AK Partili vekilin Kürtçe konuşması tutanaklara (X) olarak geçti

20/06/2019 - 10:14 Kategori Haberler

BasNews - HDP’nin Bitlis ve Tatvan’da Kürtçe yazılı olan tabelaların sökülmesinin araştırılması amacıyla TBMM’ne  verdiği araştırma önergesi reddedildi. Kurulda AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan Kürtçe yaptığı tutanaklara (X) olarak geçti.

Meclis Genel Kurulu’nda HDP’nin Bitlis ve Tatvan’da anadilde yazılı olan tabelaların sökülmesinin araştırılması amacıyla verdiği araştırma önergesinin görüşmelerinde AK Parti adına Grup Başkanvekili Cahit Özkan söz aldı.

AK Parti iktidarında yasakların kalktığını, Kürtçe üzerine araştırma yapan enstitüler kurulduğunu, Kürtçe yayın yapan televizyon açıldığını anlatan Özkan, “Yeterli mi” diye sordu, şöyle devam etti:

“Vatandaşlarımızın dilini öğrenebilmeleri ve yaşayabilmeleri için her türlü özgürlük çalışmasının arkasındayız. Sadece Kürt vatandaşlarımızla ilgili değil, tabii ki nüfus olarak ne kadar olduğuna bakılmaksızın farklı dil ve lehçelerde de bu çalışmaların yürütülmesini, sürdürülmesini sağlamak da Hükûmetimizin demokratik anlayışının bir gereğidir. O noktada, vatandaşlarımızın kendi dilinde, lehçesinde konuşmalarının yasaklandığı, engellendiği yönündeki hiçbir iddiayı asla kabul etmediğimizi ifade etmek isterim.”

Kürtçe konuşması tutanaklara (X) olarak geçti

Demokrasi ve özgürlük mücadelesini her şeye rağmen emin ve kararlı adımlarla sürdüreceklerini söyleyen Özkan sözlerini Kürtçe bir deyimle bitirdi, “Anlayana” dedi. Meclis’in uygulaması kapsamında bu sözler tutanaklara “X” işareti olarak geçti. Kürtçe bilen milletvekillerinden edinilen bilgiye göre Özkan’ın Kürtçe “Cotê xwe hûr bajo, kûr bajo, dûr bajo” sözleri “Tarlanı ince sür, derin sür, uzak sür” anlamına geliyor. Ancak Özkan bu deyimi eksik söyledi, sadece “hûr bajo, kûr bajo, dûr bajo” ifadesini kullandı.

İYİ Parti:  Bizim resmî dilimiz Türkçe, lütfen, kürsüden Türkçe konuşun!

Özkan’a yanıt veren İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan hafta sonu yapılacak İstanbul seçimini hatırlatarak şunları söyledi: “Bu seçim uğruna, Türkiye’yi ayakta tutan, Türkiye’yi birliğe, dirliğe kavuşturan ana umdeleri yıkmak gerekmiyor. Türkiye Büyük Millet Meclisinin kürsüsünde daha önce bu şekilde konuşan arkadaşlarımızı “Bizim resmî dilimiz Türkçe, lütfen, kürsüden Türkçe konuşun.” diye hep beraber ikaz ettik. Pazar günkü seçim uğruna, bilmediği bir dili, onu da karıştırarak konuşan Cahit Özkan’ı yadırgıyorum. Bu kadar popülizm biraz fazla, hele size hiç uymamış. Ne elbise uymuş üstüne ne pantolon ne ayakkabı, ortada çırılçıplak kalmışsın. Yazık günah ya! Seçim uğruna buna değer mi arkadaş ya? Yani popülizm yapmak için, bir seçim uğruna, Türkiye’yi ayakta tutan bu güzel umdeleri yıkmayın ya, değmez. Değmez arkadaşlar, günahtır ya!”

AK Parti’li Özkan: PKK’ya cevap vereceksiniz

Tekrar söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Özkan, “İstanbul seçimlerini istismar eden biz değiliz. Biz milletimize güveniyoruz ama sizin çıkıp bağıra bağıra bir şey söylemeniz lazım. O da nedir biliyor musunuz? PKK’nın üst düzey yöneticisi Bese Hozat çıkacak, diyecek ki: ‘İstanbul seçimlerinde Türkiye’deki tüm vilayetlerde Cumhur İttifakı’nın karşısında kim varsa örgüt olarak bunu destekliyoruz’, siz de susacaksınız ha! Siz Cahit Özkan’a değil, PKK’ya cevap vereceksiniz” diye konuştu. Özkan’ın sözleri üzerine tartışma daha da alevlendi.

İYİ Partili Türkkan, “Bu Meclis’te teatral gösteriyle grup başkan vekilliği yapmak mümkün değildir. Eğer onu yapacaksanız, Habur’a gidenlere lahmacun dağıtırken, Habur’dan gelen teröristler rahatsız oluyor diye Türk Bayrağı’nı indirirken düşünecektiniz. PKK, o yüzden sizi çok seviyor” dedi.

HDP: Anadil evrensel bir haktır

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç ise, “Bir saptamayı yapmak istiyorum. Bu ülkede milyonlarca insan yaşıyor, bu insanlar Kürt kimliğine sahipler, kültürel olarak baktığımızda böyle bir aidiyete sahipler ve onların ana dilleri Kürtçe. Olabilir, bazı ana dilleri anlayamayabiliriz, hepimiz her dili bilmiyor olabiliriz. Mesela, ben Abhazca bilmiyorum, anlamıyorum ama Abhazların kendi dillerinde konuşmalarını tuhaf bulmuyorum ya da Çeçenlerin ya da Ermenilerin ya da Hemşinlilerin ya da Lazların. Yani Türkiye'de çok farklı kültürler, farklı ana diller vardır, toplumun bir parçasıdır, bu bizim zenginliğimizdir ve bunu konuşmasından dolayı hiç kimseyi kötüleyemezsiniz çünkü ana dil evrensel bir insan hakkıdır. Evrensel bir insan hakkıdır, aynı zamanda, Türkiye Cumhuriyeti'nin altında imzasının olduğu uluslararası demokratik sözleşmelerin de bir parçasıdır ana dil hakkı ve ana dilinde eğitim hakkı” dedi.