"Kürt Dil Bayramında Kırmanckî konulu kollektif çalışma"
English Türkçe Kurdî
كوردی عربي فارسى

HABERLER GÖRÜŞ RAPOR SÖYLEŞİ EKONOMİ MULTİMEDİA YAŞAM SPOR KÜLTÜR/SANAT
×

"Kürt Dil Bayramında Kırmanckî konulu kollektif çalışma"

Serpil Güneş

BasNews – Kürtçe’nin Kirmanckî lehçesi üzerine akademik düzeyde bir çalışma niteliğindeki “Yazınsal Varoluştan Akademik Literatüre Kırmancca (Zazaca)  M. Malmîsanij’a Armağan” adlı kitap 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı’nda Vate Yayınevi tarafından basılarak raflardaki yerini aldı.

Bir grup Kirmanc/Zaza akdemisyen ve yazarın kollektif çalışması olarak çıkan kitap, Mardin Artuklu Üniversitesi Kürt Dili ve Kültürü bölümünde görev yapan Dr. Shahab Vali’nin koordinatörlüğünde hazırlandı.  Sekiz bölümü Türkçe iki bölümü ise Kirmanckî (Zazaca)  olmak üzere on makaleden oluşan kitap, Kürtçe’nin Kirmanckî lehçesinin duayen ismi olarak kabul edilen M. Malmîsanij hocaya armağan edildi. Kürtçe’de bir hocaya armağan edilen ilk kitap olan çalışma Malmîsanij hocanın biyografisi başta olmak üzere, Kırmanclar ve Kırmanckî üzerine farklı konularda yazılmış bölümlerden oluşmakta ve söz konusu alana ilişkin önemli bir kaynak olmayı vaad ediyor.   

Kitap çalışmasında Malmîsanij’ın biyografisini kaleme alan akademisyen, gazeteci-yazar Mutlu Can ile 15 Mayıs’ta okuyucularıyla buluşan “Yazınsal Varoluştan Akademik Literatüre Kırmancca (Zazaca)  M. Malmîsanij’a Armağan” kitabının yazım süreci, Kirmanckî lehçesinin gelişimi, önündeki engeller, bu konuda yapılması gerekenler ve çalışmaya ilham kaynağı olan M. Malmîsanij hoca üzerine konuştuk.

- “Yazınsal Varoluştan Akademik Literatüre Kırmancca (Zazaca)  M. Malmîsanij’a Armağan” adlı kollektif kitap çalışmanız bugün  Vate yayınevi tarafından yayımlandı. Öncelikle sorabilir miyim bu çalışmanın fikri nasıl doğdu? Ne kadar sürede tamamlandı?

Bu çalışmanın fikri 2018’de doğdu. Ancak sorunuzu tam yanıtlamak için Mardin Artuklu Üniversitesi Kürdoloji Bölümün’de hâlen görevini sürdüren, değerli akademisyenimiz saygıdeğer Shahab Vali’den söz etmem gerekir. Şöyle ki; Shahab hoca bir gün, masasında çalışırken, Paris’te bir hocasıyla iki arkadaşının, kendi hocalarına armağan olarak hazırladıkları bir kitabın yayımlanışından haberdar oluyor. Bu haber kendisini tebessüm ettirmekle kalmıyor bir düşünüşe de sevk ediyor. Şöyle düşünüyor Shahab hoca “ne güzel bir şey, ne hoş bir kadirşinaslık örneği, hocalarına bir kitap armağan ediyorlar. Peki ama bu bizim Kürtlerde niçin yok? ” diye hayıflanıyor. Kürtlerde de böyle bir şey olsa ne güzel olur diye düşünüyor. Ardından “Peki Kürtlerde emeği ve üretimleriyle buna layık  hangi  hoca var?” sorusuna evriliyor düşüncesi. Belki biraz sinematografik olacak ama o esnada gözü Malmîsanij hocanın masasına ilişiyor.  Tabi şunu da belirtmeliyim o dönemde Enstitü’de her ikisi aynı çalışma odasını paylaşıyorlar  ve hoca da o sırada dersteymiş. “Kürtlerde buna değer olan, benim tanıdıklarım içinde bir tek Malmîsanij hoca var” diyor kendi kendine Shahab hoca.    

Yani çalışma birden bire gelişen bu fikre dayanıyor. Shahab hoca bu düşüncesini aynı gün, kendisi de bir öğrencisi olup  o gün dersine girdiği Vate yayınevi’nin sahibi Deniz Gündüz’e aktarıyor. Gündüz bu düşünceye çok olumlu yaklaşıyor ve hatta diyor ki “Bizim aklımıza gelmeyen sizin aklınıza gelmiş.” Daha sonra kendisinin aktarımıyla aktarıyorum, aynı günün akşamı telefonda benimle paylaştı. Ben de gayet tabi son derece olumlu karşıladım. Düşüncesi bahsettiğim gibi 2018 yılının ortalarında böyle başladı. Lakin, aslında bu çalışma 2019’da  çıkabilirdi, ancak Shahab hocamızın geçen sene ciddi bir rahatsızlık yaşadığı bir dönem oldu. Bundan ötürü 2020’ye sarktı. Yani zaman olarak çalışmamız bir yıl kadar sürdü. Çalışmamız kollektif bir çalışma. Her değerli arkadaşım birer bölüm yazdı. Shahab hocamız bu çalışmanın koordinatörü. Bu vesileyle böylesi anlamlı bir çalışmaya imza attığı ve bizlerin de atmasına vesile olduğu için kendisine tekrar teşekkür ederim. 

Kitabın içeriğinden söz edecek olursam, kollektif  ve akademik ölçekli bir çalışma. Ancak genel okuyucu için de önemli bir kaynak. Tespiten belirtmek gerekirse Kırmanclar (Zazalar) ve konuştukları Kürt diyalekti hakkında bilimsel ölçekli Türkçe literatür maalesef çok az. Bu husus ve ona bir internal bir çalışma vasfı kazandıran tüm bölüm yazarlarının Kırmanc (Zaza) asıllı oluşu çalışmanın önemine yapılacak atıflara zemin oluşturacaktır sanırım. 

-Peki kimler hangi konularda bölüm yazdı? Bizi genel olarak bilgilendirmeniz mümkün müdür?

Tabi isminden de anlaşıldığı gibi Malmîsanij hocaya armağan bir çalışma olduğu için, naçizane benim yazdığım “Öncü Bir Kürt Aydını: M. Malmîsanij” başlıklı biyografik makale yer alıyor ilk sırada. Bunun dışında dokuz değerli arkadaşımızın çalışması var. On bölümden oluşan kitabın sekiz bölümü Türkçe iki bölümü ise Kirmancca (Zazaca)  yazılmış makalelerden oluşuyor.  

Değerli  Shahab hocamızın yazdığı Sunuş yazısı ve ilk bölüm hariç, diğer bölümlerin başlıkları ve yazarları sırasıyla şöyle:

Namekerdişê Dêrsimijan - Uğur Sermiyan

Sözellikten Yazılıya: Kırmancca (Zazaca) Sözlü Edebiyatla İlgili İnternal ve Eksternal Araştırmalara Dair Bir Değerlendirme - Okan Alay

Tarihsel Fonetik Bakımından Kırmancca ve Kurmancca - Deniz Gündüz

Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü ve Zazalar (1961-1991) - Nevzat Anuk

Milliyetçilik, Dil ve Bellek Kıskacında Kirmancca(Zazaca)- Nadire Güntaş Aldatmaz

Kırmancca (Zazaca) Hikâyeciliği - Pınar Yıldız

Vate Çalışma Grubu Ve Kırmanccayı (Zazacayı) Standartlaştırma Çalışmaları - Bilal Zilan

Zazaca Sözlükçülük - Ahmet Kırkan

Açarnayîş û Açarnayîşnasîye - Îsmaîl Guven

 

-Şimdiden dikkat çeken önemli detay isminden de anlaşıldığı gibi kitabın “M. Malmîsanij’a armağan” olarak çıkmış olması.  Bu kararı verişiniz üzerine neler söylemek istersiniz? Genel olarak  Kürt kamuoyu Malmîsanij hocayı tanıyor ama özellikle  Kırmanckî lehçesinin gelişmesi konusundaki rolü nedir?  

Sorunuzun ilk kısmını biraz önce belli ölçüde yanıtladım sanırım. Malmîsanij hocanın, genel olarak Kürt dili, tarihi ve özel olarak da Kırmancca lehçesi üzerine yaptığı çalışmalar üzerine çok şey söylenebilir. Fakat özce değinmek gerekirse; Hocanın ilk yayımlanmış  yazısı 1976 yılına  rastlar. Malmîsanij hoca, o günden bugüne kadar çalışmalarını sistematik ve çok boyutlu sürdüren, tarih’ten dilbilime şiirden folklore, çeviriye kadar birçok türde yüzlerce eser vermiş bir insan. Üretkenliği kadar çalışma metodolojisi, titizliği konusunda da Kürtlerde ne yazık ki bugün bile örneği az görülen bir aydın, yazar ve akademisyen.    

Kırmancca lehçesi üzerine ise şu kısaca şöyle derim: Kürt Dil Bayramı dolayısıyla minnet ve rahmetle andığımız Celadet Ali Bedirxan’ın Kurmancî için rolü neyse, -ömrü uzun olsun- Malmîsanij hocanın Kırmancca bağlamındaki rolü de odur. Modern dönemde -Klasik Dönemi nerdeyse yok denecek kadar zayıf olan (oryantalistlerin yaptığı çalışmaları saymıyorum) olan bu Kürt lehçesi üzerine birçok ilk çalışmayı yapan, hatta belki de ilk okur-yazarı olan bir isim. Ki sadece yaptığı ilk çalışmalardan söz etsem sanırım röportajınızın yarısını kapsayacak bir metin ortaya çıkar. Dolayısıyla biyografisini yazarken “Öncü” sıfatını kullanmayı bu nedenle tercih ettim.  

-Öyleyse Malmîsanij hocayı tanımak isteyenler, kitapta yazdığınız bölümden faydalanabilirler diyebiliriz...

Siz de dahil okuyucular okuduktan sonra değerlendirme yapacaklardır. Hele ki hocanın tedrisatından geçmiş biri olarak iddialı ifadeler kullanmam isabetli olmaz. Ancak elimden geldiğince geniş ölçekli ve titiz çalışmaya gayret ettim. Malmîsanij hocanın Kürt dili, Kürt kültürü alanındaki önemli tespit ve eleştirilerini de irdelemeye çalıştım. Alandaki bir çalışmacı olarak söylüyorum, kitapta yer alan çalışmaların hepsi önemli konularda yazılmış, ciddi bir emeğin ve birikimin ürünüdürler. Öyle umuyorum ki okuyucular ve alana dönük çalışmacıların yararlandığı bir çalışma olarak adına da layık biçimde raflarındaki yerini alır. Ki değerlendirme ve yorum hakkı da gayet tabi onlara aittir. 

Foto: M. Malmisanij

-Malum sık tekrar edildiği gibi “UNESCO Türkiye’de kaybolmakla yüz yüze olan diller” arasında Kirmanckî ya da daha yaygın Türkçe adlandırmasıyla Zazacayı da sayıyor. Siz bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

Öncelikle sorunuzda da  yer alan bir tabirden bahsetmek istiyorum. Ben bu konuda ciddi bir yakınma içerisindeyim. “Kaybolmakla yüz yüze olan” şeklinde tabir var, doğru da. Ama bir dil için doğru bir tabir değil. Medyada çokca kaybolmakla yüz yüze bir dil olarak bahsediliyor Kırmanccadan. Modern teknoloji, küreselleşme vs. etmenler dünyamızı adeta bir ticaret imparatorluğuna çeviriyor ve bunların bir sonucu olarak bazı özgün meslekler yok olmakla yüze kalıyor. Sözgelimi kalaycılık gibi. Ama bir dil yok olmakla yüz yüze kalamaz. Diller daha çok sistematik asimilasyon politikaları sonucu yok olur, ki Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluşundan bu yana uygulanan, - son yıllarda çok kısmi yumuşatılmışsa da- asimilasyonist politikanın sebep olduğu tehlikeyi yaşıyor anadilimiz. Kaybolma tehlikesi altında olan diller üst başlığı altında geçiyor UNESCO raporlarında. Ancak, sonuçta bilmeliyiz ki UNESCO kurtarmayacak dilleri. Elbette, Kürtçe’nin  bir statüsü olmadan, nihayi kertede Kürtçe’nin Türkiye’de konuşulan lehçeleri olan Kurmancca ve Kırmancca statü elde etmeden, eğitim dili olmadan, varlığını koruma ve geliştirmesi garanti altına alınmış olamaz. Tabi bu sağlanana dek, biz de elimiz kolumuz bağlı halde oturacak değiliz. Biz konuşmacılarına düşen sorumluklar da var. Hep dillendirildiği gibi “anadille konuşmak, o dille yaşamak” önemli. Yapabileceklerimiz arasında öncelikli olan ana dilde ısrarcı olmak, yani öğrenmek. Biliyorum demek yeterli değil okuma yazma da olmalı. Şöyle de bakmak lazım dil varlığın, etnik kimliğin ve kollektif hafızanın temelidir. Bu konuda herkesin kendisini sorgulaması, öğrenme aktivitelerine katılması, bu mümkün değilse bu türden etkinlik ve faaliyetleri destekleyici bir pozisyonda olması gerekir.  

-Tekrar kitap çalışmanıza dönersek, yayımlanmasını 15 Mayıs Kürtçe Dil Bayramı’na denk getirdiniz. Bu konuda vermek istediğiniz özel bir mesaj mı var?

Hepimizi ve hemen her şeyi olumsuz etkileyen Coronavirüs salgını kitabın zamanında yayımlanmasını geciktirdi. Bununla beraber özellikle bugüne (Kürt Dil Bayramına) denk getirilmesinde, yayıncımızın çabasının hakkını vermek gerekir. Öyle sanıyorum Deniz Gündüz ilaveten istemli kısa bir geciktirmeyle bugüne denk getirdi. Doğrusu çok da iyi etmiş. Böylesi bir güne denk getirilmesi da ayrı bir anlam kattı tabi. Malum bizim için bir başöğretmen rolü var Malmîsanij hocanın. Bu arada tahmin edersiniz ki, çalışmadan haberi hiç olmadı, sürpriz biçimde bugün belki de şu saatlerde öğrenmiş olmalı. Kürt Dil Bayramı bir kez daha kutlu olsun. Bu vesileyle Kürt dilinin duayeni, modern dönem yaratıcısı Celadet Ali Bedirxan ve tüm Hawar ekolü mesuplarını saygı ve minnetle anıyorum. Dil her milletin ses bayrağıdır. Onlar bu bayrağı yükseltmişler, umarım daha yukarılara çıkartılacaktır. Yaşar Kemal’in dediği gibi “Hiçbir bayrak, dil bayrağı kadar yüksekte değildir, her yerden görülmez”

 Foto: Mutlu Can

-Biraz da sizin çalışmalarınızdan bahsedecek olursak; Kirmanckî konusunda akademik alandan medyaya kadar farklı alanlarda birçok çalışmaya imza attığınızı biliyoruz. Coronavirüs salgını nedeniyle evlere kapanmak zorunda kaldığımız bu süreçte ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Geleceğe ilişkin projeleriniz nelerdir?

Coronavirüs bütün dünyada herkesin hayatını etkilediği gibi, bizi de etkiledi. Hepimiz malum dışarı çıkmak tabirini artık yalnızca temel ihtiyaçları almak için dışarıya çıkmakla eşdeğer kullanıyoruz. Kendi adıma ben de sıkılıyorum, ama herkes kadar çok değil. Zira bizim gibi insanların çok  aradığı bir şeydir zaman ve eve kapanmak. Bu süreçte elimden geldiğince, çalışmaya gayret ediyorum. Genel olarak makale, redaksiyon, periyodiklere yazmak gibi rutin çalışmalarımı sürdürüyorum. Bunların yanı sıra, uzaktan eğitimle özel yani bire bir Kırmancca dersleri veriyorum. Uzaktan eğitimde faaliyetim iki boyutlu. İlk kez 2015’de Mardin Artuklu Üniversitesi bünyesindeki Uzaktan Eğitim Merkezi’nde Kürtçe’nin Kurmancca ve Kirmanckî lehçeleri üzerine uzaktan eğitimle Kürtçe kurslar verildi. O dönem iki dönem verilen bu kurslar çok uzun bir aradan sonra birkaç ay önce yeniden başlatıldı. Bu merkezin Kirmancca derslerinde tekrar eğitmen olarak yer aldım. İkinci dönem için kayıt başvuruları alındı. Kısa bir süre içinde başlatılacak. Bu ilk boyutu.

Bunun dışında az önce belirttiğim özel olarak verdiğim uzaktan Kırmancca kurslarım sürüyor.  Gelecek için üzerinde çalıştığım ya da planladığım şeyler tabii ki var. Fakat şimdiden birşey söylemem doğru olmaz. Zaman ne gösterecek bakalım.