Newroz resmi tatil ve bayram ilan edilmelidir

Birçok halk tarafından baharın gelişi bayram gibi karşılanarak kutlanır. Ancak Kürtler için Newroz’un apayrı bir anlamı var. Newroz, Demirci Kawa önderliğinde Asur kralı Dehaq’ın zulmüne isyan ateşini tutuşturduğu ve zaferle taçlandırdığı gündür.

Newroz Kürt ulusunun zalim Dehaq'a karşı elde ettiği zaferin bayramı ve mücadele günü olarak birçok ulusa yayılmıştır. Geçmiş yıllarda ülkemizde Newroz Bayramı'nı kutlamak yasaktı. Newroz Bayramı ülkemizde resmi tatil değil..! Madem "Türk bayramıdır" neden resmi tatil değil? Newroz resmi tatil ve bayram ilan edilmelidir.

Avrupa’dan, Asya’ya dünyada birçok halk baharın gelişini kutlamaktadır. Newroz'un başka halklarca da benimsenip kutlanması ayrı bir güzellik taşımaktadır...

20 Mart akşamı zalim Dehaq'ın sarayına baskın düzenleyen Demirci Kawa komutasındaki halk zaferle çıkar. Zalimin zulmü biter. Ve özlenen özgürlük baharı gelmiş olur. 

Newroz'u anlamlı kılan budur işte. Newroz’a dini inançlar ve değişik yerel motifler katarak yaygınlaştıran halklar renk katmışlar.

Kürt tarihinde Newroz Bayramı'nın çıkışı ve tarihi şöyle anlatılmaktadır. Kürt mitolojisindeki Kawa efsanesine göre, günümüzden 2510 yıl öncesinde Kürt Kral Cemşid’i yıkarak yerine geçen Dehaq adında çok zalim olan Asur kralının yönetiminde yaşayan Kürtlerin içinden çıkan Kawa adında bir demircinin isyanı ve Dehak’ı öldürmesi anlatılmaktadır.

Newroz, Kürt tarihçileri, Kürtlerin en eski dini olan Zerdüşt'ün Kitabı Zend-Avesta’da, Firdevs'in Şerefnamesinde Ömer Hayyam'ın Newroznamesinde, Şerefxan'ın Şerefnamesinde ve günümüzde çeşitli yazılı eserlerde değişik şekillerde işlenmiş, günümüze taşınmıştır.

Newroz’un Kürtler için anlamı nedir?

Kürt mitolojisinde yer alan şekli ile Newroz, Bir zamanlar Mezopotamya’da hüküm süren Dehaq adında Asurlu zalim bir kral hüküm sürmüş. Kısa zamanda etrafa saldığı dehşetle adından söz ettirir. Dehaq, çok amansız bir hastalığa yakalanır, Her iki omuzun da iyileşmeyen yaralar çıkar. Omzundaki yaralar kapandıkça tekrar açılmaya başlar. Korkunç acılar yaşamaya devam eden Dehaq, ülkedeki bütün hekimleri çağırır ama hiçbiri derdine çare bulamaz. En sonunda hekimler çareyi söyler ve tek çaredir ki, Kürdün gününü, geleceğini belirleyecektir. Bu acıların dinmesi için, yaraların her gün iki gencin beyinleriyle tedavi edilmeleri gerekir.

Dehaq’ın emri ile her gün iki Kürt genci saraya getirilir, başları kesilir ve beyinleri yaralara koyulur, zamanla gençlerin ölümü halk arasında büyük tepkilere neden olur, halk korku ve dehşet içindedir. Sonraları Dehaq'in sarayına Armail ve Karmail adlı iki kardeş kralın sarayına aşçı olarak girmeyi başarırlar. Bu duruma tahammül edemezler. Ve her gün getirilen iki genci saklarlar ve onların yerine iki koyun beynini Dehaq'a sunarlar. Kendi yerlerine koyun kesilip kurtarılan Kürt gençleri ise dağlara kaçarlar, bu durum yıllarca sürer.

Bir gün daha önce oğlunu ve kardeşlerini Dehaq'a kurban veren Demirci Kawa, bu duruma isyan eder. Halkının böyle katledilmesini kabullenmez. Yiğit, cesur ve iyi yürekli biri olan Kawa, halkını ve bunca senedir dağlara sığınan gençleri örgütler, büyük bir ayaklanmanın başına geçer. Ülkede azınlıkta olan Farslar da Kürtlerle birlikte direnişe destek vererek Kawa'nın komutasına girerler. Ve Beklenen gün gelir. Dehaq'ın sarayına gizlice giren Kawa onu balyozuyla öldürür. Onu öldürdüğünü sarayın dışında bekleyen taraftarlarına haber vermek için önceden anlaştıkları gibi sarayın yüksek bir yerinde büyük bir ateş yakar ve bu ateşi gören Kawa’nın taraftarları sarayı basarlar. Böylece sabaha karşı Dehaq'ın krallığını yıkarak sarayı ele geçirirler. Yüksek bir yere çıkan Kawa halkın zulümden kurtuluşunu kutlamak için giymiş olduğu sarı, kırmızı ve yeşil renkteki demirci önlüğünü sallayarak sevincini gösterir. 

Zalim Dehaq’ı deviren Kawa’nın zafer gününün adıdır “Newroz”

İşte o gün takvimler M.Ö. 21 Mart 612'yi göstermektedir. Artık halk için yeni bir dönem başlamıştır. Ve her yıl Kürtler ve Farslar 21 Mart'ta büyük ateşler yakarak, özgürlüklerine kavuştukları bu günü kutlamaktadırlar.

O gün omuzlara alınan Demirci Kawa'nın sevinçten salladığı kırmızı ve yeşil renkteki demirci önlüğü, özgürlüğe kavuşan halklar için bir sembol olur. Sarı, kırmızı ve yeşil renkler o günden bugüne Kürtlerin ulusal renkleri arasında yer almıştır. Bu renkler giyim kuşamları ile dokudukları Heybe, halı ve kilimlere kadar yansımıştır.  

 Demirci Kawa Mezopotamya'nın Spartaküs’üdür 

Bir efsaneye göre de, M.Ö. 612 yılında Asur İmparatorluğu Mezopotamya halklarına, Kürtlerin ataları olan Medlere, İran'lıların ataları Perslere ve şimdi soyları tükenen Hurilere, Babillere, Elamlılara çok zulüm yapıyordu. Kürt Med Generali Keyasker (Kawa), tıpkı Selahaddin Eyyubi gibi tüm halkların desteğini alarak, Asur zulmüne ve zalim Dehaq'a karşı ayaklanır.

21 Mart 612 yılında Asurluların başkenti Ninova'yı kuşatır. (Ninova Irak Kürdistan bölgesel yönetiminin Başkenti Erbil’in yanında yer alan tarihi bir kenttir) Ve Zalim Kral Dehaq'ı devirir. Keyasker'e eski Med ve Pers dilinde "lider, önder, komutan" anlamına gelen ''Kawa'' denilir. Bu günden sonra, bütün Mezopotamya halkları özgür olur. 

Barış ve kardeşlik içinde bu güzel bayramı benimseyip kutlayan tüm Halklarının Newroz Bayramı kutlu olsun! 

Newroz Piroz Be…