Çin’den ABD ve İngiltere’ye 'Hong Kong' tepkisi

12/11/2019 - 18:16 Kategori Haberler

BasNews- Çin, ABD ve İngiltere'nin Hong Kong Özel İdare Bölgesi'ndeki protestolarda yaşanan şiddet olayları üzerine yaptığı açıklamalara tepki gösterdi.

Hong Kong'da yayın yapan South China Morning News gazetesinde yer alan habere göre, Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Gıng Şuang, Washington ve Londra'nın protestolar sırasında yaşanan olaylarla ilgili kaygılarını dile getirmesini eleştirerek, "Riyakâr adalet çağrıları onların çifte standartlarını ve suiniyetlerini ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı.

İki ülkeyi “iki yüzlü tavır” almakla suçlayan Şuang, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Nefret dolu Vandalizm, Hong Kong vatandaşları arasında yaygın paniğe ve endişeye yol açmıştır. Eğer ABD ve İngiltere gibi ülkeler iddia ettikleri gibi şiddete karşılarsa, sivilleri hedef alan böylesi eylemleri neden sert biçimde kınamıyor?"

Öte yandan Dışişleri Bakanlığı’nın Hong Kong ofisinden yapılan açıklamada da son dönemdeki protestoların barışçı toplantı ve ifade özgürlüklerinin “sınırlarını aştığı” belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Bazı ABD'li ve İngiliz siyasetçilerin, isyancıların çılgın ve insanlık dışı şiddet eylemlerini, polisin kaosu önlemeye ve kanunu korumaya yönelik çabalarıyla bir tutması, bir kez daha şiddete başvuran suçluları desteklediklerini, onlarla suç birliği yaptıklarını kanıtlamaktadır."

ABD'nin Açıklaması

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus, dün yaptığı açıklamada Hong Kong'daki olaylardan "derin kaygı duyduklarını" dile getirerek, "Tüm tarafların uyguladığı şiddeti kınıyor, siyasi eğilimlerine bakılmaksızın tüm şiddet mağdurlarına sempati dileklerimizi iletiyor ve tüm taraflara - polis veya protestocu - itidal tavsiye ediyoruz" demişti.

Ortagus, Hong Kong'daki artan kutuplaşmanın hükümet, protestocular ve vatandaşlar arasında geniş katılımlı bir diyaloğun başlatılması gereğine işaret ettiğini dile getirmişti.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da "İngiltere'nin süregelen şiddet olaylarından ve polis ile protestocular arasındaki karşılıklışiddetin artmasından ciddi kaygı duyulduğu" kaydedilmişti.

Protestoların Gelişimi

Hong Kong yönetimi, "Şüphelilerin Çin ana karası, Çin'in Makao Özel İdari Bölgesi ve Tayvan'a iadesini kolaylaştıran" yasa tasarısını 3 Nisan'da parlamentoya sunmuştu.

Tasarının, Hong Kong'un özerk yönetim yapısı ve yargı bağımsızlığını zedeleyerek kenti, Çin merkezi yönetiminin güdümüne sokacağını düşünen muhalefet, haziran başında kentte büyük kitlesel protestolar başlatmıştı.

Protestoların gün geçtikçe şiddetini artırması üzerine Hong Kong Baş Yöneticisi Carrie Lam, temmuzda tasarının "öldüğünü" açıklamış, gösterilerin sürmesi üzerine 4 Eylül'de tasarının geri çekileceğini duyurmuştu.

Tasarı, 23 Ekim'de resmen geri çekilmesine rağmen protestocular, "demokratik reform" talepleriyle eylemlerine devam ediyor.

Göstericiler, protestoların "ayaklanma" olarak adlandırılmasına son verilmesini, polis şiddetinin soruşturulması için bağımsız komisyon kurulmasını, tutuklanan protestoculara af çıkarılmasını ve kentte siyasi reform sürecinin yeniden başlatılmasını talep ediyor.

Bugüne dek 3 binden fazla kişinin gözaltına alındığı protestolar, Hong Kong ekonomisi yılın ikinci ve üçüncü çeyreğinde küçülerek, kentin son 10 yılda ilk defa ekonomik durgunluk yaşamasına yol açtı.