Öcalan ile görüşen Doç. Dr. Ali Kemal Özcan: Bülent Arınç beni Erdoğan ile görüştürdü

22/06/2019 - 11:52 Kategori Haberler

BasNews - Habertürk yazarı Nagehan Alçı'nın aktardığına göre Abdullah Öcalan'ın mektubunu açıklayan Ali Kemal Özcan, İmralı'ya son bir haftada iki kez gittiğini ve Bülent Arınç ile hakan Fidan'ın devrede olduğunu söyledi.

Habertürk yazarı Nagehan Alçı, İmralı'ya giderek Abdullah Öcalan'la görüştüğünü söyleyen Ali Kemal Özcan ile yaptığı konuşmayı köşesine taşıdı.

Alçı, Ali Kemal Özcan'ın kendisini Bülent Arınç'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştürdüğünü ve görüşmede MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın da bulunduğunu söylediğini aktardı.

Alçı'ya göre Özcan, İmralı'ya son bir haftada iki kez gittiğini ve ikinci görüşmesinin davet sonucu olduğunu söyledi.

Nagehan Alçı'nın Habertürk'te yer bulan köşe yazısındaki ilgili bölüm şöyle:

"Bundan ancak sadece 1 ay önce Ali Kemal Özcan’ın kitaplarının Öcalan’a gittiği haberi gelmiş. Gerisini kendisi bana şöyle anlattı:

'Yıllardır derdimi anlatmaya çalışıyorum Nagehan Hanım. Ben bu örgütü ve Öcalan’ı çalışıyorum ve bu yapıyı çok iyi biliyorum. Başkan Erdoğan’a bir ulaşsam kendisini 15 dakikada ikna edeceğimi düşünüyordum hep. 10 gün kadar önce Bülent Arınç’a ulaştım, kendisine anlattım. Sayın Arınç beni aldı ve Başkan Erdoğan’ın yanına götürdü. O görüşmede Sayın Hakan Fidan da vardı.'

Başkan Erdoğan ile görüşme çok verimli geçmiş Özcan’ın anlattığına göre. Notlar alınmış ve Kürt meselesinin çözümü bağlamında yapıcı bir diyalog oluşmuş.
Özcan yaklaşık 1 hafta önce Öcalan ile görüşmek için ilk kez İmralı’ya gitmiş. 'Nasıl geçti? Neler konuştunuz? Öcalan’ın ruh hali ve havası nasıldı?' diye sordum, şunları söyledi:

'Abdullah Öcalan şu an Türkiye’ye komplolar kurulduğuna inanıyor. 7 Şubat 2012 krizinden başlıyor. O hadiseye ‘Narkoz komplosu’ diyor. İkinci olarak 17-25 Aralık 2013 darbe teşebbüsünü sayıyor. Sonra 15 Temmuz’u uzun uzun anlatıyor. Dördüncü olarak da son dönemi alıyor.'

Son dönemden kastının ne olduğunu açmasını istedim. 'FETÖ ve uluslararası güçlerin Erdoğan’ı mağlup etme girişimlerinin son yansımaları' olarak tanımlıyormuş Öcalan özellikle son 9 ay içinde olanları.

Öcalan o görüşmede  ne demiş? 

Öcalan o görüşmede Özcan’a özellikle vurgulamış…

'Erdoğan’ın yenilmemesi ve yıkılmaması gerekiyor. Hem Türkiye’nin hem de Kürtlerin yararına olmaz bu durum.'

Bu görüşmeden sonra Özcan’ı önceki gün yeniden İmralı’ya davet etmişler. Öcalan’la ikinci görüşmesini yapmış. O görüşmede İstanbul seçimleri ile ilgili, avukatlarına verdiği mektuptan bahsetmiş. O mektubun kamuoyuna açıklandığını sanıyormuş.
Açıklanmadığını öğrenince çok kızmış, köpürmüş ve mektubu Ali Kemal Özcan’a da vermiş. Özcan iki görüşmenin de çok verimli geçtiğini, Öcalan’ın kendisinin kitaplarını dikkatle okuduğunu söylediğini aktardı.

Elbette avukatların bu mektubu vermemesi ile Özcan’ın oraya tam da dün gidişi arasında bir bağlantı var. Sonuçta mektup savcılık aracılığıyla teslim ediliyor ve devlet her şeyi biliyor. Mektubun kamuoyu ile paylaşılmaması ihtimaline karşı devlet Özcan’ı yeniden İmralı’ya göndermiş.

Asrın Hukuk Bürosu ise önce mektubunun bir kopyasını HDP yetkililerine iletiyor. Elbette bu mektup HDP camiasında soğuk duş etkisi yaratıyor. Çünkü Öcalan’ın tarafsızlık tavrı HDP’nin mevcut politikasına ters. Öyle olunca bu mektup kamuoyuna sızmıyor.

İstanbul'da Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin tekrarlanmasından üç gün önce İmralı Cezaevi’ne giderek Abdullah Öcalan ile görüşen Doç. Dr. Ali Kemal Özcan, görüşmede bir devlet görevlisinin de bulunduğunu söyledi.

Ali Kemal Özcan, İmralı’daki görüşmenin devlet, Öcalan ve kendisinin talebiyle yapıldığını, masada devlet görevlisi de bulunduğunu belirtti. Görüşme için ‘yeni doğumun habercisi’ ifadesini kullanan Özcan, seçim sonrasında yeni gelişmeler olabileceğini savundu."

Öte yandan Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’a konuşan Özcan,“Görüşme kimin talebi üzerine gerçekleşti” sorusu üzerine, “Üç tarafın diyelim. Devletin, Öcalan’ın ve benim talebim üzerine gerçekleşti. Ben 2010 Temmuz’undan beri görüşmek istiyordum. Bu talebim Öcalan ve devlet tarafından kabul edildi” karşılığını verdi.

MİT iması

Ali Kemal Özcan, izin veren kurumun MİT imasında bulundu.

Özcan, görüşmeye hangi kurumun izin verdiğine ilişkin soruya “Devlet diyelim. İmralı kimin kontrolü altında” dedi. “MİT mi” sorusu karşısında ise, eski MİT Müsteşarı Fuat Doğu’nun “Ben MİT müsteşarlığı yapmadım, CIA’nın şube müdürlüğünü yaptım” sözünü anımsatan Özcan, “Bu görüşme, Türkiye devletinin CIA’nin şubesi olmadığının tarihsel bir ifadesidir” dedi.

Özcan, “Görüşme sırasında devlet görevlisi de vardı. Öcalan, daha önce avukatlarına yazdığı mektubun kamuoyuna duyurulmadığını öğrenince tepki gösterdi, mektubun bir örneğini devlet görevlisinden tedarik edip bana verdi” diye konuştu.

Görüşmede Öcalan’ın HDP’nin bağımsız çizgisini koruması gerektiğini söylediğini belirten Özcan, “Öcalan, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı isyan etmiş 50 bin kişinin ölümünden sorumlu figürdür. Öcalan bu görüşmede, ‘Türkiye’de bir damla kanın bile akması çok çok fazla ve vebal sebebi. Ben geçmişte ölüm ve öldürmenin lideri oldum. Şimdi yaşayıp yaşatmanın lideri olacağım. Tarihe karşı sorumluluklarımız var. Bu vatan bizim’ dedi” iddiasında bulundu.

Görüşmede Öcalan’ın HDP’nin bağımsız çizgisini koruması gerektiğini söylediğini belirten Özcan, “Öcalan, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı isyan etmiş 50 bin kişinin ölümünden sorumlu figürdür. Öcalan bu görüşmede, ‘Türkiye’de bir damla kanın bile akması çok çok fazla ve vebal sebebi. Ben geçmişte ölüm ve öldürmenin lideri oldum. Şimdi yaşayıp yaşatmanın lideri olacağım. Tarihe karşı sorumluluklarımız var. Bu vatan bizim’ dedi” iddiasında bulundu.