Kürd iç hukuk düzeni ve bilgi aktarımı  

İsmet Yüce

Kürt halkının hukukunu geliştirme ve yükseltme amacını kalıcı bir sosyalsorumluluğa dönüştürülmelidir.Burada bahsedilen hukuk daha çok bir iç Kürd bilgi ve sosyal anlaşma sistemi oluşturmanın sosyolojisi ile ilgilidir. Kürd bilgi ve iç konsesunu kendi iç ortak, milli sistemini oluşturarak dışarıya daha güçlü bir duruş götermesi için bu iç anlaşmanın temel olduğu kabul edilmelidir. Ortak Millet-Milli duyguda bu anlayışla bağlantılıdır.

Son yüz yıl içinde hayatları darmadağın edilen, ortak hukuku çökertilmeye çalışılan, beraber yaşama ve geleceği beraber kurma  talebi sürekli saldırı altında tutulan Kürd milletinin siyasal ve hukuksal iddiasını ve varolan potansiyelini kendi yerelinden uluslararası alana doğru artık profesyonel biçimde taşıması ve daha da olgunlaştırılması kaçınılmazdır. Kürd milleti üzerine uluslararası alandaki Bilgi ve iletişim ihtiyacı her geçen gün daha da artmaktadır.

Diğer yandan Kürdler içi çekişmeler içinde tüketilen siyasal dinamizm ve heyecanın dışarıya yönlendirilerek kurucu faaliyetlere sevk edilmesi de tarihsel bir ihtiyaçtır.

Bu çerçevede Bir Kürd ortak alanı inşa etmek, bunun hazırlıklarını yürütmek esaslı bir sorumluluk olduğu gibi, Kürdlük hukukunun evrensel gündemlere taşınması da her geçen gün daha da belirginleşen bir görev olmaktadır.

Bu bakımdan önümüzdeki en önemli görev “Kürd Ortak Alanı-Hukuku”unun bütün yanlarıyla ortaya çıkarılması; Kürd milletinin kendi birliği ve hukukunu fiilen güçlendirerek entelektüel ve popüler hazırlıklarıyla uluslararası etki ve gücünü geliştirmektir.

Öncelikle geldiğimiz aşamada Kürdlerin hak, adalet ve hukuk ile ilişkilerinin sadece bir “direniş” bağlamından kurtarılıp daha ötelere “kurucu” evreye taşınması bir zarurettir.

Kürdler, Ortadoğu’daki geleneksel legal düzenlerin adaletsizlik ve haksızlıklarına karşı direnişle yetinmenin ötesine geçmeli ve hukuki ve adil olan konusunda kurucu girişimlerde bulunmalıdır.

Tüm dünya bugün modernitenin getirdiği bir hukuk krizi içinde yaşamakta, bu hukuk krizi büyük oranda etnik-kültürel eşitsizlikler tarafından beslenmektedir. Kürdler bu krize karşı kendi eylemleri, düşünceleri ve ortak yaşam önerileri ile cevaplar geliştirecek biçimde ve evrensel ölçekte düşünmelidirler.

Böylece Ortadoğuda Kürd milli hareketi ve onun ‘ortak alan’ modelinin bütün dünyada ortak hukuk ve birarada yaşama modeli oluşturacak kapasiteler barındırdığını, modern hukukun krizine de cevaplar geliştirdiğini göstermek mümkün olacaktır.

Kürd yerelinin geldiği güç ve potansiyeli ile tecrübelerinin evrensel dünyanın gündemine  taşınması ve uluslararası entelektüellerin ilgi alanına dönüştürülmesi ve bütün bunların da sayısız güç ve gruplar tarafından her yönden bulandırılmaya çalışılan bir ortamda hakkıyla yapılması gerekecektir.

Kürd milleti için ikinci önemli nokta da burada ortaya çıkmaktadır. Bugün Kürd milli varoluşu uluslararası medya ve popüler alan açısından endüstriyel bir hale gelmiş, birbiri ile yarışan topluluklar dünyası rekabetin de getirdiği geniş bir kirlenme ve kötüye kullanma tehlikesi altında bulunmaktadır.

Bütün bu bilgi üretimi ve dağıtımı alanını Kürd milli çıkarlarına uygun hale getirmek ve Kürd milli tecrübesini doğru bilgiler ve ilişkiler ile kurmak ve Kürdler dışında üretilen bilgilerin de doğru bir denetimden geçirilmesi de zarurettir.

Bir başka sorunun da altını çizmek istiyoruz ki; Kürd milletinin bütünlüğü açısından ihmal edilmemesi gereken bir noktayı oluşturmaktadır. Bugün Kürd ortak alanı açısından çok önemli noktalardan birisi tüm Kürd topluluklarının ilişki ve iletişim alanlarını çoğaltmaktır.

Bu anlamda Kürdistanın güneyi ve kuzeyi, doğusu ve batısını birleştirecek ortak etkinlik alanlarını güçlendirmek çabasına da öncelik verilecektir. Bu konuda  Güney Kürdistan kendi tecrübesi ile merkezi niteliğini ve gücünü korurken, Kürdler içindeki merkezkaç güçlere karşı ilgilerini de artık artırmalıdır.

Bu noktada Kürd Aleviliği çalışmaları maalesef zayıf bırakılmış, hatta başka kesimlere terk edilmiştir. Kürd Alevilerinin kaygı ve korkuları nedeniyle faaliyetlerini Kürdlük alanının dışına taşımaya çalışmaları geleceğin de ciddi sorunlarından birisi olacaktır.  Bütünleşme eğilimleri ile derinleşme amaçlarının bir araya getirilmesi kaçınılmazdır.

Bunlar çok temel sorulardır ve artık yazının en başından itibaren sorduğumuz “Kürdler bir mesele midir?” sorusunun yerini Kürdler kendilerine ve başkalarına nasıl bir hukuk vaat ediyorlar? Kürd aktörler arasında nasıl bir hukuk olmalıdır? Kürdlerin başka halklar ile hukukları nasıl olmalıdır? Güç ilişkileri, iktidar eğilimleri barışçıl ve hukuka uygun biçimde nasıl yönlendirilebilir? Soruları almaya başlamalıdır. Oluşacak cevaplar Kürd birliği ve hukunu oluşturacaktır.

Kuşkusuz ki, bundan sonra bize düşen de bu soruları derinliğine tartışmak ve cevaplar geliştirmek, cevapların peşine düşmek, diyalog ve barışçıl yöntemleri harekete geçirmek olacaktır.

Şeyh Mahmut Berzenci’nin sözleri, müthiş bir ifade içeriyor :

”Sizinle savaşta idim, tarafınızdan yaralandım ve tutuklandım. Şu anda sizin hapishanenizde tutulmaktayım onun için biz Kürdler sizinle düşmanız. Sizler benim ve Kürd Halkının düşmanısınız. Şüphesiz bunun için sizden adalet beklemem ve adil davranmanızı istemem söz konusu değil. Onun için vereceğiniz hükmü şimdiden kabul etmediğimi belirtmek isterim. Çünkü düşman düşmanı hakkında adil karar veremez.”

Sadece bir hukuku reddetmiyor. Aynı zamanda adil bir hukukun notlarını koymaktan geri durmuyor. Ders şu ki kolonyalist hukuka karşı koyarken de bir hukuk üretilir. Merkezi iktidarın hukukuna karşı dinamik ve kurucu bir hukuk imkanı da buradan yükselir. Bugün hukuka, yargıya ilgisiz kalmak, legal yüzleşmeleri Türkleşmenin basamağı  olarak görmek  ve dahi Kürtlerin var oluş mücadelesini Kürd hak mücadelesinden ayrı tutmak Rosa Lüksemburg’un Sovyet devriminin ilk yıllarına yaptığı düşünce özgürlüğü, haber hakkı ve kamuoyu gibi haklı uyarılarına kulak tıkamakla eşanlamlıdır.

Bu alanın Kürd Ortak Alan Hukuku içinde inşası gerekmektedir.

Yine Kürd Ortak Alanı açısından bir başka sorun da şudur; Kürdlerde cemiyet kültürünün geliştirilmesi ciddi bir ihtiyaçtır ki bu durum modern millet olma vasfının da bir tezahürüdür. Kürdler için hukuk bu anlamda, Kürdlük hukukunun sosyal ve entelektüel gücünü de geliştirmeyi üstlenmelidir.

Bu temel tespitlerden hareketle Kürdler İçin Hukuk bir kaç farklı alanda birbiriyle bütünlüklü olarak çalışmaklar yapmalıdır. Bunlardan birincisi Kürdlerin merkezi odaklarını yitirmeden hareket etmelerini sağlarken hem entelektüel faaliyet hem de uluslararası alana kadar uzanacak bir lobi faaliyeti de yürütmelidir.

Kürd milli varoluşunun her geçen gün akademik bilgi ihtiyacının yükselirken bu konudaki ansiklopedik bilgilerden ve popüler tüketimden dah çok, doğru ve güvenilir bir kaynak alanı yaratılmalıdır. Kürd milli varlığı konusundaki uluslararası bilgi arayışı birden çok ve hatta karşıt kesimin bulandırıcı müdahalelerine karşı korunmalıdır.

Geldiğimiz aşamada Kürd milletinin önüne konulması gereken birden çok görevin kamusal önemini kavramak gerekiyor. Kürt milleti sadece vatan, kimlik ve tanınma mücadelesinin ötesine geçerek bilgi ve insan akışı ve iletişime dair uluslararası rekabete hazırlanmak zorundadır.

Kürd bilgi ve bilgilendirilmesi veya Kürdler hakkındaki tarihsel ve güncel bilgiler dünyaya işgalcilerden hareketle ya da bölge çıkarlarına göre, farklı kurum ve kuruluşlar tarfından sunulmaktadır. Bu bilgi-bilgilendirme sunumu Kürdlerin kendi çıkarları doğrultusunda oluşuturulan güçlü yapılar tarfından verilmelidir. Bu alan hukuku buna da hizmet etmelidir.