Celal Talabani’nin siyasal mirası

Ortadoğu ve Kürtlerin önemli siyasal kişiliklerinden olan Celal Talabani hayatını kaybetti. 25 Eylül referandumunun ve Kürdistan Bölgesi’nin geleceğinin sıcak ve gerilimli bir şekilde gündeme geldiği bir anda Celal Talabani’nin ölümü Kürdistan Bölgesi ve Ortadoğu için büyük kayıp olmuştur.

Celal Talabani, Kürdistan Bölgesi halkının kendi geleceğini belirlemesi ve Baas diktatörlüğünden kurtulması için mücadele etmiş bir liderdir. “Irak’a demokrasi ve Kürdistan’a otonomi” şeklinde ifade edilen  siyasal amacın gerçekleşmesi için Celal Talabani’nin hayatı boyunca çok çaba sarf ettiğini söyleyebiliriz.

Celal Talabani, hayatı boyunca kendisini bir özgürlük savaşçısı olarak gördü.  Irak diktatörlüğü altında inanılmaz baskılara, zulümlere ve soykırımlara maruz kalan Kürdistan Bölgesi halkının tecrübesinin ve taleplerinin dünyanın gündemine taşınmasında Celal Talabani’nin katkısı büyük olmuştur. Kürdistan Bölgesi halkının kendi geleceğine karar verme hakkının uluslararası düzeye taşıma mücadelesini Talabani, hayatı boyunca sürdürmüştür. Kürdistan Bölgesi halkının bugün toplumsal iradesini ortaya koyacak düzeye gelmesinin ana aktörleri olarak öne Mesud Barzani ve Celal Talabani çıkmaktadır.

Celal Talabani, Kürdistan Bölgesi, Irak ve Ortadoğu gibi siyasetin çok sert olduğu bir coğrafyada bir halkın taleplerini gerçekleştirmenin mücadelesini verdi. Silahın ve şiddetin egemen olduğu, diktatörlüklerin hüküm sürdüğü bir yerde sorunların barışçıl ve gerçekçi bir şekilde çözülmesine çalışmak kolay değildir. Talabani, halkının özgür ve onurlu bir geleceğe kavuşma imkânına kavuşması için hep barışçıl yolları bulmaya çalışmıştır. Kürdistan Bölgesi’nin, Irak’ın ve Ortadoğu’nun sorunlarının silah, şiddet, baskı, dayatma ve yok etme ile çözülmeyeceğinin farkında olan Talabani, en zor anlarda bile diyalogun ve barışçıl imkanların bulunması için çaba sarf eden bir siyasal liderdir.

Talabani, siyasal hayatında Kürdistan Bölgesi, Irak ve Ortadoğu’da birleştirici rol oynayabilen,  değişik kesimlerle yapıcı ve çok yönlü ilişkiler kurabilen, uluslararası ilişkilerde çok özenli ve dikkatli davranan biri olmuştur. Hiç kimsenin kimseye güvenmediği bir coğrafya olan Irak’ta Sünnilerin, Şiilerin, Türkmenlerin, Gayri Müslimlerin ve Kürtlerin güvenini kazanabilmiş nadir kimselerin başında Celal Talabani gelmektedir. Bütün toplumsal kesimlerin güvenini kazanmış bir lider olarak Talabani, ilk Irak Cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir.

Talabani, Kürdistan Bölgesi’nin bütünlüğü ve birliği konusunda çok hassas ve duyarlı bir çizgi izlemiştir. O, bölge güçlerinin, Erbil ve Süleymaniye arasında çatışma çıkartarak Kürdistan Bölgesi’ni ikiye bölme planlarının çok iyi farkındaydı. Erbil ve Süleymaniye’nin birbirinden ayrılmazlığını savunan Talabani, Kürdistan bölgesinde toplumsal birliğin, bütünlüğün ve güvenliğin KDP-KYB arasında kurulacak stratejik bir ittifakla korunacağını düşünmüştür. Talabani, Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’ye yazdığı mektupta bu stratejik düşüncesini şu şekilde ifade etmektedir: “Sevgili kardeşim, hayatımda verdiğim son karar şudur: Hayatta kaldığım sürece Barzani ailesiyle dost, yoldaş ve barış içinde kalacağım ve hiçbir şekilde bunun bozulmasına izin vermeyeceğim. Eğer Sayın Mesud Barzani, aramızdaki stratejik ittifakı bozduğunu ilan ederse ben yeni ve daha güçlü bir ittifak için çalışırım. Eğer kapıyı üstüme kapatırsa pencereden dalar yanına giderim.”

Talabani, Ortadoğu’da Kürt sorununun demokratik ve barışçıl bir şekilde çözülmesi için çaba harcamış bir kişidir. Türkiye’de çözüm sürecinin geliştirilmesinde ve değişik zamanlarda uygulamaya konan ateşkeslerde Talabani’nin çok büyük rolü olmuştur. Talabani, özellikle Özal ile yakın ilişkiler içinde olmuş ve doksanlı yıllardaki çatışmalı sürecin bitmesi için Özal ile yakın diyalog geliştirmiştir. Türkiye ve Kürdistan bölgesi arasındaki siyasal, ekonomik ve diplomatik ilişkilerin geliştirilmesinde Talabani’nin öncü katkılara sahip bir lider olduğu görülmektedir.

Talabani, hayatı boyunca Ortadoğu’nun ve dünyanın bütün liderleriyle ilişkiler geliştirmiş ve değişen şartlara göre farklı siyasetler uygulamıştır. Talabani’nin çok yönlü ilişkileri ve politikalarının amacı, Kürdistan halkının yaşadığı ağır sorunlardan ve saldırılardan çıkış yolu bulmasını sağlamaktır.

Celal Talabani, esprileriyle, sıcakkanlılığıyla, misafirperverliğiyle, doğallığıyla ve dinamizmiyle bilinmektedir. Ortadoğu ve Kürdistan Bölgesi, onu hep sivil olarak tanıdı. Talabani, bütün Kürdistan’ın ve Ortadoğu’nun bilge kişiliği olarak kabul edildiğinden dolayı ona Mam Celal yani Celal Amca dendi. Ortadoğu coğrafyasında insanlarla Mam Celal kadar sahici insani ilişki kurabilen çok az sayıda siyasetçi vardır.

Celal Talabani, Ortadoğu ve Kürt tarihini bizzat yaşamış ve kendisini bizzat o tarihin önemli bir parçası haline getirmiştir. Bir lider ve dava adamı olarak Celal Talabani, uzun hayalini gerçekleştirmek için sabırla ve gerçekçi bir şekilde çalışan etkili,  etkileyici, maceracı, renkli ve acılarla dolu bir hikâyeyi geride bırakmıştır. Yaşadığı coğrafyada barışın, adaletin, birliğin, refahın ve özgürlüğün gelmesi için çalışan Talabani, Ortadoğu ve Kürdistan Bölgesi’ni çok kritik bir zamanda terk etmiştir.  Diplomatik, siyasal, stratejik, askeri, toplumsal ve entelektüel açılardan derin bir birikime sahip olan Talabani, yeri doldurulamayacak tarihi bir lider ve dava adamıdır.