  и курдские рассказы его же (Recueil de notices et de récits Kourdes par Mr. Alexandre (?) Jaba, (Л. 97об.) St. Pétersbourg, 1879). 

Ekselanslarına yüz akıyla takdim ettiğim raporlara dönecek olursak:

Gartsoni’nin kitabında bahsettiğine göre, babası 18 yıl Mezopotamya’da yaşamış ve 18. yüzyılda epey Kürt mirlik ve beylikleri varmış.

25 gün, boyuna 13 gün, enine yaya yürünen yol hesabı ile buradaki Kürdistan bölgesinin çok geniş bir alanı kapsadığını görüyoruz.

Adı geçen kaynağa göre o zamanlar tanınmış beş Kürt mirliği varmış. Özellikle Bitlis, Çolemerg, Cizre (Botan Mirliği olarak da bilinen) Amediye ve Qaraçolan, ya da transkripsiyonda olduğu gibi, “Qara-Çûvar” Kürtçede ‘dört kara kale’ anlamına geliyor.

Muhtemelen o dönemde bunların dışında Gartsoni’nin babasının yazmadığı irili ufaklı epey mirlik ve hanedanlıklar vardı. Halep’in Batı yakasında Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı bölgelerde 25 günlük yürüyüş yolu ile varılan bölgede Alamperts Hanedanlığı (L 98) vardı. Buranın baş şehrinin Beyazıd olduğu ve hükümdarının Türkler tarafından ortadan kaldırıldığı Gartsoni’nin yazmadıkları arasındadır. 18. yüzyılın ikinci yarısı son çeyreğinde Gatsoni’nin babasının sözünü ettiği Beylül Paşa mirliğinin düşmesinden sonra bunlar farklı farklı isimler aldı. Misal: Qere-Çuvar’ların kendilerine Soran, Türkçe konuşanların kendilerine Baban, Amediye’deki Kürtlerin Behdinan, Çolemerg’dekilerin Şambo, Cezira Bota, Bitlisi gibi.

Aynı şahsın gözlemlerine göre: bu mirlerin bazıları kökenlerini Bağdat Halifeliğine kadar dayandırıyorlar: örneğin, Amediye ve Çolemerg mirleri.

Bütün bu isimler çağımız haritalarında var. Hakkari’deki Kiperta duvar haritasına göre, bunların bazıları Koçonesa’nın biraz Güneyine Mar Şemun Kilisesi yakınlarına düşüyor.

Amediye, Musul’un Kuzeyine, Doğuya göre 41 derece uzunluk, 37 derece enlemesine Kuzeye düşüyor.

Güneydekilerin bazıları (L.98ob) büyük harflerle yazılmış.

Behdinan, Amediye meşhur Selahaddin’inin Amediye Miri İmadendin Zengi’nin torunu Selahaddin Eyyubi’nin şehridir ve orada Qere-Çuvar Kürtleri yaşıyor. Süleymaniye Kürtleri yüzyılımızda Bağdat Vilayeti dahilindedirler.

Cezir ve Bitlisê diye geçen yerler için ise, bir izahat gereklidir. Çünkü bunların bir bölümü yüzyılımızda Kürt olarak bilinmiyor ve kendi aralarında küçük aşiretler, soylar olarak bölünmüş durumdalar ayrıca hangi kökenden geldiklerini kendileri de bilmiyorlar.

Halep Vilayetindeki Kürtler Mezopotamyalı ve kendilerinden evveliler gibi temel diyalektleri olan Kurmanci ile konuşuyorlar.Her şeye rağmen, yerleşik düzene geçmemiş olan Beraziler dışında dil olarak birbirlerini anlıyorlar. Aşiretlerin tümü Halep ve civarına yerleşmişler.

Bunların bazıları farklı farklı bölgelerdeki nahiyelere kendi adlarını vermişler.

Sunduğum çizelgede not olarak işaret ettiğim yerlerde bunların yerleşim birimleri, nüfusları, aileleri, kadın erkek sayısı olarak, uğraşıları, inançları (L 99) ve sair konulardaki bilgileri belirttim.

Halep’teki Kürt köylerinin sayısı 1046’dır. Nüfusları kadın ve erkek olarak toplam123 959 kişiye ulaşıyor.

Türklerin yıllığına göre Halep’in kadın ve erkek toplam nüfusu 903 269 kişi. Bu rakamlara bakıldığında Kürt nüfusunun oranı %13,5 oluşturuyor.

Aynı yıllıkta Müslüman nüfus sayısı kadın ve erkek olarak 759 040 kişi olarak belirtilmiş. Bu rakamlardan hareketle bakıldığında Kürtlerin sayısı Müslümanlar arasında vilayet nüfusunun %16,5 oranına tekabül ediyor.

Gerçekte ise bu rakam doğruların çok uzağındadır. Çünkü Şex Kâmil’in alan çalışması sırasında gösterdiği ve sürekli hareket halinde olan Kürtleri hesaplayıp eklediğimizde, bu resmi rakamlar yarı yarıya yukarıda verilen rakamlarla çelişip, katlanıyor.

İmparatorluk elçiliğinin bu yıl 17 Aralık 361 numaralı Lerx’in, ‘İran Kürtleri ile ilgili bir araştırma’ adlı kitabı hakkında gönderilen kaynakçayı (L 99ob) siz ekselanslarına saygılarımla sunmak istiyorum. Orada adı geçen aşiretler ve kaynakçada bahsi edilmeyen ve

Halep Vilayeti dahilinde olan aşiretler hakkında araştırmalarda bulundum.

Serkanlı, Selifanlı ve Oxianlı aşiretleri burada yok. Onların yukarıda, Mardin ve bağlı bulunduğu Diyarbekir Vilayetinde bulunmaları kuvvetle muhtemeldir.

Benim yaptığım araştırmaya göre, Şeyxanli aşireti burada Barazan aşiretinden olan Kürtlerdir. Bir bölümü de Urfa Sancağına dahil yerlerde, bazıları da Kilise bağlı Şexler nahiyesinde yaşıyorlar ve Halep Sancağına bağlılar. Torun aşireti (Torıni, Kürtlerde genelde aşiret önde gelenlerine deniliyor) ve Mursi aşiretine burada rastlamadım. Barazilere gelince: 8 ayrı kola ayrılıyorlar, Şedadi, Zervanlı, Ketkiyalı, Danayi, Alayedinli, Bidjanlı, Şeyxali ve Xaltanlı.

Bunlar daha çok Urfa Sancağına bağlı Suruç kazası ve etraf nahiyeleri, Eviağaç, Tekyulu, Kabahaydar, ayrıca Halep Sancağına bağlı, Kilis kazasının Şexler nahiyesinde yaşıyorlar.

Nüfusları son nahiye hariç, 376 köye dağılmıştır ve toplamları kadın erkek olarak 27 674 kişidir. Şexler nahiyesini de ekleyecek olursak toplam köy sayıları 426 ve nüfusları da kadın ve erkek toplam 31 502 kişi oluyor.

Suruç kazasında yaşayan Kürtler Hamidiye alaylarına katılan ve talan işlerine bulaşanlardandır, bunu Konsolosluktaki şikayetlerden anlamak mümkün.

Barazilerin bir kolu Urfa Sancağına bağlı Rum Kale’nin Reşi kazasındaki Bazikya aşireti ile birlikte yaşıyorlar.

Şıkaki aşireti, her ne kadar Lerx ve Jaba’nın (Recueil de notices et de recits Kourdes) söylediği gibi Kürt olarak bilinse de (bu doğru değildir, çünkü o aşiret mensuplerı Kürtçe dışında Türkçe de konuşuyorlar) Şex Kâmil, Şıkakilerin Kürt değil, Türkmen olduklarını söylüyor. Yıllığa göre de bir bölümü Halep Vilayet sınırları içinde olanlar bu aşiretin adıyla anılan, (Şekak nahiyesinde oturuyorlar). Bu nahiye Halep Sancağındaki Kilise bağlı ve 34 köyü var.

Haritaya göre Harran’ın Kuzeyinde yaşayan Hasenanlı, Çemikyanlı, Bameryani, Kumenekeş ve Cemaledinli aşiretleri Urfa’nın güneyine düşüyorlar. Yukarıdaki aşiretlerin dışında Urfa ve Kilis’te yaşayan iki aşiret daha var: Şexanlı ve Torun. Şexanlılardan söz etmiştim, diğerini tespit edemedik.

Küçük sayılacak bir bölgede bu kadar aşiretin bir arada yerleşmesi anlaşılır bir durum değil.

Şöyle söyleyecek olursam, Akçakale’nin merkezi olan Harran Urfa’ya yaya olarak 12 saattir. Şex Kamil’e göre Harran üç nahiyeden oluşuyor. Harran’ın kendisi 200 köy. Karamuk 40 köy ve Türkmen Celadi ise 8 köy, bu bölgede daha çok Araplar yaşıyor ama bazıları Kürtçe de konuşuyor.

Yıllığa göre Kılıçlı aşireti Maraş Sancağına bağlı Pazarcık kazasındaki Atmalı ve Sinemilli aşireti ile birlikte yaşıyorlar. Çizelge ve yıllıkta bu iki aşiret farklı isimlerle yazılmış. Çizelgede birincisi, Agercalar Otut-Ağa Atmalı, ikincisi Beyçe Asmanlı olarak yazılmış. Yıllıkta ise, birincisi Bor Ağa-Atmalos, ikincisi ise, Sineminli olarak geçiyor. Atmanlı aşireti Kürtleri Çoradcıklı nahiyesi dahil tüm kazalarda var.

Ayrıca, Sinemilli aşireti Maraş Sancağına bağlı etraf Bazarcık ve Giensun nahiyelerinde yaşıyorlar (Sinemanlı 45 köy ve nüfusları kadın erkek toplam olarak 9 244 kişi. Attalı 29 köy nüfusları kadın ve erkek toplam 5 884)

Barak aşireti Kürt değil, Türkmen ama Kürtçe de konuşuyorlar. (L.101) Ayrıca burada Şıkakiler ve Türkmen olup Kürtçe konuşuyorlar dediğim Kara Hüseyniler de var. Barak aşireti ve Kara Hüseyniler Cebelel Şeyh’de yaşıyorlar.

Süleymanlı ve Tusyanlı diye İki kola ayrılan Kara Bazılki aşireti, Bazıki veya Bezıkiler Halep sancağı Rum Kale kazası Reşi nahiyesinde yaşıyorlar.

Toplamları 91 köy ve nüfusları kadın ve erkek olarak 12 082 civarında. (bu sayıma bazı Baraziler de dahil)

Kızık aşireti Bazıkilerle birlikte Antep kazasına bağlı Kızık ve Xezek nahiyesinde yaşıyorlar. İki nahiyeyi birlikte hesaplayacak olursak 43 köy ve nüfusları kadınlı erkekli 8 245 kişi.

Musadekli aşireti, Kilis’e bağlı ve aynı adla anılan nahiyede yaşıyorlar. 67 köyleri var, nüfusları kadın erkek toplam olarak 5 571. Okça İzinli, ki (gerçek adı Okça İzzedin olacak) bir kolları olan Pencanelerle birlikte başta Akça İzzedin olmak üzere hemen hemen tüm nahiyelerin merkezlerine dağılmış olarak yaşıyorlar. Pencaneler dahil 40 köyleri var ve nüfusları kadın erek toplam 6 371 kişi.

Cum aşireti Kilis’te aynı adla anılan nahiyede yaşıyor. Kürt Vum aşireti mensupları Mehenedindirler, buradan görüldüğü kadar içlerinde Yezidi yok, 50 köyleri var (L.101ob) nüfusları kadın ve erkek toplam 3 918. Burada Bırızli yok, çünkü Latıkiye Halep Vilayetine bağlı değil. Buna mukabil Cebel el Ekrad şehrinde Kürtlerin olduğu doğrudur. Halep’te Kürt mahalleleri bulunmuyor. Kürtlerin Hristiyanlar ve Muhamedanların yaşadıkları yerlerde dağılmış durumda evleri var.

Nışteciyen taifesinden sadece bir Kürt aile var, onlar da tefecilik yapıyor. Uracık ve Sinamerli aşiretleri Maraş sancağına bağlı Nadirli, Hartaleb, Camustıl, Yenice Kale ve Şeker nahiyelerinde bir arada yaşıyorlar. Maraş’ın Elbistan Xeytun merkez, Rum Kale kazaları, Koçabade, Mercemen nahiyeleri dahil her iki aşiret 144 köydür. Nüfusları kadın ve erkek toplamı 22 414 kişidir.

Buralarda Listede adı geçmeyen aşiretlerin dışında da Kürt aşiretleri bulunmakta. (L.102) Şiravi aşireti Halep Sancağındaki Cebel Saman kazasında olup, Yezididirler ve köy sayıları sekizi geçmemektedir. Nüfusları ise, kadın erkek toplam 315 kişi. Fakat Babe kazası İlbekli nahiyesinde kendilerini açıkça belirtmeyip gizlice yaşayan Yezidiler var. Onların köy sayısı 54 nüfusları kadın ve erkek toplam 2 154 kişi.

Anlaşılacağı üzere bunların nüfusları çizelgedeki rakamlardan daha fazla Beylan kazasında Samanlı aşireti Kürtleri 17 köyler. Kara Murat nahiyesi ve Antioxis kazasında da aynı aşiret mensubu Kürtlerin köyleri var. Üst üste 32 köy ediyorlar, toplam nüfusları kadın ve erkek olarak toplam 3 778.

Alişer aşireti, Zeytun Karamurat, Alişer, Beytimurlı, Fernis ve Çığılyanceridi nahiyeleri ve Pazarcık çevresindeki Kuşarcı ve Ceridi’de yaşıyorlar. Ki, bunların hepsi Maraş sancağına bağlıdır. Toplam olarak 31 köyden oluşuyorlar, nüfusları kadın ve erkek olarak 9 512. Listede adı geçen diğer aşireti bulamadık. Bu aşiretin göçebe olup, Batıya göçerek diğer aşiretlerle birlikte yaşıyor olması ihtimal dahilindedir.

Bunlardan (L.102ob) Halep yakınlarında yaşayan ve aralarında sürekli husumet olan her iki aşiret, Mille ve Karakıçlar Fırat’ın diğer yakasına düşüyorlar.

Millelerin aşiret reisliğini meşhur İbrahim Paşa’nın oğlu İsmail Bey yapmaktadır ve merkezleri Diyar Bekir’e bağlı Viranşehir’dir. Karakıç’ların reisliğini Halil Bey oğlu (asıl adını bilmiyorum) yapıyor.

Halep Vilayeti civarındaki Kürt aşiretlerinden Akçadağ (diğer adıyla Arka)’lardan söz edebilirim. Bunlar Harput’a bağlı Malatya sancağından Batıya, üzerinden karı hiç eksik olmayan sarp dağları ile Maraş sancağı Elbistan kazasına kadar uzanıyorlar.

Kızılbaş Akçadağ Kürtleri (burdan gerçek alevi olduklarını anlıyorum) ki, alevi aşiretleri buralarda da var fakat onların hangi aşiretten olduklarını tam anlayamadım.

Rapor gereği olan isim, yer ve rakamlara odaklanmaktan ekselanslarının affına sığınarak biraz uzaklaşıp, dikkatlerini başka bir yöne, Halep Vilayetinin bazı yerleşim yerlerine çekmek isterim. Elbistan kazası, Sivas ve Aleksanderiye vadisi (L.103) arasındaki en yakın yol üzerine düşüyor. Devamında, Maraş, Bazarcık ovası, İslâhiye ovası, Aleksanderiye veya Gavur Dağı üzerinden Yumurtalık, Zeytun, Hadjin ve Dörtyol’a yaya olarak 2 günlük mesafede olan Sis var.

Belki gün gelir kendimizi kısa yoldan Sivas üzerinden Aleksanderiye körfezinde görmek istersek: raporla birlikte göndereceğim ve İngilizce olarak 1912 yılında kaleme alınan, “Some aspects of the Italian-Turkish situation by Cam” broşürüne bakabilirsiniz. Bu isim doğru:

Charles Arthur Myra adında bir Anglo Amerikan, 7-8 yıl önce ülkesinden bir komisyonla buraları dolaşmış, Halep, Musul ve Bağdat’ı ziyaret etmiştir. At almaya gelmiş! Arap atlarının neslini çoğaltarak Amerika’da satmak istiyormuş.

Esas meseleye, Kürtlerle ilgili rapora dönecek olursak, ekselanslarına düzenli bir rapor göndermekten (L.103ob) büyük bir şeref duysam da Kürtlerin kökeni, dilleri, nereden geldikleri ile ilgili bugüne kadar tatmin edici bilimsel verilere rastlamadım.

Xodzko’nun dediği gibi buraların yerli kadim halklarından mı, yoksa sonradan mı geldiler. (104ob) Alimlerin dediği üzere Kürtler her ne kadar farklı lehçelerle konuşsalar ve Küçük Asya milletleri arasında sayılsalar da iki temel lehçe ile konuşuyorlar. Daha önce bildirdiğim gibi: Süleymaniye lehçesi ve Kürtlerin temel lehçesi olan Kurmanci. (Not: Kürt edebiyatı çok zengin. Jaba’nın topladığı hikayelerde 8 büyük şairlerinin adı geçiyor. Bunların hepsi Kurmanci lehçesi ile yazmışlar. Xodzko’nun da sözünü ettiği Şex Ehmedi’nin (Dabin) birçok şiiri var ve Mem û Zin’deki erotik manzumelerin yazarıdır. Leyla ile Mecnun, Ferhat ile şirin, Emin Xerib, Aşık Kerem, Şax İsmail ve benzerlerindeki erotizmi andırıyor.

Aslında iki lehçe arasında, biri Kurmanci konuşurken Süleymaniyeli bir diğerinin anlamaması gibi bir orijinallikleri yok, bilakis. Benim tecrübe ve araştırmalarıma göre Halep civarındaki Kürtlerin tümü temel lehçeleri olan Kurmanciyi konuşuyorlar. Bunu iyice tecrübe etmek için bir ara, Cum aşiretinden bazılarını davet ettim. İçlerinden biri çok bilgiliydi. Ondan Jaba’nın bazı hikayelerini aşiret üyelerine okumasın rica ettim.

Baktık ki, hemen hemen hepsini eksiz olarak anlamışlardı. Ama şivelerinin tam olarak kendi şiveleriyle uyuşmadığını okunan Kürtçede, Farsçanın etkisi olduğunu sohbete eklemeyi ihmal etmediler.

Öyle olması çok doğaldır, çünkü Jaba’nın çalışanı Melle Mahmud Efendi Kürt’tü (L.105) Beyazıd ’da dünyaya gelmişti, ki Beyazıd İran sınırına 3 çeyrek dakikalık bir mesafededir, ayrıca kendileri Tebriz’de eğitim görmüştür.

Daha sonra yaptığım tüm araştırmalar ve gözlemler buradaki Kürtlerin Kurmanci konuştukları ve bunun büyük bir bölgede yaygın olduğu, ayrıca birbirlerini anlamayacak derecede olmadığı yönündeydi.

Kürt kaynaklarımın dediklerine bakılırsa, Alaşkert, Erzurum, Bitlis, Van, Hakkâri, Harput, Diyarbekir ve Musul’dakilerin ekseri Kürtçe konuşuyor.

Diyarbekir ve Harput Vilayetlerinde Zazaca da konuşuluyor. Deyişlerinde bazı farklılıklar ve yer yer birbirlerini anlama zorlukları çekseler de Zazaca konuşanlar ile temel lehçeleri Kurmanciyi konuşanlar birbirlerini anlıyorlar.

Buna mukabil, Behdinan bölgesindeki Amediye ve Süleymaniye’nin bazı bölgelerinde konuşulan Kürtçe ile birbirlerini anlamada bazı güçlükleri var.

Ayrıca Jaba’nın sade ve canlı bir Kürtçe kullandığı söylenemez, hayli Farsça kelimelere yer verdiği aşikârdır. (L.105ob)

Gelelim Kürtlerin diğer milletler, özellikle de Hristiyanlar ile olan ilişkilerine:

Gerçek olan şu ki, yol kesme, talan, hırsızlık, insan değerini hiçe sayma, kindarlık ve öç alma gibi, diğer milletlerde olan karakteristik yarı vahşi özellikler Kürtlerde de var.

Bunda Muhamedanların mantık ve ahlak etkisi olduğu kadar, Arap ve Türklerin de tesiri var. (Türkler, Muhamedanlarla diğer milletleri özellikle Hristiyanlara saldırtarak, sonradan kendilerini insan sever olarak lanse edip, günahları başkalarına yıkmayı severler.)

Fakat Kürtlerin bir avantajı var: Ari ırkından olmaları nedeniyle Avrupai kültürleri özümsemeleri daha kolay. Aynı şeyleri Türkler için söyleyemeyiz, onların (Kürtler, E.Ö) Hristiyanlar ile olan ilişkilerinde bazı yakınmalar olsa da Hristiyanlara karşı Türkler kadar katı değiller. Örneğin, Hristiyan köylerine talan yapacakları zaman amaçları genellikle kendilerine kalacak kadarını alıp götürmek, yakıp yıkma değil (L.106) Ayrıca gözlerine kestirdikleri zaman aynı vurgunu Müslümanlara karşı yapmaktan da geri kalmazlar.

Dini fanatizmin Kürtlerde de güçlü olduğunu söyleyebiliriz. (Hristiyan köylerine saldırdıkları oluyor) Fakat Türklerde olduğu kadar ki gibi katı, zalimane ve Türklerin diğer Müslümanlara öğrettikleri ayarda değil.

Kürtlerde diğer yarı yabani milletler gibi kan dökmekte zorlanmazlar, talan etmek ve öç almak için rahatça adam öldürebilirler.

Fakat Türkler bunu yaparken beraberinde acı, azap ve işkence yapıp ondan zevk alırlar. Buradan, amacım Kürtleri kayırmak değil, her şey görecelidir.

Kürtlerin bu özellikleri Müslümanlığın etkisi ve yaşadıkları koşullara bağlı olabilir. Türklerinki ise, Moğollarla olan kan bağından dolayıdır.

Kürtler yer edinip yerleştiklerinde olumlu yönde değişim ve davranışlara (L.106) girer ve etraflarını etkilemeye çalışırlar, tabii ki Muhamedan değillerse.

Misal, Kafkas sınır güvenliğinden sorumlumuzun Yezidileri övdüğü örnekte olduğu gibi. Kızılbaş olanların Hristiyanlarla aralarının iyi olması ve Müslümanlardan nefret etmesi gibi. Gerçi, yanlarına kâr kalacağını bildikleri zaman onlarda çekinmeden adam öldürmekle iyi bir iş yaptıklarını sanırlar. Eğer bir Kızılbaş bir Müslümanı öldürmezse bile, suyuna ve yedi sülalesine intizar yağdırır.

Hristiyanları seven ve Hristiyanlığın izlerini taşıyan Kürt aşiretleri de var: örneğin Ağcadağ’daki Kürtler gibi. Ekmek yaparlarken hamuru fırına vermeden önce üzerine haç işareti yaparlar. Sünnet törenlerinde kirvenin rolü Hristiyanlıkta olan ‘kiryostni atets’ (Godfather E.Ö) ahvali şahsiyetidir.

Bu yöredeki Kürtlerin sünnet ritüellerinde çocuk birinin kucağına verilir ve bunun Hristiyan biri olmasına özen gösterilir. Kirvelik o kadar kutsal bir mevkidir ki, aşiretin bir ferdi yoluyla kirve olan biri, artık tüm aşiretin kirvesi sayılır. Gerektiğinde bütün aşiret kendilerini kirvesi için göz kırpmadan feda edebilir.

Gönderdiğim haritada Kürtlerin olduğu yerler işaretli, çizelgede ise: Kürtlerin Halep Vilayetinde nahiye usulü dağılımları var. Harita üzerinde Kürtlerin yerleşim yerlerini renklerle göstermem çok iyi olurdu. Maalesef burada nahiye sınırlarını belirleyen haritalar henüz yapılmamış, yok. Ekselanslarına sunmak üzere bu rapor vesilesi ile ele geçirdiğim o haritada Halep civarındaki Kürt aşiretlerinin yerleşim yerleri işaretli. Harita üzerindeki kırmızı noktalı yerleşim yerleri önceden vardı, benim eklediğim isimleri kırmızı harflerle yazdım.

Halep’in Kuzeyine düşen Cebel Samana kazası Halep olarak gösterilmiş.

Türklerin haritada gösterilen yıllığına (Salname) göre Halep’teki Kuek çayı doğrudan buraya doğru akıyor.

Nahiyenin merkezini Türklerin yıllığında gördüm. Tarafımdan daha önceki bir raporda gönderilen resimleri oralara bağlı olan diğer nahiyeler ve birbirleri ile olan ilişkilerini karşılaştırdım. Bütün merkez, kaza ve nahiyelerin nerelere bağlı olduklarını büyük bir gururla aşağıda takdim ediyorum:

Cebel Saman (Halep’in kazası), İlbekli (Çobanbey’in), Kilis (Kilis’in merkez nahiyesi), Akca İzzedin (Kantara’nın (L.107 ob) nahiyesi), Şexler (Mamli’ye bağlı), Cum (Burc’un nahiyesi),  Xezek (Loxan’ın nahiyesi), Kızık (Uçkilise’nin nahiyesi), Beylan (Beylan kazası), Karamurt (Karamurt nahiyesi), Evimağaç Uçkilise’nin nahiyesi), Tekyurlu (Hacı Ali’ye bağlı), Kadahaydar (Kadahaydar nahiyesi), Sereç (Suruç’un kazası), Bazıki (Aram’ın nahiyesi), Reşi (Çardar’ın nahiyesi), Merzaman (Karakuyu’ya bağlı), Nadirli (Kulaguzlü’nün nahiyesi), Camüstü (Uksek-Yüksek’in E.Ö. nahiyesi), Xartaleb (Eni Beyan’a -Yeni Beyan E.Ö bağlı), Enice (Yenicekale E.Ö), Şekeroba (Çolyu’nun nahiyesi), Koçabad (Koçabad nahiyesi), Zeytun (Zeytun merkez’e bağlı), Karatut (Karatut nahiyesi), Alişer (Alişer nahiyesi), Baytimurlu (Baytimur nahiyesi), Fernis (Fernis nahiyesi), Çığlıyan (Çığlıyan nahiyesi), Kuşçucerid (Ori’nin nahiyesi), Atmali (Ağcalar’ın nahiyesi E.Ö). Baçe, Atmanlı, Siniminli (Alibeyuşağı nahiyesine bağlı), Etraf Bazarcık (Bagdin Kebir nahiyesine) Yoksun (Yoksun nahiyesi), Ufaçıklı (Selmanli nahiyesine bağlı), Musa-Bekli (Kara İsmail nahiyesine)

K Ek Belge B.

Bu kazadaki nüfusun tamamı Mehemedi. Şêx Kamil’e göre, Bab kazasının İlbeki nahiyesinin tamamı Kürt ve aşiretleri de aynı adla anılıyorlar. (İlbeki. E.Ö). Çizelgeye göre, 57 köy ve 528 haneden oluşuyorlar, nüfusları kadın ve erkek olarak toplam 2 152.

Türklerin yıllığına göre bu nahiyenin 87 köyü var. Ve bu 30 köy daha fazla anlamına geliyor. Benim çizelgede yaptığım hesaba göre, 24 hane kadın ve erkek olarak toplam 119 kişi oluyor, o da 720 hane ve nüfus olarak kadın erkek toplam 3 570 kişiye çıkıyor.

Bu Kürtlerin tamamı Mehemedi ve rençberlikle uğraşıyorlar. Bunların Kilis kaza merkezindeki hangi Kürt grubuna dahil oldukları anlaşılamadı. Bu nahiyenin yapısı biraz karışık, Kürtler bölgenin dağlık alanlarında yaşıyorlar. Türkler ve Araplar ise aşağı kesimlerde. Tam olarak çıkaramadım, nüfus nezareti kayıtlarında da belirtilmemiş.

Çizelgeye göre Kürtler 8 köy ve 200 hane, nüfusları kadın ve erkek toplam 1 100 kişi. Mehemediler, (L109ob) (Êlek, Okça İzzeddin) İsedine aşiretinden olup yerleşikler, sebze yetiştiriciliği ile uğraşıyorlar, Kürtçe ve Arapça konuşuyorlar.

Aynı kazanın nahiyesi olan ve aşiret adıyla anılan Okça İzzeddin’inin tamamı Kürt. Bunlarla ilgili yer ve nüfus bilgileri Halep Vilayeti yıllığıyla uyuşuyor.

Musa Beki nahiyesinin 32 köyü var, 826 haneler, nüfusları kadın erkek toplam 5 176 kişi. Rençberlik ve hayvancılıkla uğraşıyorlar, Mehemediler, Kürtçe ve Arapça konuşuyorlar. Çizelgelerin son bölümünde bunlarla ilgili bilgiler var.

Şexler nahiyesin tümü Şexanlı ya da (Şexler) aşiretinden, bu nahiyeye adını verenler yani. Tamamı Kürt, 50 köy ve 1286 haneden oluşuyorlar. Nüfusları kadın ve erkek toplam 806 kişi. Şêx Kamil’e göre hepsi Mehemedan, çiftçilik ve ziraatla uğraşıyorlar. Çizelgede bu nahiyeni 6 köyü yıllıktakilerden fazla.

Fakat onun dışında köy ve yerleşim yerleri yıllıkla (Salneme) birbirini tutuyor, Arapça ve Kürtçe konuşuyorlar. (L.110)

Yine, Şêx Kâmil’e göre Çum (Cum) kazasındakilerin tamamı Kürt ve aşiretleri de bu adla adlandırılıyor. Tabloya göre 50 köy, 934 hane, nüfusları kadınlı erkekli 934 kişi. Onlarda ekim-biçim ve sebze işleri ile uğraşıyor, Kürtçe ve Arapça konuşuyorlar ve Yezidi değiller, Mehemedanlar. Türklerin yıllığı ile karşılaştırmada 32 köy fazla çıkıyor.

Yukarıda yaptığım hesaba göre (24 hane ve kadın erkek toplam119 kişi üzerinden). O zaman 768 hane oluyor ve nüfusları, kadın erkek toplam 3 806.

Onun dışındaki şeyler yıllıkla aynı. (L.110)

Xezek nahiyesi Anteb kazasına bağlı, hepsi Kürt ve birbirlerine karışmışlar Xezek ve Kızık’ lardan oluşuyor. Nahiye ismini, geldikleri yerleşim yerindeki aşiretten alıyor. 30 köy ve 1103 haneler, nüfusları kadın ve erkek toplam olarak 6 855 kişi. Dinleri Mehemedi, rençberlikle uğraşıyorlar, (genellikle fıstık ekiyorlar) Kürtçe ve Arapça konuşuyorlar. Sayıları ve yer adları yıllıkla örtüşüyor.

Çizelgenin en sonundaki ve nahiyelere bölünmemiş olan, Kızık Halep Sancağının Beylan Kazasına bağlı

Konsul: V.V. Fon Sîmerman 29 Haziran 1913 (L108-117 )

(L108-117) İliştirilen belge A.

Halep Vilayeti ve Urfa Sancağında yaşayan bazı yerleşik Kürtler: Bu çizelge Halep yerlilerinden Şex Kamil Guzzi’nin yayımlanmamış olan çalışmasındandır. Büyük bir memnuniyet ve bir şartla İmparatorluk Konsolosuna amade etti.

Kendileri bu çalışmasını yayımlamayana kadar, yazarlık hakları ihlal edilmeyecek ve belgeler herhangi bir şekilde kamoyuna sunulmayacak. Fakat bu mesele äle ilgilenen dar çevrelerce kullanmasında herhangi bir mahsur yoktur. (L.109) İlk kolonda Rusça transkripsiyonda görüldüğü gibi yer isimleri bulunuyor, örnek amaçlı bir çizelge gönderiyorum. 

Rus.Transkripsiyon

Yerleşim yerleri

Ev

Erkek

Kadın

Toplam

Halep Vilayet kazası Cebel Saman

 

 

 

 

Başsemra

9

17

20

37

El-zük-el-kısbir

20

25

47

72

Bırc-ül-kazz

4

8

16

24

Basufan

17

38

46

84

Bırc-Hayder

6

9

5

12

Kefer Nabo

3

7

22

38

Sogane

8

16

22

38

Berad

7

13

20

33

Bab Kazası İlbekali Nahiyesi

 

 

 

 

Sandi

33

69

90

159

Kurçi -hulok

11

22

22

44

Zilif

10

28

28

56

Kazılar

14

34

32

66

Arap-gezi

32

40

49

89

Karaca-veren

1

5

11

16

Kara-koz

7

15

9

24

Oca-kuye

8

15

16

31

inkilab

18

33

28

61

Çanaklı

5

10

10

20

Beykerbeki

34

61

63

124

Eyşa

15

28

40

68

Kûz-yaşi

4

3

12

15

Zogra

2

2

5

7

Helman

9

13

17

30

Tel-el-Şair

4

4

7

11

Bulduk

2

4

8

12

Kara-yakub

3

5

5

10

Kalranli

5

5

11

16

(L109) Cebel Saman (diğer adıyla Cebel Leymun) kazası Türklerin yıllığında nahiyelere bölünmemiştir. Buranın idari yönetimi halihazırda geçici olarak Halep merkezdedir.

Bu kazada, 1324 Hicri yılı kayıtlarına göre 113 köy var. Nüfusları kadın ve erkek olarak toplam 25 060 kişi. Bunlardan 74 Handen oluşan ve nüfusları kadın ve erkek toplam 315’i bulan 8 köy ise, Şiravine aşiretinden olan, Kürtçe ve Arapça konuşan Yezidilerdir. (Türkçe bilmiyorlar) ve rençberlikle uğraşıyorlar. 

Rus.transkripsiyondaki yerleşim yerleri

Ev

Erkek

Kadın

Toplam

Mukbils

8

9

17

26

Şubeyb

3

6

7

13

Silcsic

1

2

2

4

Kaya-Turkmen

3

4

5

9

Killis

2

2

2

4

Yusif-bek

2

2

3

5

Lyuls

1

1

1

2

Bab-leymun

20

45

51

97

Taş-kuyu

23

63

58

121

Mamli

6

18

18

36

Ekyüz-Eldyuran

4

10

4

14

Çortan-hyuk

26

48

64

112

Islaxiler

32

59

48

107

Arap-çorlek

5

10

14

24

Şavi

26

48

64

112

Tel-Ayşe

26

41

54

95

Kab-veren

1

18

13

31

Kajkum

26

61

68

129

Kirk-magara

3

5

6

11

Eşekçe

4

5

4

9

Kuz-yaşik

4

2

5

7

Boz-hulok

2

2

5

7

Zogra

2

2

5

7

Bel-veren

4

4

7

11

Kara-kulu

5

4

10

14

Eyn-El-Beyda

2

5

3

8

Çukur-veren

1

2

2

4

Kara-taşli

5

5

14

19

Keçeli

1

2

4

6

Deve-hulok

7

7

11

18

Baltacik

4

5

3

8

Heci fakli

2

4

2

6

Kenderis

2

2

22

4

Deknsk

1

15

 

3

Hul-oğlu

3

3

20

8

Ez-ziyars

6

23

47

43

Kodcarli

19

48

48

95

Ek Belge B.

Bu kazadaki nüfusun tamamı Mehemedi. Şêx Kamil’e göre, Bab kazasının İlbeki nahiyesinin tamamı Kürt ve aşiretleri de aynı adla anılıyorlar. (İlbeki. E.Ö). Çizelgeye göre, 57 köy ve 528 haneden oluşuyorlar, nüfusları kadın ve erkek olarak toplam 2 152.

Türklerin yıllığına göre bu nahiyenin 87 köyü var. Ve bu 30 köy daha fazla anlamına geliyor. Benim çizelgede yaptığım hesaba göre, 24 hane kadın ve erkek olarak toplam 119 kişi oluyor, o da 720 hane ve nüfus olarak kadın erkek toplam 3 570 kişiye çıkıyor.

Bu Kürtlerin tamamı Mehemedi ve rençberlikle uğraşıyorlar. Bunların Kilis kaza merkezindeki hangi Kürt grubuna dahil oldukları anlaşılamadı. Bu nahiyenin yapısı biraz karışık, Kürtler bölgenin dağlık alanlarında yaşıyorlar. Türkler ve Araplar ise aşağı kesimlerde. Tam olarak çıkaramadım, nüfus nezareti kayıtlarında da belirtilmemiş.

Çizelgeye göre Kürtler 8 köy ve 200 hane, nüfusları kadın ve erkek toplam 1 100 kişi. Mehemediler, (L109ob) (Êlek, Okça İzzeddin) İsedine aşiretinden olup yerleşikler, sebze yetiştiriciliği ile uğraşıyorlar, Kürtçe ve Arapça konuşuyorlar.

Aynı kazanın nahiyesi olan ve aşiret adıyla anılan Okça İzzeddin’inin tamamı Kürt. Bunlarla ilgili yer ve nüfus bilgileri Halep Vilayeti yıllığıyla uyuşuyor.

Musa Beki nahiyesinin 32 köyü var, 826 haneler, nüfusları kadın erkek toplam 5 176 kişi. Rençberlik ve hayvancılıkla uğraşıyorlar, Mehemediler, Kürtçe ve Arapça konuşuyorlar. Çizelgelerin son bölümünde bunlarla ilgili bilgiler var.

Şexler nahiyesin tümü Şexanlı ya da (Şexler) aşiretinden, bu nahiyeye adını verenler yani. Tamamı Kürt, 50 köy ve 1286 haneden oluşuyorlar. Nüfusları kadın ve erkek toplam 806 kişi. Şêx Kamil’e göre hepsi Mehemedan, çiftçilik ve ziraatla uğraşıyorlar. Çizelgede bu nahiyenin 6 köyü yıllıktakilerden fazla.

Fakat onun dışında köy ve yerleşim yerleri yıllıkla (Salneme) birbirini tutuyor, Arapça ve Kürtçe konuşuyorlar. (L.110)

Yine, Şêx Kâmil’e göre Çum (Cum) kazasındakilerin tamamı Kürt ve aşiretleri de bu adla adlandırılıyor. Tabloya göre 50 köy, 934 hane, nüfusları kadınlı erkekli 934 kişi. Onlarda ekim-biçim ve sebze işleri ile uğraşıyor, Kürtçe ve Arapça konuşuyorlar ve Yezidi değiller, Mehemedanlar. Türklerin yıllığı ile karşılaştırmada 32 köy fazla çıkıyor.

Yukarıda yaptığım hesaba göre (24 hane ve kadın erkek toplam119 kişi üzerinden). O zaman 768 hane oluyor ve nüfusları, kadın erkek toplam 3 806.

Onun dışındaki şeyler yıllıkla aynı. (L.110)

Xezek nahiyesi Anteb kazasına bağlı, hepsi Kürt ve birbirlerine karışmışlar Xezek ve Kızık’ lardan oluşuyor. Nahiye ismini, geldikleri yerleşim yerindeki aşiretten alıyor. 30 köy ve 1103 haneler, nüfusları kadın ve erkek toplam olarak 6 855 kişi. Dinleri Mehemedi, rençberlikle uğraşıyorlar, (genellikle fıstık ekiyorlar) Kürtçe ve Arapça konuşuyorlar. Sayıları ve yer adları yıllıkla örtüşüyor.

Çizelgenin en sonundaki ve nahiyelere bölünmemiş olan, Kızık Halep Sancağının Beylan Kazasına bağlı

Not: Bu belgeyi çok önceleri, Rus Dışişleri İmparatorluk Arşivinde çalışırken çıkarmıştım. Şu sıralar şahsi arşivimi düzenlerken gözüme ilişti ve Rusçadan Kürtçeye çevrilmesinin yararlı olacağını düşündüm. E.Ö.