Konu sadece tütün değil

Adıyamanlı tütün üreticileri İstanbul’da eylem yaptı. Konu sarmalık kıyılmış tütünlerin ticaretini yasaklayan yasa tasarısı idi ve Torba Yasadaki bu tasarı, üreticilerin yoğun tepkisi ile şu anda geri çekilmiş görünüyor. Motorlu taşıt vergisinde olduğu gibi yüksek bir vergi oranı ile piyasaya müdahale eden devletin, ‘Yoklayarak’ politika belirlemeye çalıştığı anlaşılıyor.

Önce bu konuyla ilgili Haziran 2017 tarihinde çıkan bir haberi hatırlayalım;

“Terör örgütü PKK'nın finans kaynağı olarak kullandığı uyuşturucu ve sigaranın ardından 'kaçak açık tütün' ticareti de yaptığı ve örgütün bu yolla korkunç gelir rakamlarına ulaştığı ortaya çıktı. Emniyet ve Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) verilerine göre, Türkiye genelinde 15 bin 400 noktada kaçak açık tütün satılıyor ve bunun tamamına yakınının üreticisi veya yurtdışından tedarikçisi PKK...”

Bu iki durumu birlikte düşününce, kamuoyunun, tütün üreticilerinden gelecek olası tepkileri etsiz kılacak bir arka plan, terör ile ilişkilendirilmiş.

Türkiye’deki türün üretimi politikalarının radikal bir değişime uğraması kuşkusuz 1980 sonrası neo liberal politikalar ile başlayan özelleştirme dalgası içinde gerçekleşti. Tütün kotası ve alım fiyatlarının devlet tarafından belirlenmesi yani bir bakıma üreticiyi koruyan uygulamalar kaldırılarak, serbest piyasa esası içinde gerçekleşen alım-satım sözleşmeleri geçerli olmaya başladı.

Bu değişimleri takiben 1988 yılı itibariyle Virginia ve Burley tipi tütün Türkiye’ye girmeye başladı. Çünkü 1986 yılı düzenlemesi, yabancı şirketlerin piyasaya girmesini sağlamaktaydı. Bu durum öncelikle harmanlanmış sigaralar ile şark tipi tütünden üretilmiş sigaraların tüketimini azalttı. Aynı etki ile 1988 yılında 610 ton olan tütün ithalatı, 2007 yılında inanılmaz artarak 67 000 ton olmuştur.

Konuyla ilgili bir diğer önemli eşik ise 2002 yılında çıkartılan “Tütün Kanunu” ile gerçekleşti. Bu kanun ise tütün ekim alanlarının daraltılması yönünde politikaları içermekteydi. Belki hatırlayacaksınız,  4733 sayılı “Tütün Kanunu” 2001 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e gitmiş ve edilmişti. Ama buna rağmen 2002 yılında yürürlüğe girmiştir. Bu kanunun en çok etkilediği iller ise Adıyaman, Muş, Siirt, Malatya, Batman, Bingöl, Van, Bitlis, Mardin, Hakkari, Diyarbakır. Evet, bu yasa Kürt illerini içeren bir bölgenin üretimini yani dünyada benzeri olmayan “Şark Tipi Tütün” üretimini etkiledi. Dolayısıyla küçük üreticilik yani aile emeğinin kullanıldığı ve oldukça zorlu koşullar ile mevsimlik değil neredeyse bütün bir yılı kapsayan zahmetli bir hâsıla olan Şark Tipi Tütün ekimi ilk etapta %35 azalmış; zamanla daralma artarak devam etmiştir.

Bu durumu telafi etmekten öte üreticileri başka bir alana yönlendirmek üzere çıkartılan “Alternatif Ürün Projesi” (AÜP) kapsamında bu iller yer alıyordu. Ama bu proje büyük bir başarısızlık yaşadı. Üreticilere verilen teşvikler ise 2003 yılında 4769 üreticiyi kapsar iken, 2007 yılında ise toplam 44 üreticiyararlanmıştır. Tütün üretiminden vazgeçerek proje desteğinden yararlanan az sayıdaki üreticinin de büyük bir kısmı hububat tarımına yönelmiştir ki tütün ile karşılaştırıldığında bu ürün tipi artı değeri düşük bir üretim alanıdır.

2008 yılında ise TEKELsatılarak özelleştirilmiştir. Bu sürecin üreticiler ile toplumda büyük bir muhalefet doğurmuştu. Ankara’da ciddi bir direniş ortamı gerçekleşmişti. Ama özelleştirme yapıldı.

Aşağıda tütün ihracatı ve İthalatını yıllara göre gösteren grafik konuyu özetlemektedir.

2002 yılında 405 bin 882 olan tütün üreticisi sayısı 2015 ürün yılı itibarıyla yüzde 86,2 azalarak 56 bine gerilemiş. Fakat tütün piyasası ile ilgili en önemli nokta ithalat oranının artarak, yerli üretim üzerinde bir baskı oluşturmasıdır. Örneğin 2008 yılı ithalatı, 2002 yılına göre %50 oranında daha fazladır. İthalata dayalı politikaların temeli 1986 yılı itibariyle başlayan özelleştirme ve üretim kısıtlamaları ile gerçekleşmiştir. Tütün ithalatının büyük bir kısmı hammadde tütün ve malzemeye dayanmaktadır.

Bugüne kadar olan yasal değişiklikler öyle görünüyor ki, kuru tarıma dayanan Şark Tipi Tütün ekimini neredeyse ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. Ege bölgesinin tütün üretim payı %60 iken Kürt illerinin yer aldığı payda ise %28’lik bir üretim payını kapsamaktadır. İhracatın ise neredeyse bütününü Ege tütünleri oluşturmaktadır.

Çin, Brezilya, Hindistan Amerika; Avrupa’da ise İtalya ve İspanya, Polonya, Yunanistan, Fransa ve Türkiyediye devam etmektedir.

2016 Türkiye Yaprak Tütün İthalatı Miktarı (kg) ve Ülkeler

1

BELÇİKA

46.350.350

2

BREZİLYA

13.042.317

3

ALMANYA

9.365.779

4

HOLLANDA

8.665.981

5

HİNDİSTAN

5.499.670

6

RUSYA

3.772.835

7

FRANSA

2.410.300

8

İNGİLTERE

2.072.400

9

POLONYA

1.969.850

Kaynak:http://www.tapdk.gov.tr

Sonuç olarak yukarıdaki tabloya iki kez bakmakta fayda var. Tütün üretimi tablolarında esamesi okunmayan Belçika, Türkiye’nin en fazla tütün ürünleri ithalatı yaptığı ülke!