Bukalemun Evresi

Taşı toprağı müslüman, kuşu özgür, dilinde Allah ve kur'an, yemin eder dindarım.

 

Kitabı var.  Yemek yemeği, oruç tutmayı öğrenir, anneye öf bile demez O! Odanın en baş köşesine tüllü çiçekli kılıfa  asıp dışarı çıkar. Okeye 4. arar, stresli dindarım! 

Ekonomik modeller, siyasi analizler, tarihi sorumluluklar, dinin terazisi .. nedir aklı ermez dindarımın.

Zaten değil midir onu bu hale sokup, karışık aklını beyninden alan hep: Komplo teorileri, dış güçler, üst akıllar! Hay sizi gidi iflah olmazlar sizi!

Hep eksik, hep yarım, olmaz, dikiş tutmaz bir tarafı. Kulağı, gözü, eli, ah neler söyledi karanlıkta dili neler..

Basit bir hayatı vardır O'nun. Basitçe 3 evreye ayırabilirsiniz.  Sehpanın yere basan 3 ayağı gibi düşünün

1. Evre: İçi temiz- dışı temiz evres

2. Evre: içi temiz- dışı kir evres

3. Evre: içi kir- dışı kir evresi. (Bazı otörler bu evreyi 'Bukalemun Evresi' olarak da adlandırmaktadır) ah minel evrim!

İlginç insandır vesselam dindarım. İroni hayatıdır. Dilinin sövdüğüne kalben bağlı, atamaz ordan,  iman ettiğine ise kalbinde tutmak için bir ömür savaşır durur. Uçan kuş şu din yahu! Dur işte kafeste uslu uslu! Sen mesut ben mutlu!

Mazlum doğdu, mazlum öldü dedesinden tut torununa tüm bir müslüman ülke! Suçu yoktur, masumdur dindarımın. Yıllar yıllar önce döşendi bu günü, o kilidi sökül(e)mez sistem taşları.