Deve dikenleri ekildi topraklarımıza
English Türkçe Kurdî
كوردی عربي فارسى

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM SPOR KÜLTÜR/SANAT
×

Deve dikenleri ekildi topraklarımıza

Şeyhmus Özzengin

İşgal meşru, Kanımız ucuz ve kiralik kalemlerin hedef şaşırtan naraları...

PKK değil, özgür topraklar saldırı altındadır. Kışkırtıcı kiralik kalemler; yenilmiş savaş metodları ile Kuzey Kurdistan‘da bütün direnme dinamiklerimizi tükettiler. Şimdi savaş naraları ile Güney Kurdistan’ı da tüketmek istiyorlar. Buna izin vermemek lazım.

Türk devletinin işgal hareketine karşı çıkmak için, Güneyi suçlamak gerekmiyor. Eğer siz dostları çoğaltmak ve dümanları azaltmak istiyorsanız bunu yapmamanız gerekir. Demekki bu işte kötü niyetli ve kiralıksiniz, kurdlere hizmet etmiyorsunuz. Ama PKK‘nin bu kiralık kalemleri bunu yapiyor.

Neden?

Çünkü Türkiye’yi ve İran’ı derinlemesine Özgür topraklara çekmeye çalışiyorlar. Bunu yaparken de PDK ve Barzanî ailesini „işbirlikçi“ olarak gösterip, Türk devletinin işgalını Kurd halkının nezdinde meşru göstermek istiyorlar. Oyun çok açık ve net.

Evet Türk devleti Güney Kurdistan’ı işgal ediyor! Bu işgale karşı durmamız ve oyunu bozmamız lazım. Her Kurdperwerin görevi bu.

Bu işgalı sağlayan PKK’dir. Türk ve İran davetlerine davetiye çıkaran PKK’dir. Buna zemin hazırlayıciları da bu kiralık kalemlerdir. Derinlemesine İran ve Türkiye’nin bölgeye yerleşmesini ve Kurdlerin elinde kalmiş bir avuç özgür toprakları da yoketmesini istiyorlar. Bunun için PDK ve Barzanî ailesine saldırıyorlar. Çürkü hedeflerinde bu ulusal damarı yoketmek var ve bütün güçleriyle bu ulusal ve direngen damara yükleniyorlar.

Bakın PKK’nin kiralik kalemleri, Türk devleti özgür topraklara saldırırken, işgal ederken neler yaziyorlar..Nasıl da hedef şaşırtiyorlar!

Selim Fırat adında kiralik bir kalem, sanki Türkiye ve PDK arasındaki ilişkilere şahitmiş gibi, „emin“ ama düşmanca bir dille; „Türkiye’nin başlattığı saldırıların, özellikle de KDP’nin onayıyla gerçekleştiği biliniyor.“(!) (özgün politika) diyor.

Açık bir yalan ve ters algı metoduyla hedefi Türkiye değil, PDK olarak gösteriliyor. Çünkü Güney Kurdistan‘ın bir hukumeti olduğunu, bir parlementosu olduğunu, hukuk ve sağlıklı işleyen sistemiyle özgür toprak olduğunu kabul etmiyor, kabullenmiyorlar. Kendilerine yukardan gelen emir böyle..

Kiralık kalem Selim Fırat, Varto Tarihi yazarı, ajan ve ucuz işbirlikçi Mehmet Fırat’ın yegeni.

Adı ile kahraman olmuş, 40 yıllık türk devletine hizmetiyle nam salmiş, „kahraman“ olmuş,  sonra atanmayla PKK kiralik kalemleri arasında yer almaya terfi edilmiş  diğer bir zat ise, Ahmet Kahraman. Her fırsatta PDK ve Barzanilere saldıran bir zat. Kaleminde , Celal Talabani’nin oğlu, Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (YNK) lideri Lahur Şeyh Cengi Talabani’den alıntılarla başliyor. İşbirlikçi ve hayinler birbirlerini tanır ve bilirler, kollarlar. Lahur Şeyh Cengi, Suleymaniye çetesinin başı, İran’la işbirliği, Kerkûk ihanetçisi olarak Kurd dünyasında naletli bir isim. Ama kalemini oynatmak için bu isme sığınıyor Bay „kahreman.“ Diyor ki:

„O nedenle, Celal Talabani’nin oğlu, Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (YNK) lideri Lahur Şeyh Cengi Talabani’in bir sözünden hareketle, Başûr bir ailenin veya aşiretin değil herkesin, bütün Kürtlerin yurdudur. Tıpkı Bakur, Rojava ve Rojhilat gibi…“ (özgün politika)

Ahmet Kahraman burda Lahor Şêx Cengî ihanet çetesini referans göstererek, „Kurdistan toprakları, Barzani aşireti’nin malı değildir“(!) diyor. Ama unutuyor.

Barzani ailesi; 200 yıllık Kurdistan tarihinin en kutsal, en değerli ve sürekli kendilerini yenileyerek, geliştirerek, şanlı ulusal direniş tarihimizin yüzakı olduğunu unutuyor. Kurdistan ulusal-milliyetçi damarın temsilcisi ve mirasçisi bir aile. Ulusçu ve milliyetçi olmadan hiç bir ulus devletleşmemiştir. Bu aile bu bilinçle „bu topraklarım bizim“ diyor.

Ahmet Kahraman, bilinçli bir saldırı ile, kendi işbirlikçi ve kiralik kalem tarihini gizlemeye çalışiyor. Oysa Ahmet Kahraman tarihi boyunca kiralik bir kalem olarak iş gördü. 45 yılı Türk devletine hizmetle geçmiş, geri kalanında ise PKK medyasında kiralik kalem olarak atanmiştir.

Bunları saymakla bitmezler. Bir merkezden düğmeye basıliyor ve hepsi bir arada PDK ve Barzani ailesine saldırmaya başliyorlar.

Harekete geçirilmiş bir başka kalem ise Sara Aktaş’tır. O da ömründe bir Barzani’yi tanımamiş, görmemiş, bir satır demeçlerini dinlememiş, ama kadın edasiyle görmediği, tanımadığı Barzanilere düşman olmayı marifet bellemiş. Çünkü bu yazar kadrosu içinde başka ne öğrenilir ki?

Kiralik kalem ve ısmarlama yazılar olduğu, kullandıkları dillerinden net bir şekilde anlaşıliyor. Sara Aktaş’da diğerlerinden geri kalır mı? Bakın ne diyor:

„KDP ve Türk devletinin işbirliği ile 15 Haziran 2020’de bir kez daha Mexmûr, Şengal, Zap, Qendîl ve Xakurkê’ye hava saldırıları gerçekleşti.“ (özgür politika)

Bir başka kiralik ve görevli kalem, PKK stratejisti, akıl hocası Ferda Çetin. Türk Özel Harb Dairesi gibi çalışan kiralik bir kalem. Türk devleti Güney Kurdistan’a saldırmadan üç hafta önce, Ferda Çetin, Güney Kurdistan, PDK ve Barzani ailesini hedef göstermeye başladı. Sanaryolar üretti ve basına verdi. Yaratmak istediği ters algiyi kendi medyalarındaki okuyucuya sundu. Türk devletinin işgal hareketinde, hedef olarak Güney Kurdistan ve Barzani ailesi olduğunu ilan etti. Saldırı başlayınca da o da pêş pêşe şu cümlelerle saldıriyi yoğunlaştırdı;

"Hava saldırıları ve katliamların ardından Türk üslerinin kapatılmasını isteyen Güney Kürdistanlılar sokaklara çıkmaya hazırlanırken, KDP Türk üslerini korumak için 3 bin peşmerge gönderdi. Peşmergeler Şeladizê, Bamernê ve Amediye’deki Türk üslerinin etrafına konuşlandırıldı.(ANF)"

Yani düşman Türk devleti değil, PDK’dir demek istiyor. Bütün bu saldırılara rağmen, Kurd kamuoyuna PDK ve Barzaniler neden bizim için savaşmiyorlar gibi bir de serzeniş var. Peki daha türk devlet saldırıları başlamadan işbirlikçi ilan ettiğiniz, düşman ilan ettiğiniz bir güç neden sizi savunsun?

Güney Kurdistan sadece kendi halkı, kendi topraklarını savunmakla mükelleftir. PKK’de bağlı olduğu Kuzey Kurdistan topraklarında savaşmakla mükeleftir ve Diğer parçalardaki Kurd siyasi-askeri güçlerine, hak ve hukukuna saygı duymak durumundadır.

29.06.2020