ABD'den 'Türkiye' araştırması

Fotoğraf: AFP Fotoğraf: AFP

BasNews- ABD’de Washington’daki düşünce kuruluşu Amerikan İlerleme Merkezi (Center for American Progress-CAP), Türkiye’de yükselen milliyetçilik dalgası ve Türk halkının belirli alanlarda nabzını ölçen geniş kapsamlı bir araştırmanın sonuçlarını yayınladı.

VOA’da yer alan habere göre; araştırmada, Türkler arasında milliyetçilik algısı, İslam’ın Türk kimliğindeki önemi, Batı ve diğer dış gruplara karşı şüphecilik ve güvensizlik, ekonomik ve askeri alanlarda daha fazla kendine yetebilme ve güç sahibi olma, Türkiye’nin demokratik değerleri ve tarihine güçlü inanç gibi bazı milliyetçi ideallerde birliktelik olduğu ancak Erdoğan iktidarına bakış ve ülkenin genel gidişatına bakışta derin bölünmeler yaşandığı tespitine yer verildi.

“Türkiye Yeni Bir Milliyetçilik Deneyimi mi Yaşıyor?” başlıklı rapora göre, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından, Türkler arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidarı, gündemi ve vizyonu konusunda derin bir bölünme var. CAP’in anketine katılan Türkler’in yarısına yakını, ülke ekonomisinin geldiği durum ve Erdoğan’ın genel yönetiminin yanısıra, hükümetin darbe girişimine verdiği yanıttan hoşnutsuzluk dile getirdi. Geri kalan yarı kesim ise bunun tersi yönde görüş bildirdi.

Rapor, Erdoğan ve AK Parti’nin, Türk halkının büyük kesimi arasında yükselen milliyetçi hissiyattan hem fayda sağladığını hem de bu hissiyatların güçlenmesine yardımcı olduğu analizinde bulunuyor.

“Yeni milliyetçilik…”

Raporda, “Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhurbaşkanlığı ve önceki hükümetler altındaki daha laik milliyetçilikle karşılaştırıldığında, bu yeni milliyetçilik, kesin bir Müslümanlık vurgusuna sahip, şiddetle bağımsız, dış güçlere güvenmeyen, Türkiye’yi zaptetmeye çalışıyor olarak gördüğü diğer ülkeler ve küresel elitlere karşı şüpheci bir milliyetçilik” şeklinde değerlendirme yapıldı.

Rapora göre, bu milliyetçi dalgada, Türk halkı ABD, Avrupa ve dış güçlere karşı genel anlamda derin bir şüphecilik ve güvensizlik besliyor. Rapordaki ilginç bulgulardan biri de, Türkler arasında giderek yaygınlaşan “daha içe dönük, kendi başına hareket etme” yaklaşımının yanında, birçok kişinin demokratik değerlere bağlılık vurgusu da yapması. Raporda, bu birbiriyle çelişiyor görünen yaklaşımlar ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bakışta yaşanan keskin bölünmelerin, Türk siyasetindeki gergin havanın daha yıllarca devam edeceğinin göstergesi olduğu değerlendirmesine yer veriliyor.

“Türk olmak sizin için ne kadar önemli?”

Türk halkı arasındaki milliyetçi eğilimler, Türk kimliği algısı, İslam dininin Türk kimliğinde sahip olduğu ağırlık ve dış dünyayla ilişkiler gibi alanlardaysa ülkede geniş bir birliktelik göze çarpıyor. “Kendi hayatınızı düşündüğünüzde, Türk olmak sizin ne kadar önemli?” sorusuna yanıt olarak yüzde 86’lık kesim bunun önemli olduğunu söyledi. Bunların yüzde 56’sı “çok önemli”, yüzde 30’uysa “biraz önemli” dedi.

Ankete katılanlara, belirli değerler ve olgular sıralanarak, bunları Türk kimliği açısından ne kadar önemli buldukları soruldu. Değer ve olgularla, bunları yüzde kaçlık kesimin “Türklük açısından çok önemli” bulduğuna ilişkin liste şöyle:

“ Aile bağlarına güçlü inanç (yüzde 68),

Türkçe konuşmak (yüzde 68),

Müslüman olmak (yüzde 67),

Türk ordusunu desteklemek (yüzde 65),

Türkiye vatandaşı olmak ya da Türkiye pasaportu taşımak (yüzde 61),

Türkiye’de doğmuş olmak (yüzde 59),

 Demokratik değerleri desteklemek (yüzde 59)

Farklı dini ve etnik gruplara karşı açık ve hoşgörülü olmak (yüzde 55),

Osmanlı İmparatorluğu’ndan gurur duymak (yüzde 53),

Türkiye dışındaki akrabaları desteklemek (yüzde 49),

Türkiye’nin diğer ülkelerden daha iyi olduğuna inanmak (yüzde 47),

Mevcut hükümeti desteklemek (yüzde 34).”

“Türkiye laik bir devlet olmalı diyenler yüzde 70”

Ankette ayrıca katılımcılara Türk milliyetçiliği öğeleriyle alakalı bazı sorular yöneltildi. Bu sorular ve “katılıyorum” diyenlerin oranı şöyle sıralanıyor:

“Türkiye kendi askeri ve sanayi ürünlerini kendi üretmeli ve diğer ülkelere bel bağlamaktan kaçınmalı: Yüzde 88,

Küresel ekonomik ve siyasi elitler Türkiye üzerinde çok fazla güce sahip ve buna direnç gösterilmeli: Yüzde 84,

İslam benim hayatımda merkezi bir rol oynuyor ve Türk kimliğim açısından çok önemli: Yüzde 80,

Türkiye diğer ülkelerden gelen sığınmacılara çok fazla zaman ve kaynak aktarıyor ve kendi vatandaşlarına daha fazla odaklanmalı: Yüzde 78,

Türkiye Müslüman dünyanın doğal bir lideri: Yüzde 72,

Basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü gibi demokratik haklar hayati önemdedir ve bunlar hiçbir sebeple feda edilmemelidir: Yüzde 70,

Türkiye, tüm dini geçmişe sahip kişilerin kendi ibadetlerini yerine getirme haklarına saygı gösteren laik bir devlet olmalıdır: Yüzde 70,

Erdoğan gibi güçlü bir lider Türkiye’nin çıkarlarını korumak için gerekli ve ülkenin emniyeti ve refahını muhafaza etmesi için gereken her şeyi yapmakta özgür olmalı: Yüzde 55,

Atatürk’ün Türkiye’de ilk hayata geçirdiği siyasi reformlar saldırı altında: Yüzde 54,

 Erdoğan yönetimindeki Türkiye, Atatürk’ün güçlü ve bağımsız bir ulus idealini yerine getiriyor: Yüzde 51,

-Türkiye’deki göçmenler ve sığınmacıların Türk toplumuna yapabilecekleri çok katkılar var ve desteğimizi hak ediyorlar: Yüzde 49.”

“İslam dini Türk kimliğinde merkezi role sahip”

İslam dininin Türk kimliğinde merkezi bir role sahip olduğuna “çok güçlü” katılanların oranı AK Parti (yüzde 63) ve MHP seçmenleri (yüzde 62) arasında çok daha yüksek bir seviyede. CHP’liler arasında ise bu oran yüzde 40’ın altındayken, HDP’de ise yüzde 30’un altında. “Türkiye Müslüman dünyasının doğal lideri” fikrine “çok güçlü” katılanların oranı da AK Parti seçmenleri arasında yüzde 54, MHP seçmleri arasında ise yüzde 44 oranında. CHP’lilerin de yüzde 27’si bu fikre “çok güçlü” katılırken, çoğunluğu ise bir derecede katılıyor.

“Amerika’ya olumlu bakış yüzde 10”

Türk halkını birleştiren bir husus da, Batı ve dış güçlere karşı duyulan derin şüphe. Türklerin sadece yüzde 10’u Amerika’ya olumlu bakarken, yüzde 83’lük kesimse olumsuz görüşe sahip. HDP seçmenleri, üniversite mezunu ve yüksek gelirli Türkler, Amerika’ya karşı yüzde 15 ya da üzeri seviyede olumlu değerlendirmede bulunan tek grup.

“Amerikan halkına” olumlu bakanların oranı da bunlardan pek yüksek değil. Türklerin sadece yüzde 18’i Amerikalılara karşı olumlu görüş dile getirdi. Avrupa hakkında da Türklerin sadece yüzde 21’i olumlu düşünüyor.

“En fazla olumlu bakılan dış güç Rusya”

Ankette Almanya’ya olumlu bakış yüzde 18, NATO’ya yüzde 24, Hıristiyanlara yüzde 25, Yahudilere yüzde 16, Suriyeli sığınmacılara yüzde 15 olarak tespit edildi. Rusya’ya olumlu bakış da yüzde 28 olarak çıkmasına karşın, Rusya, ankette ölçülen, Türk olmayan bir ülke ya da gruba en yüksek seviyede olumlu bakılan ülke oldu.

Ankete göre ayrıca, Türkler “izolasyonist” yaklaşımı uluslararası işbirliğine tercih ediyor. Yüzde 55’lik bir kesim, “Türkiye’nin kendi kararlarını kendisinin vermesi daha iyi” düşüncesine sahipken, “Türkiye’nin ortak zorluklar ve ihtiyaçları ele almada diğer ülkelerle işbirliği yapması daha iyi” diyenlerin oranı yüzde 37’de kaldı. AK Partililer’in yüzde 70’i, MHP’lilerin ise yüzde 58’i “kendi başına hareket etme” yaklaşımın tercih ederken, CHP seçmenlerinin yüzde 53’ü, HDP seçmenlerinin ise yüzde 59’u diğer ülkelerle işbirliğinden yana görüş ortaya koydu. Eğitim ve gelir düzeyi arttıkça diğer ülkelerle işbirliğine desteğin de arttığı gözlemlendi.

“Türkiye ABD’ye daha fazla karşı koymalı” diyenlerin oranı da yüzde 46 olarak tespit edilirken, “ABD’yle müttefikliği korumak için daha fazlasını yapmalı” diyenler yüzde 37’de kaldı.