LAW REŞÎD VE ŞEFİKA
English Türkçe Kurdî
كوردی عربي فارسى

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM SPOR KÜLTÜR/SANAT
×

LAW REŞÎD VE ŞEFİKA

Telaşla çarşafını giyinirken, aklında son kez kardeşini görmenin dayanılmaz heyecanı vardı. Kuşluk vaktiydi, uyuyan oğullarına bakıp iç geçirdi. Kemal’in izinden gitmelerini istememişti. Ona ihanet etmiş gibi bunun derin pişmanlığını duyuyordu şimdi. Haber yanlış değilse üç gün içinde idam edilecekti. Evden koşar adım çıktı. Delik deşik olmuş ve güneşte rengi solmuş çarşafının yırtık halini ilk defa önemsememişti. Koşar adım evden çıktığında sokakları bomboş gördü. Tevkif evine vardığında nefesi kesilecekti neredeyse. Onu kapıda karşılayıp kardeşine götüren kişi renkli gözlü çocuk denecek yaşta bir askerdi.

Şefika, acıdan kavrulmuş yüzüyle kardeşini karşısında görünce iki damla gözyaşı yanağında usulca aşağıya aktı. Zincirli bilekleri mâni olmasaydı, geçen günlere inat sımsıkı sarılırdı Şefika’ya. Kardeşini bu kadar güçlü göreceğini tahmin etmemişti. Tebessümlü yüzünün arkasında çelik gibi bir irade seziliyordu. Uzun uzun konuştular. Hatta bir seferinde ağız dolusu kahkaha bile attılar. Şefika ayrılmaya yakın kardeşinin kavruk tenine yayılan sıcaklığa baktı, “Berxê nêr, bona kêr,” dedikten sonra yanından ayrıldı.

Kemal Fevzi ile kardeşi Şefika arasında konuşulanları bilmiyoruz. Şefika’nın kardeşi Kemal’e söylediği son söz dışındakilerse sadece birer kurgudan ibaret.

“Devletlerin büyük arşivleri ve büyük yalnızlıkları olur.” Büyük yalnızlıkları olan devletlerin arşivlerinin girişinde bu ve buna benzer sözler yazılıdır. Çünkü birçok devletin tarihi güçlükle yaratılmıştır. Güçlükle yazılan bir tarihin saklı odalarında kansız tek bir özdeyiş bile bulunmaz. Yazıladuran her söz, çekilen her acı, akan her gözyaşı, kazılan her mezar, ölen her insanın hayatı kâğıtlara aktarılır ve arşiv denen mezarlıklara defnedilir.

Arşivde yalnızca kâğıt saklanmaz, capcanlı bir yaşam da saklanır. Dosyalarda kâğıttan ziyade yalnızlık, ölüm, haykırış, kaygı, aşk, sevgi, ölüm ve daha birçok insani duygunun izleri saklanır. Her dosya kendi kişisel tarihine ve bilincine sahiptir. Dosyaları kurcalamak, tozuna bulaşmak, türlü haşerenin pisliğini temizlemek ve istenilen belgeye ulaşmak oldukça meşakkatlidir.  Her belge ve bilginin o tozlu raflarda olduğu gibi muhafaza edilmesi, arşivi görev edinmiş birisi için yegâne arzudur.

Devletlerin arşiv memurları olduğu kadar, kendini devletsiz ulusların unutulan insanlarına adamış tarihin gizli arşivcileri de vardır. Devleti olmayan ulusların büyük arşivleri yoktur belki, ama büyük arşivcileri vardır. Kendini bu unutulmuş insanlara, onların hikâyelerine adamış insanlar da olmasa hepten tarih denen karanlıkta yok olup giderlerdi.

Unutulanların kaydını tutmaya çalışanlardan biri de Malmîsanij’dır. Kemal Fevzi ile kardeşi Şefika arasında bir diyalog geçtiğini, Şefika’nın kardeşine son sözlerini onun “Bitlisli Kemal Fevzi Ve Kürt Örgütleri İçindeki Yeri” isimli kitabından okuyoruz. Kitabın bir yerinde “Law Reşîd mi, Lawê Reşîd mi?” diye bir alt başlıkta Kemal Fevzi’nin diğer kardeşinden bahseder. “O dönemde Arap harfleriyle yazılan Kürtçe tamlamaların genellikle Farsça (ve Osmanlıca) kurallarına uygun biçimde yazıldığı düşünülürse Bozarslan’ın “Law Reşîd” diye okuduğu adı, hem “Law Reşîd” hem de ”Lawê Reşîd biçiminde okumak mümkündür ve söz konusu ad ikinci biçimiyle okumak akla daha yatkındır. “Reşîd’in oğlu” anlamına gelir. Kurmanci lehçesinde bunun yerine Kurrê Reşîd demek de mümkündür.”[1]

Hikâye çok eski değildir, buna rağmen hakkında yazı yazılan kişiye ulaşmanın ne kadar güç olduğunu anlıyoruz. Eğer bu kadarını bile biliyorsak bunda gizli tarih arşivcilerinin payı çoktur. Fazla söze gerek yok, zira tarihin dışına atılmış insanların hikâyesine ulaşmanın güçlüğü ortada. Malmîsanij ve onun gibiler bir topluma bellek kazandırmanın güçlüğünü bile bile bunda ısrar eder.

Law Reşîd’in, Şefika’nın önemli insanlar olup olmadığını bilmiyoruz. Hakkında bildiğimiz tek şey Kemal Fevzi’nin kardeşi oldukları. Bu ufacık bilgi bir insanı tanımak için yeterli midir, pek tabii ki hayır. Ama bazen ufacık bir bilgi, tarihin gizli arşivinin ipini elinde tutar. O ipin nereye gittiğini bulmaya çalışmak, bazen insanı çekilen acılara, bazen kahramanlıklara, bazen umut dolu aşklara, bazen bir milletin dramına, bazen de küle dönmüş bir geçmişe götürür. O ipin ucunu tutmak insanı koca bir bilgi denizine taşır. Law Reşid ve Şefika’nın sıradan insanlar olup olmadığını bilmiyoruz. Kim bilir belki de onlar, unutulan, tarihine dışına itilen insanların yaşamına giden ilk basamaklardır.

Bir yazarın vefası yazdıklarıdır.

Bu yazı cefakâr arşivcilere gelsin.

[1] Malmîsanij, Bitlisli Kemal Fevzi ve Kürt Örgütleri içindeki Yeri,1. Baskı, Stockholm 1993.